Trakya’yı toptan yok edecek 14 madde.

1.Uzunköprü Kültür Sanat ve Tarım Festivali’nin 2. gününde gerçekleştirilen ‘Ergene Havzası Paneli’nin yöneticisi Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Avukat Bülent Kaçar, 40 yıllık Ergene sorununa ek olarak 14 madde daha sıralayarak ; ‘Tüm bu ekolojik yıkımlar, kirletmeler, ranta dayalı talan bize kalkınma ve büyüme olarak sunuluyor’ dedi.
SERMAYENİN BÜYÜMESİ NEDEN KALKINMA SAYILSIN?’

imageKaçar konuşmasında; ‘Ergene Havzasında 40 yıldır yaşadığımız bu yok edicilik ve sömürü metabolizması doğamızı ve sağlığımızı her an ve sürekli katlediyor. Anayasanın 56. maddesi ve Çevre Kanunundaki koruyucu / engelleyici etkin idari tedbirler yetkililerce uygulanmayarak halk sağlığı, tarım alanları, içme suları çok tehlikeli bir şekilde kirletiliyor.

Ana fonksiyonu tarımsal faaliyetler olan Trakyamızı toptan yok oluşa götüren 40 yıllık Ergene Nehri kirliliğine ek olarak son 5 yılda, Meraların amaç dışı tahsisi ve kullanımı,

Her ilçe ve beldede açılan Taşocakları, Mıcır Tesisleri, Kırklareli Koruköy’de açılmak istenen yıllık 400 bin ton kapasiteli Kalker Ocakları geçtiğimiz günlerde Saray Safaalan’da halkın itirazlarına rağmen açılmak istenen Patlatmalı Granit Ocağı, Malkara, Şarköy, İğneada ve Marmaraereğlisi’ne kurulmak istenen Termik Santraller, Lüleburgaz’ın iklimini +1,5 düzeyinde değiştiren özelleştirilmiş Hamitabat Doğal Gaz Santralinin kapasite artırımı ile fosil yakıt yakımının artışı, Akkuyu’da ve Sinop’ta olduğu gibi ülke bağımsızlığına ve enerji güvenliğine aykırı olarak çevresiyle birlikte çok özel bir değer olan İğneada’da kurulmak istenen Nükleer Güç Santrali, Trakya Platformunun etkili çalışmaları sonucu yürütmeyi durdurma kararları alınan Güney Trakya Termik Santral Projelerinin durdurulmasından sonra uygulamaya konulan Buhar Üretim Santrali oyunları, Ormanlarımızı, tarım alanlarını etkileyen, doğal hayatın dengesini değiştiren devasa Rüzgar Enerjisi Santralleri, Ergene Havzasının en önemli su kaynağı olan Istranca Ormanlarını ekolojik yıkıma uğratacak Dereköy Altın Madeni, Demirköy Bakır Madeni ve Saray Kuvarsit Madeni Projeleri, Ergene Havzasının Yeraltı Suyu Besleme Alanında yer alan 11 köyde 180 metre derinlikte toplam 295 adet Kömür Arama Sondajı, Doğanın bir parçası ve insanlığın mülkiyetinde olan içme sularımızın ön ödemeli kontörlü su sayacı ile özelleştirme uygulamalarının Trakya’nın birçok köy belde ilçe ve il merkezinde başlamış olması, Sanayinin kirliliğini ve evsel kentsel kirliliği kaynağında arıtmak ve doğamıza salınmasını her kirletici kaynakta etkin idari denetlemelerle engellemek yerine dahiyane (!) bir buluşla zaten kirli olan Marmara Denizine atıkları gerçek ve ileri arıtma yöntemleri uygulamadan vermenin çok pahalı projesi : Ergene Derin Deniz Deşarjı Projesi, Trakya Platformunun açtığı davalar ve Danıştay’ın verdiği iptal kararlarıyla hukuksuzluğunun ve kamu yararına aykırılığının tescillendiği Bakanlık onaylı üst ölçekli bölge planları ve Trakya’ya hepten aykırı il çevre düzeni planlamaları, Orman, Deniz ve Tarım Alanlarını ciddi tehdit altına sokan Saros taşocakları faaliyetleri, Trakya ekosistem bütünlüğünü doğal çevreyle birlikte yok edecek, kültürel olarak Trakya yerleşimleri birbirinden ve köklerinden koparacak olan Kuzey Marmara Otoyol Projeleri. Tüm bu ekolojik yıkımlar, kirletmeler, ranta dayalı talan bize kalkınma ve büyüme olarak sunuluyor.

Gerçekten kalkınma denilen nedir?

Sermayenin büyümesi neden kalkınma sayılsın? Birilerinin kâr etme kaygısı sizin refahınız ve doğanın korunması gereğiyle bağdaşır mı? Artık daha geç olmadan doğaya, Trakyamıza sahip çıkmaya başlamalı ve edilgenliğimize son vermeliyiz’ dedi.

Kaçar; ‘Çözüm; yok edici ve kirletici güçlerin istediği gibi düşünmeyi, davranmayı ve tüketmeyi bırakmakla başlıyor. İnsanı ve doğal dengeli bir yaşamı gözeten, sadece gereksinimleri karşılamaya ve insanlığın hep birlikte gelişmesini hedefleyen bir anlayışı topluma ve siyasete egemen kılmaktan geçiyor’ diye konuştu.

kaynak: gorunumgazetesi.com.tr