Seçimler ve Tavrımız !

Yeni bir genel seçim sürecine daha girdik. Bu süreç ilk görünümü ile iktidar yönetimini belirleme gibi  görülmekte olsa da,aslında çok daha derinlikli bir konudur ve özellikle özgürlükçü ve demokrasi yanlılarının hareket alanlarını ya genişletme ya da tümden kaybetmeye evrilecek bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Görünen o ki Muhalefet Cephesi epey çoklu ve renkli olacak. Milliyetcilerden, Ulusalcılara, Faşistlerden Sosyalistlere, Nasyonalistlerden Enternasyonalistlere, Sosyal Demokratlardan liberal Demokratlara oradan Merkez Sagda olanlara kadar.

Bahsedilen kesimlerin kimi TC nin bekasından bahsedecek, Kimi Bayragın inmeyecegini söyleyecek. Kimi Egede cakıl taşı bile vermeycegini haykıracak.Herkes bir konuya dokunarak onun üzerinden yürüyecek gibi.

Parmaklar olarak bizim temel konumuz ne ve nasıl olacak,bunun Parmaklardan ibaret olmadıgını söyleyebilecekmiyiz.

BÖYLESİ DENEYİMLERE POMAK TOPLUMU TOPLULUKLARI ALIŞIKMI?

Hayır demekle başlıyalım. Pomak toplumu yada toplulukları Türkiyedeki Demoratik Mücadele süreclerine kendi çıkarları acısından yaklaşacakları bir kollektif mücadele tarihi olmadıgı için Kendilerine yabancılaştıkları ölcüde, Başkalaştıkları oranda acıkcası Türkleştikleri kadar düzene dahil olduklarını hissedebildiler ve Demokratik Mücadele süreclere kişi olarak dahil olabilmişlerdir ama siyasal bir örgütlenmenin yolunu şimdiye kadar oluşturamamışlardır.

YA PEKİ BU SÜREÇTE DEMOKRATİK POMAK HAREKETİN TARİFİ NEDİR?

Kısa olan gecmişimizde ki tavırlarımız göz önüne alınarak şöyle dememiz mümkün.

Türkiyenin Demokratikleşmesiyle şekil alabilen Demokratik Pomak Hareketi aktif Demokratik Mücadeleyle özdeşleşen Tavrı Demokratik Cepheden, özgürlüklerden ve halkların birlikteliğinden yanadır yani HDP dir.

Bizle Demokratik bir Türkiyenin oluşması icin Tek adam diktasını getirecek sisteme karşı duruyoruz ve bunun için HDP diyoruz.

YERELLER GÜÇLENMELİ DEMOKRASİ KAZANMALI.

Yerel yönetimlermi güçlenecek, Vilayetlerin tavrı, tarzı. yönetimimi güçlenecek, Eyaletlermi yerelleri güçlendirecek buna Türkiyedeki Demokrasi güçleri konuşur tartışır karar verebilir ancak. Kocaman kafaların icindeki ırkçı Beyinlerin ürettecegi Patojenik sanrılar degil.

Bu topraklarda yaşayan tüm halkların ve toplumsal kesimlerin çıkarları Demokratik bir Türkiyedir ve bunun yolu , teminatı HDP dir.

NEDEN ADAYIMIZ DEMİRTAŞ ?

Sadece daha önce bir demecinde  “Demirtaş şöyle diyor: “Türkiye’de demokrasiye, özgürlüğe ihtiyacı olan sadece Kürtler değil. Dolayısı ile bizi ortak bir çatıda, potada buluşturan şey radikal demokrasidir. Güçlü bir demokrasidir. Buna Kürtlerin de, Pomakların da, Alevilerin de ihtiyacı var.”” dediği için değil!

Sadece mağdurları temsil ettiği halde mağduriyet sömürüsü yapmadığı için değil!

