POMAK KİMLİĞİ ÜZERİNE “TARTIŞMA”LAR!!!

Hayatımda ‘Elif deyince Mertek anlamak’, ‘Öküzün altında buzağı aramak’ gibi sözleri çokça işittim ama gönderme yaptığım yazının elifi ile merteği arasında bu kadar ilgisizlik, ilişkisizğe çok az rastladım!

Zaten başından anlamalıydım… Yazının girişi ile gidişi arasındaki bariz saçmalık… çelişki demiyorum alenen saçmalık bir şeylere işaret etmekte idi. Tabii Pomakların kimliği tartışması anlaşılır, meşru bir tartışma konusu…

Başlayalım: ‘Pomak Türkleri denmesinden çok rahatsız olmaktadırlar’  Kime dayanarak söylüyor bilmiyorum ama sadece ‘rahatsız’ demek bile fazla ve lüzumsuz… Ancak bir etnisite ya da inanç gurubunun ait olmadığı bir sıfatla anılması rahatsız eder!

‘Pomaklar, Balkanların en kadim(eski) halkıdır’!!!  Oooo, portakal, orda kal! Bir Pomak olarak ben bile bunu ileri süremem!… Evet epey eski bir sosyal guruplaşmadır, etnik, komünal, inançsal bazen ortak ve bazen de değişken noktaları vardır ama en eski halkı olduğunu ileri sürmek biraz abartılı kaçmıyor mu? Örneğin üzümcülük ve şarap imalatı MÖ 5,000’li yılların öncesine uzanan Traklar, tarihleri MÖ 2,000 yılına bronz devrine uzanan Arnavutlar belli ki “daha kadim” halklar olmuyor mu?
Yazının devamında ise son tahlilde Pomak olarak adlandırılan, ancak süreç içinde defalarca inanç değiştiren, sürülen, asimilasyon konusu olan bu topluluğun evrimi anlatılıyor. Buna bir itirazım yok ama dikkatimi çeken nokta bu süreç içinde Pomakların Türk olduğuna dağir hiç bir very yok… Zaten bu süreçte Türkler henüz Anadoluya bile avdet etmiş değiller. Taa ki doğruluğunun teyid edilmesi gereken 1080 Türk akıncıları tezine kadar! Bunu da doğru anlayalım: Türkler 1071’de Anadoluya gelmiş ama 1080’de Balkanlara akın yapacak kadar çoğalmış ve güçlenmişler… öyle mi?

Devlet destekli Türkologlar bile Türklerin birkaç yüzyıl Selçuklu ve Bizans egemenliği altında çok dağınık yaşadığını ileri sürdüğü sıralarda!!!  Emir Çaka’nın çatışmalarının tamamını Bizanslılarla yapan ve bir tür korsan filosu inşa ettiren biri olduğunu hatırlıyordum, tekrar baktım ama Rumelinde, Pomakların yaşadığı yörelere akınlar yaptığına dair bir veriye rastlayamadım. Umur Gazinin oyun alanının da 350 gemi ve 15,000 levent ile Ege olduğu, onun dışında Bizans imparatoruna sadık olduğu anlatılanlar arasında ama Pomaklar, Balkanlar yok!

Keza Saru Saltuk Dede ya da Osmanlıların etkisi ile Müslümanlığa geçmeleri bir açıklama olarak ne orada ne de burada… Madem deyimler ve atasözleri ile başladık… o zaman devam edelim: ‘Boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz!’ Bazı tezlere göre de Pomaklar Türkler tarafından değil Araplar tarafından Müslümanlaştırılmış! Bu da teyide muhtaç!

Bu arada Ahmet Aga Tamraşliya’ya yapılan gönderme ile 350 yıldır giysi ve erzak vermek ile Pomakların 18. * 19.ncu yy’larda gelen (?) Osman beylerine değil daha önce gelen  Türklere (!) yardımcı oldukları arasında açık bir çelişki var. Ya biri doğru ya da öbürü! Türklerin Bulgaristanı ele geçirmelerinin 1360’lara dayandığı gerçeği göz önüne alınırsa her ikisi de anlamsız tezler olarak sırıtıyor.

Gelelim saçmalığın en büyüğüne: Evet, Pomaklar dalgalar halinde göçe zorlandı ya da kaçmak zorunda kaldı: Plevne yenilgisinden sonra, Osmanlı Rus harbinden sonra, Tamraş’ın yıkılmasından sonra ve Evet! Hatırı sayılır bir çoğunluğu Trakya ve Anadolu’ya göç etti ama bundan Pomakların Türk olduğu sonucunu çıkarmak tamamen mesnetsiz ve saçma olmuyor mu?

