16 Mayıs Özgürlük ve Direniş Bayramı kutlu olsun…

timras cm139 yıl evvel Pomak vatanının yiğit savaşçıları ve ahalisi Osmanlının Ruslar karşısında yenilmeye başlamasıyla bir karara vardılar. Ya Osmanlı gibi yenileceklerdi yada artik kendi kaderlerini tayin etme zamanının geldiğini dosta düşmana göstereceklerdi.
Bugünden tam tamına 50405 gün evvel bir Perşembe gecesinin akşamı yani halk tabiriyle Cuma akşamı, hayırlı bir güne gece durmuşken Rodopların Pomakları Sultanyeri kazasının Karatarla Köyünde 30 milletvekili yaklaşık 100 nahiye temsilcisinin katılıyla kaleme alınan bir metinle bağımsızlık yolunda yürüdüklerini dosta düşmana ilan etmişlerdi.
Pomak Cumhuriyetinin bu kurucuları, İstanbul’da bulunan ve Ayestafanos (Yeşilköy) Antlaşmasını parafe etmiş olan devletlerin elçiliklerine gönderdikleri mektupla bağımsızlıklarını ve nedenlerini tüm devletlere açıkça beyan etmişlerdir. Bu geçici hükümet, Berlin Antlaşması imzalandıktan sonra, söz konusu antlaşmayı kabul etmeyerek ordusunu dağıtmamış ve bağımsızlığını ilan etmiştir. Aynı yıl kendi Cumhuriyetini kurduğunu ilan eden ve uluslararası antlaşmalar doğrultusunda dahil olduğu Doğu Rumeli’ye vergi ödemeyi reddetmiştir.
Rodop Hükümet-i Muvakkatesi mührünü taşıyan bu mektupta başlıca şunlara değinmişlerdi:
“…Silaha sarılmaktan maksadımız, kendi mal, can ve ırzımızı korumaktan ibarettir…Ayastefanos andlaşmasının yerine bir yenisi konmalıdır .Bulgarların irtikap ettikleri cinayetler, tarif olunamayacak kadar büyüktür…Bölgemizin ahalisi kamilen Pomak ve müslüman olduktan başka buraya, aramıza, yüzbin müslüman göçmen de sığınmış bulunmaktadır… Ayastefanos andlaşmasından sonra Ruslar ve Bulgarlar memleketimizi istila ettiler .Biz ise hükümetsiz kaldık… Ruslar ve Bulgarlar, girdikleri yerlerde, sayısız mezalim ve ağza alınmayacak cinayetler işlediler Mütecavizleri, geri atmak için silaha sarıldık Eğer biz bir hükümet kurmamış ve bir zabıta heyeti düzenlememiş olsaydık, memleketimizde karışıklıklar çıkabilirdi…Meriç’in Güney-Batı tarafındaki topraklardan yeni Bulgaristan’a bir karış yer vermemenizi istirham ederiz. Çünkü idaremiz altında bulunan dört milyon Pomak ve müslüman ahali, işitilmemiş cinayetlerle ismini kirletmiş olan ve her vakit düşmanımız bulunan bir hükümete boyun eğmektense yok olmayı tercih ederler.”
Bölgenin bağımsızlığı ve devlet olarak ilanından ,yani 16 Mayıs 1878 den, 1885 yılına kadar Timraş resmi olarak Cumhuriyetin başkentidir. Bazen başkentlik Timraş’tan (Trigrad=üç şehir) Mugla ve Mestan yerleşimlerine geçmiştir. Bu Cumhuriyet yaklaşık 600 bin kilometre karelik bir alanı ve 4 milyon nüfusu temsil ediyordu.
Pomakların yiğit savaşçıları ve onların o dönemdeki önderleri “Boyun eğmektense yok olmayı terciğ ederiz” demişlerdi ve yok olana kadar topraklarına sahip çıktılar.
Günümüzde artık yeniden bu önder savasçıların halkına ve vatanına verdiği söze sahip çıkacak Pomaklar çıkmakta ve Pomak topraklarında yeniden Pomak halkının özgürce yaşamasını sağlamak için her türlü mücadeleyi vereceklerdir.
Bugün kutlu ve onurlu bir gündür.
Tarihten silinmeye çalışılan ama bir türlü başarılamamış Pomak direniş ruhu yeniden varolmakta ve bu ruh bizlerde yeniden yaşamaya başlamaktadır.
Bunu dosta düşmana duyurmak Pomak Timraş Cumhuriyetini kuranlara olan sorumluluğumuzdan ileri gelmektedir.

Ölümsüzler Ülkesi” veya “Ölmek İstemeyen Halk” diyarından gelenlerin torunları Timraş’ın anısına sahip çıkarak , tarihteki hakettiği yeri almasını sağlama yolunda gitmektedir.

Tüm Pomak halkının 16 Mayıs Özgürlük ve Direniş Bayramı kutlu olsun.

Pomak Timraş Cumhuriyetini kuranlara selam olsun.

Demokratik Pomak Hareketi
16.05.2017