“POMAKIM DEMEK VE SEVMEK AYIP OLDU!….”

Güney Pomakistan’da (Yunanistan’da) olsun, Kuzey Pomakistan’da (Bulgaristan’da) olsun, Batı Pomakistan’da Makedonya’da (Batı Pomakistan’da) olsun, Pomak olarak Pomakistan sınırları içinde Pomakistan vatanı sevmek, Pomak ecdatlarımızın yaşadığı ülkenin ve yerlerin değerlerine sahip çıkmak, örf ve adetleremize sahip çıkmak, tarımize sahip çıkmak, şehitlerimize sahip çıkmak, Pomaklar için “ayıp”, “bölücü”, “hain” ve “yüz kızartıcı”suç oldu.

1881’den sonra üzerimizde uygulan siyaset “Pomakız” demekten utanacak noktaya geldik, getirildik. Mesela, 1983’te Türkiyemizin başbakanlığına soyunan ve T.C.’nin genaralden, “Pomaklar kimdir?” bir gazetecinin sorusuna bu cevabı: “ Pamaklar mağarada yaşayan bir ilkel toplumdur..” verince, Türkiye’de yaşayan bazı Pomak kökenli vatandaşlarımız kendi özünü, kendi milliyetini, ırkını saklamak zorunda kalmıştır, ama yerli Pomaklardan (Bigalılar) ağızının payını da verenler oldu. İşte böyle siyasi tertiplerle halkımızı kendi benliğimizden uzaklaştırmaya gidilmiştir. İster Pomakistan da olsun, ister misafir olduğumuz diyarlarda….

Pomak “Şehitlerimiz” deyince sanki suç işlemişiz gibi bakılıyor yüzümüze. Ölülerimize dahi sahip çıkamayan duruma düştük,

Pomakistan “Vatanı sevmek” faşistlikle eşanlamlı hale getirildi, içimizde ki bazı “hainler” ve “işbirlikçiler” tarafından.

Birkaç ay önce, “Devlet Teröre karşı” diğer azınlıklar gibi “birlik olalım” ve onbiller kişi “yürüyelim” bu ülkede dedim.

Ne provokatörlüğüm kaldı, ne faşistliğim soydaşlarım?….

Allah’tan aynı çağrıyı geçenlerde internette diğer vatandaşlar da yaptı da, paçayı kurtulduk.

Ona pek bir şey diyemediler, çağrısını karambole getirip unutturmak dışında.

Bazıları bize sürekli “demokrasi” ve “insan Hakları” dersi verip sanki “Pomakistan vatanı sevmekle” demokrasi içinde “insan hakları” bir arada olmazmış gibi bir hava yaratıyorlar.

Bunlara bakarsan demokrasi demek, Pomak olarak ait olduğun Pomakistan ülkesini (Güney-Kuzey-Batı Pomakistan’ı) sevmemek, ait olduğun Pomakistan vatanını sevmemek anlamına geliyor.

Ve sanki bu ülkede (Pomakistan’da) yaşayan herkes salak da bir onlar akıllıymış gibi “Batı demokrasilerini” ve “istilacı devletlerimizi” örnek gösteriyorlar.

Batı demokrasileri arasında en gelişmişlerden birisi İngilizlerin ki, değil mi Soydaşlarım ve dostlarım?

En iyi örneklerden birini incelediğimiz zaman, kimlik konusunda gelince orada da pasaporta “British” vatandaşı yazıyor ve kökeni yazmıyor…. Çünkü, Birleşik Krallık “toplama kampı” dir ve başka birşey değildir.

2010 yılında İngiltere’de tesadüfen bir “vatanseverlik” eylemine vardı ve yakından takip ettim.

Londra’da, özellikle de “City” denilen bölgede herkesin ama herkesin yakasında aynı şekilde yerleştirilmiş bir minik “çiçek” vardı. Esmeri, sarısı, beyazı, Hintlisi hepsi bir arada olup, ingiliz uygarlığı için düşen “şehitleri anma” eylemine katılmıştı. Emberliyalist-Apıyokrat Sistemin zamanla getirmiş olduğu “kölelerin” evrimleşmiş ve asimilasyon olmuş nesiliydi bunlar……

Dikkat çekecek kadar yaygın bir biçimde her vatandaşın yakasında bir çiçek vardı.

Demokrasiden asla taviz vermemiş olan İngilizler, emperyalist sistemin direği olarak, o çiçekleri yakalarına niye takmışlardı biliyor musunuz?

Bilmiyorsanız söyleyeyim.

İngiliz emperlializm için düşen “Şehitleri anma günü” için takmıştı İngilizler o çiçekleri yakalarına.

Biz, şehitlerimize o kadar saygılı olduğunu söyleyen bizler, hergün dua okuyan “Şehitler ölmez ve yattıkları yer cennet olsun!” diye bağıran bizler, bir gün dahi 270 bin ecdadımız için böyle bir şey yaptık mı?

Yapmadık.

Yapamadık.

Hadi bugün ben böyle bir şey önereyim bakın Soydaşlarım ve dostlarım ne oluyor?

“Provokasyon”dan, “bölücülük”ten, “ihanet”ten, “gavurlaştırmak” tan başlayıp “Pomak sorununun çözülmesini engellemeye çalışıyor”a kadar uzanan bir dizi suçlamaya muhatap olup, “faşistlikle” ve “hainlikle” suçlanır mıyım, suçlanmaz mıyım? Aslında bu suçlamaları, hepsini “iltifat” olarak kabul ederim, çünkü bunlar Pomakların asimilasyonu (Yunanlaştırması, Bulgarlaştırılmas, Mekedonlaşması,…vs. gibi ) isteyen, Pomakistan’ı istila devletlerimizden ödenmiş “itlerimiz” ve “hainlerimiz” dir.

Kusura bakmayın ama kim ne derse desin, hatta belki “taklitçilik” olacak ama ben her Mayıs Ayının ilk pazartesi günü yakama “Pomak şehitlerimizi anmak için” bir minik çiçek takip çıkacağım sokağa. Kendini zerre kadar “Pomak hisseden”, “Soysuzlaşmamış” olanlar, “Ben Pomakım” diyenler ve ne mutlu bana, Bismillah deyip çıksın bu yola…

Çünkü kim ne derse desin? Ben yeniden “dirilecek” olan Pomakistan ülkeyi, Pomakistan Vatanı ve Pomakistan ecdatlarımızı seviyorum. Ben aslını inkar etmeyen biri olarak ve herkez ile dostça yaşamak istiyorum. Pomakistan Bayrağı altında hergün kaçamak, parenik, patetnik,… yisem mutlu olurum. Aslını inkar edene, ne derler? Onlardan biri olmak istemiyorum. Ya Sizler?

Pomakım, doğruyum, elimden geldiğince çalışkanım, ama yaşadığım istilacı ülkemde yaşama hakkım pratikte yok! Sözde gelince vardır… .

Şimdi yasaklamaya çalışsanız da, hapise koysanız da, beni kötülemeye çağlıssanız da, ben “vatan aşkıyla” ve bu “antla” büyüdüm.

Size göre ayıp da olsa tekrarlayacağım.

Ölene kadar.

Atina, 09.04.2016

Mehmet İMAM