Pomaklar, Slav ırkından ve slavca konuşan halk/ Mihri Belli

Mihri Belli ölüm yıldönümünde unutulmadı.

Pomak olan, yani Slav ırkından olup Slavca konuşan bu halkı,Müslüman oldukları için Bulgar faşistleri ‘’Türk tohumu’’sayıyorlar ve eziyorlardı.Türkler’de ana dili Slavca olan bu halkı hiçbir zaman tümüyle kendilerinden saymamışlardı. Mihri Belli

Mihri belli anması16 Ağustos 2011 de hayatını kaybeden Mihri Belli Yunan iş savaşına katılmış ve Rodop bölgesinde o tarihlerde bulunmuş devrimci ve entellektüel bir kişi.

Pomaklar konusunda da kısa bir değerlendirmesi olan  MihriBelli’nin 20/11/1996 ‘da Radikal gazetesinde çıkan kısa röportajında Pomakların kökeninden ve Yunanistanın Rodop dağlarında yaşayan Pomak halkının durumundan şu şekilde bahsetmiştir.

 

Mihri belliMihri Belli’ye ‘’O dağ köyleri,oraların insanları,değişmişlermiydi?
Rodop Köylüleri
Gelmiş geçmiş bütün yönetimlerde o dağların Pomak köylülerinin kaderi hep böyle olmuştu.

‘’Uzun boylu değişmemişlerdi.Hele Smegada köyü hemen hemen hiç.Dağlarda açtıkları taşlı tarlalardan geçimlerini sağlıyorlar.Toprak da olsa yolların açılmış olması pazarla bağlarını geliştirmelerini sağlamıştı.Tütünün para etmesi onları bir ölçüde rahatlatmıştı.Eski mısır tarlalarını tütüne çevirmişlerdi. Elli yıl önce giysileri yerli dokuma şayaktandı .Şimdi ise şalvar üstüne kumaştan ceket giyiyorlardı.Gençler pantalonlu idiler,yaşlıların başında da takke eksik değildi.Ama yine de dağ köylerinin üvey evlat muamelesi gördüğü açık seçik ortadaydı.Gelmiş geçmiş bütün yönetimlerde o dağların Pomak köylülerinin kaderi hep böyle olmuştu.Osmanlı’da da böyle,Bulgar’da da böyle.Pomak olan, yani Slav ırkından olup Slavca konuşan bu halkı,Müslüman oldukları için Bulgar faşistleri ‘’Türk tohumu’’sayıyorlar ve eziyorlardı.Türkler’de ana dili Slavca olan bu halkı hiçbir zaman tümüyle kendilerinden saymamışlardı.Yunan hükümetleri de özellikle Türkiye’yle ilişkilerinin gergin olduğu dönemlerde azınlık aleyhtarı uygulamaya kalkışmaktan,geri durmamıştı.Ova köyleriyle hele turistik bir bölge olarak geliştirilmiş olan Thasos adasıyla kıyaslandığında bu gerçek hemen göze çarpıyor.’’