Sadece hem minareyi çalıp hem de kılıfını hazırlayanlara meydan okuduğu ve “Başkan seçilirsem Allah Erdoğan’ın yardımcısı olsun!” diyerek, yolsuzlukları hasıraltı ettirmiyeceği için değil! Roboski’yi takip edeceği, Berkin’in annesine hakkettiği saygıyı gösterdiği gösterdiği, gösterttiği için de değil sadece…

“İyi” ile “kötü”nün ötesinde olduğu için, ülkenin şiddetle ihtiyaç duyduğu açılıma en azından bir patika açabileceği için. Bu açılım ise o açılım değil!

Demokrasiyi hazımsızlığı, toplum mühendisliği çabaları, toplumu karpuz gibi bölen kutuplaştırması, mezhepçiliği, hülasa tüm yaptıkları, bundan sonra yapacakları hakkında derin endişelere neden oluyor. RTE’den ülkeye hayır yok, ama şer çok!

Ne zaman ki Türkiye’de darbe yapmak tarih oldu, o zaman ki RTE önce ipe un sermeye, ve daha sonra da açıkça demokrasi düşmanı, otoriter olma özelliklerini bir bir kustu.

Türkiye’nin içinde bulunduğu durum daha önce hiç bir ülkenin yaşamadığı bir şey değil! Tek parti diktasından vesayete ve oradan otoriterliğe yuvarlanan ülke sayısı zannettiğinizden fazla!

Dünya tarihi akıl almaz karacahillikleri, insan kurban etmeleri, ortaçağ karanlığını, engizisyonları, cadı avlarını, kara vebaları, din savaşlarını, diktatörlükleri yaşadı ama yok olmadı. Nasıl ki su yerçekimine tabi olarak akacağı yatağını bulur, insanlık da çar naçar yolunu buldu. Yok olmadı, topluca intihar etmedi ama bugüne geldi.

İşte bunun gibi Türkiye insanı da o akıl almaz sağduyusu ile er ya da geç yolunu bulacak, bulmak zorunda… Toplumlar her zaman düz bir çizgi gibi ileri gitmez. Zaman gelir mehter takımı gibi iki ileri bir geri yapar! Ama genel çizgi ilerlemedir. 

Şu anda da ülkenin önünde artık demokratik, olumlu vasıflarını yitirmiş bir yağmacı gurubu var! Tarihin diyalektiğine çok uyan bir gelişme bu! Eski hedefleri unutalım, yeni hedeflere yönelelim.

Seçimler işte kapıda!

Pomaklar öncelikle kendilerine çok benzeyen durumda olan diğer halklarla empati kurmalı. Pomak halkının Türkiye’nin diğer toplumlarına, etnisitelerine tepeden bakacak halleri yok!

Ama dini ya da etnik aidiyetler bir yana halk olmaktan, emekçi, çalışan, ama emeğinin karşılığını alamayan, ortalığı kasıp kavuran yolsuzluklara şaşkınlıkla, uzaktan, iğrenerek bakan bir toplum. Pomaklar ne ulusalcılıktan gözü dönmüş ekonomi cahillerine, sosyal sorun cahili Oblomov larına ve ne de dini niyetlerle toplumu ortaçağın gerisine götürmeye niyetli çarpık ahlaklılara, mezar soyguncularına ihtiyacı var!

Henüz yolun başında olmakla birlikte sağlam bir filiz veren, Çevreci, çözümcü, demokrasiyi, batı tipi ileri demokrasiyi güçlü bir sosyal adalet duygusu ile savunan HDP (Halkların Demokratik Partisi) bir açılımdır.

Şu anda Pomakların dini ve milli referansları olan bir partiye ihtiyacı yok. HDP’in olduğu gibi sol,eşitlikçi, çevreci, çözümcü, demokrasiyi genişletmek ve derinleştirmek isteyen, hakları

Biz Demokratik Pomak Hareketi olarak Türkiye Demokratik Hareketinin bir parçası olması vasfıyla mevcut, süregiden Anti Demokratik yönetim düzenini onaylamamakla birlikte Kara Delik haline dönüşecek tek adamlıga karşı cıkmak için Tüm Pomak Topluluklarını yaklaşan seçimlerde gerek milletvekili,gerekse Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP ve Selahattin Demirtaş tercihinde bulunmaya çağırıyoruz.

DEMOKRATİK POMAK HAREKETİ

11-05-2018