Bu hesaba göre ‘Orta Asyadan göç ederken’ İran’ın kuzeyinden, Kürt, Ermeni, Süryani topraklarından geçen ve ezici çoğunluğu Rum olan Bizansa geldiklerinde Türkler aslında göç haritasına bakarak sırası ile; Farsi, Arap, Kürt, Süryani, Ermeni, Rum oluyor! Saçmalığın dik alası!

Pomakların Türkiye’ye gelmesi Türk olduklarının kanıtı değildir. Sadece yüzyıllarca süren Osmanlı egemenliğinin hezimetle sona ermesinden sonra Bulgarların gadrinden kaçtıklarını gösterir. Karşılıklı katliamlarla birbirine düşmüş Hıristiyan ve Müslüman nüfuslardan kaybeden taraf olan Pomaklar, Bulgarların intikam ve zulmünün Pomaklar üzerinde çok daha fazla olacağı korkusundan dolayıdır. Bunun tarihte örnekleri çoktur. II Dünya savaşından sonra çöken Britanya İmparatorluğunun Hintlileri, Müslüman Hindu olan Pakistanlıları, Zencileri de soluğu Britanya’da aldı. Fransa’nın Cezayir’de işlediği insanlık suçlarından sonra yüzbinlerce Cezayirli nereye gitti?

Örnekleri çoğaltalım: Amerika kıtasına ilk giden beyazlar aslında Kızılderili idi; Güney Afrikaya giden Hollanda be Belçikalılar aslında Zenci idi; Latin Amerika’yı kolonize eden İspanyol ve Portekizliler aslında İnka ve Aztek idi; İngiltere’de ipten kazıktan kurtulup Avustralya’ya sürgün edilenler aslında Aborijini idi.. Nasıl, matrak, değil mi?

Hülasa, Pomakların Türkiye’ye gelmiş olmaları dışında Türk olduklarına dair burada hiç bir kanıt yok. Akım diyecek yerde çokum demekten gayrı! Aslında imla ve mantık hataları bir yana bu yazı bazı Pomaksı’ların Türklere yaranmak çabasından başka bir şey değil. Dozu giderek artan faşizan siyasi eğilime teslim olmaktan gayri!

Hikmet PALA / Pomaknews Londra

2018-11-22

Cevaba konu olan Ercan Çokbankır’ın orjinal yazısı

POMAK KİMLİĞİ ÜZERİNE TARTIŞMALAR

Pomak kimliği üzerine tartışmalar hala devam ediyor. Pomaklar üzerine açılan pek çok sayfada  Pomaklar Slav’dır ifadelerini kullananlar, Pomak Türkleri isminden çok rahatsız olmaktadırlar. Pomaklar Slav mıdır, Türk müdür? Pomaklar Balkanların en kadim(eski) halkıdır.

Pomaklar Kimdir.?

Önce buna kısaca temas etmek isterim. M.Ö 1200 yıllarından itibaren Rodoplarda ve Batı Trakya’da Agaryan=Agrian denilen bir halktan bahsedilir. Tarihin Babası diye adlandırılan Herodot bu halktan bahseder. Heredot M.Ö 484 doğmuştur, ölüm tarihi üzerine 426-418 çeşitli tarihler verilir. Agaryanlar Rodopların en kadim(eski)halkıdır. Büyük İskender’in Hint seferine çıkan ordusunun yarısının Agaryanlardan oluştuğu yazılır. Hatta bazı araştırmacılar İskender’inde Agaryan olduğunu iddia eder. Babası II.Filip Filibe şehrinin kurucusudur.

Balkanlarda bazı Pomak gruplarına hala Agaryan=Agrian denir. Makedon tarihçileri M.S 9.(840) yüzyılda yaşamış Kiril kardeşler Kiril(Krill) alfabesini bulan kişiler aynı zamanda bir Hıristiyan misyoneridir. Bütün Balkanlar yanında Kafkasları da gezmiş misyonerlik çalışmaları yapmışlardır. Krill kardeşler 840 yıllarında Selanik şehrindeki Agaryanları ziyaret ederler. Onları Hıristiyanlığa davet ederler. Selanik Agaryanları ise onlara şu cevabı verirler. “Biz Hz. Muhammed’in kitabını okuduk. Müslüman olmaya karar verdik”

Bölgede 5-6. Yüzyılda görülmeye başlayan Slavlık  Bulgar kralı II.Boris (864)döneminden sonra resmileşir. Bu yıllarda Slavlığı seçmiş gibi görünen Boris’in bazı kardeşleri bölgede Türklerle beraber hareket eder, Slav olmamışlardır. 

Müslümanlık  Balkanlar da henüz daha görülmezken bu arada Bizans 8.yüzyılda Sivas-Malatya-Erzincan üçgeni içinde Anadolu’da Pavliganizm diye bir Hıristiyanlık mezhebi çıkmıştır. Bizans bundan çok rahatsızdır. Bu Paflikanların bir kısmı Kıbrıs, bir kısmı da Trakya’ya özellikle Filibe civarına sürülür. O dönemde Hıristiyanlık baskısında kaçan bölge halklarından bazıları bu mezhebe geçerler. Yine  930-40 yıllarında Makedonya Ohri şehri civarında Bulgar papazı Bogos Mile önderliğinde Paflikanizm benzeri bir mezhep ortaya çıkar. Bunun müritleri yine bölge de yaşayan Boşnak, Arnavut, Pomak ve Türk boyları olur. Mezhep daha sonra yozlaşır. Bölgeye 1240 yıllarında gelen Anadolu Erenlerinden Saru Saltuk Dede ile birlikte bu mezhep mensupları zamanla İslamiyeti seçerler.  

İşte bu tarihten sonra bu Agaryanlar, Agrian, Ahriyan, Ahren, Aren olurlar.

Bu konulara detaylı girmek istemiyorum. Bölgede yaşayan halkları ve dini inanışlarını anlatmak istiyorum. Bu konuda detaylı bilgi sahibi olmak isteyenler(E. Çokbankir. Balkan Türklerinin Kökleri, Arnavutlar, Boşnaklar, Pomaklar)bakabilirler. Bölgede 840’lı yıllardan  II. Boris döneminden sonra Slavlık kendini gösterir. Bölgede yaşayan halklar içinde Agaryanlar=Agrianlar Hıristiyan(Slav) olmamak için özellikle Bogomolizmi tercih etmişlerdir.

Elizabeth Zachariadou 1080 yıllarda bölgeye Batı Anadolu’dan gelen akıncılardan bahseder. Bunlar İzmir civarında yaşayan İzmir Beyi Emir Çaka ve daha sonraki yıllarda Aydınoğlu Beyi Gazi Umur Beyin bölgeye akınlar düzenlediğini yazar. Gümülcine, İskeçe yöresine fütuhatlar yapan bu akıncılara bölgede yardımcı olan bir halktan bahseder. Bu halk Agaryanlardır. Bu halk daha sonraki yıllarda bölgeye akınlar düzenleyen akıncılara devamlı yardımcı olacaklardır. O nedenle bazı araştırmacıların dediği gibi XVIII. veya XIX. yüzyılda bölgeye gelen Osmanlı beylerine değil çok eski yıllarda bölgeye gelen Türklere yardımcı oldukları için Pomage=Pomagaç ismini almışlardır. Dikkat çekmek isterim, o yıllarda bu halk Slavlardan kaçarak Türklere yardım etmektedir.

Gelelim Filibe civarında yaşayan Tımraşlı Pomaklara, Ahmet Tımırsky ve ailesinin, Angel Vilcel Tımraş kitabında ve dedelerimiz Filibe’den Üstina yoluyla Rodoplara çıkarken Değirmendere denilen çiftliğimizde Osmanlının Balkan ordusunun giyim, kuşam ve iaşesini(yiyeceğini)biz 350 yıl temin ettik derlerdi.

1878 yılı 3 Mart’ında Ayastefanos önlerine gelen Rus ve Bulgar(Slav)lara karşı hemen akabinde Tımraş Pomak Cumhuriyetini kuran Pomakların maksadı ne idi? Herhalde payitaht elden giderse biz Pomakları Slavlar bölgede yaşatmazlar diye düşünüyorlardı. 

Plevne savaşı sonrası bölgeden göçe zorlanan Pomakların Anadolu’ya göçlerini Pomakların Slav olduğunu iddia edenler nasıl açıklayacaklardır? 

Pomakların Slav olduğunu iddia eden arkadaşlar bu konu

da ahkam kesmekten önce bu konunun ortaya çıkarılması için bu konuda araştırma yapan uzmanları konuşturun, ortaya doğruların çıkmasını sağlayın. 

Lütfen biraz hoşgörülü olalım. Birbirimize saygılı davranalım.

2+