‘Nie sme Pomatsi’ (Biz Pomak’ız)

The forgotten villages of Thrace’s Muslims. Trakya’nınunutulmuş Müslüman köyleri

Kimse bizi hatırlamazdiyor Pomaklar. Onlar bizi sadece seçimlerde hatırlar. Onları ilgilendirdiği kadarıyla buraları Yunanistan sayılmasa da olur.’ Bu sızlanma Trakya dağlarının Müslüman köyler, ahalileri unutulmuş yerleşimler, çoktan unutulmuş isimlerin cürüyen altyapılar arasında yankısını bulur.

 

Myki ilkokulunun Pomak öğrencileri kendi aralarında Pomakça, diğer köylerden olan arkadaşları ile Türkçe veİskeçe’deki diğer arkadaşları ile Rumca konuşurlar. Soldan itibaren: Harun, Berkon, Güven, Yohmen, Osbar, Lütfü veHüseyin. Yunan yol işaretlerinde görülen Gorgona (Denizkızı), Oreo (Güzel), Chloi (Kloi), Zoubouli (Sümbül), Siroko(Scirocco/Geniş), Kyknos (Kuğu) gibi köy isimleri şiirsel olduğu kadar garip. Buralarda yaşam Yunanistanla olduğu kadarTürkiye ile de benzeşiyor. Bölgenin önde gelen kenti İskeçe’den uzaklaştıkça da daha az Rumca işitiliyor. Yöreinsanlarının kendi itirafı ile: Nie sme Pomatsi, yani “Biz Pomak’ız

 

Diyorlar ki: “Biz, Yunan ve Türk ruhları şçşçe geçtiği zamanda doğmuşuz!” Kesin olan şu ki Pomaklar Trakya’nın azınlık din topluluğudur; Bulgarca konuşan Yunan devletinin Müslüman vatandaşları. 1923 Lozan Anlaşması Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfuslara çözüm getirirken hangi dini azınlıkların yerlerinde kalacaklarını da karara bağladı ve onlara Yunanistan vatandaşları ile aynı hak ve yükümlülükleri getirdi.  

“Burası her zaman Yunanistan ve biz de her zaman yabancı idik”

Hava, donma noktasına yakın. Sminthi gibi Myki ve Ekinos köylerinde de bacalardan dumanlar yükseliyor vehavadakahve kokusu. Soruyorum: Bu Türk kahvesi mi Yunan ?… Sminthi kahvehanesinin sahibi gülerekPomakkahvesi!” diyor. Bir mutfağın açık penceresinin yanından geçiverin, burnununz buram buram baharat kokusunuyakalayıverir. Müezzin’in sesi sokak aralarında yankılanıyor. Üç çocuk Türkçe bağrışarak sokak ortasında top koşturuyor. Onlar da köyün Türkçe eğitim verilen azınlık okulundaki 40 öğrencisinden. En yakın Rum okulu taksimesafesinde olan İskeçe’de.

İskeçe yolu küçük bir askeri üssün yanından geçiyor. 1996’ya kadar Pomak köyleri kontrol noktaları ile çevrili, giriş çıkışizne tabi idi. Yerli halk izin belgelerini göstermeye zorunluydu. Şimdi artık bu da tarihe karıştı. Ve (eskilerin söylediğinebakılırsa) bir zamanlar Yunan devletinin ellerinin ağırlığı Pomakları Türklerin kucağına iterken, bugün ise ihmalkarlıkbenzer sonuçlara yol açıyor; Altyapı yetersizliği, okullara mesafelerin uzunluğu ve terkedilmişlik duygusu.  

 

Bay Doukenzi (Dükkancı?)Kentavros köyünde doğmuş, büyümüş. Vatanın doğup büyüdüğün yerdir. Ve gün gelir ne olursa olsun mutlaka geri döndüğün yerdirdiyor. Dağın tepesi karanlık. Yağmur yağıyor, ne cep telefon sinyali ve ne de bütün yol boyunca tek bir sokak ışığı da var. Bu haliyle yol, köyün içinden akan Kosinthos nehrine benziyor. ‘En kötüdurumda burada çakılıp kalsak ne olur?’ diye düşünüyorum ve yanımdaki fotoğrafçı İlhan’a soruyorum: “Sen haççıkarırsın, ben de Allah’a dua ederim!” diyor.

 

Cumartesi öğleden sonra 35 yaşındaki İstanbul aksanlı hamur ustası Bay Doukenzi dükkanında, ayakta, ellerininayalarında Touloubakia (şerbet içinde kaynatılmış hamur işi) uzatıyor ve bir şey demeden once alın benden birer tanediyerek Pomak evsahipliğinin örneğini veriyor.  

 

Yunanistan’daki en büyük Müslüman mezarlıklarından biri Myki’deki caminin ön avlusuna uzanmış. O, Kevrantosköyünde doğmuş ve büyümüş. “Buralarda ojkula gitmek zordu. Pomaklarla okulların arası zaten pek hoş değildir. Ben ilkokulu bitirdim ve çocuk bakımı üzerine okumak için Türkiye’ye gittim. Şimdi de ailemle birlikte geri geldim. Memleketburası. Memleketi özledim. Vatanın doğup büyüdüğün yerdir. Ve ne olursa olsun mutlaka geri döndüğün yerdirdiyor.

 

Echinos köyünden genç bir adam diyor ki: Burası her zaman Yunanistan, biz de her zaman yabancı kalacağız. Ev, araba alamazsın. Ehliyet alamazsın. Memleketin seni istediğini nereden bileceksin? Bu memleket insanı fanatikleştiriyor.Biz azınlıkların rol modeliyiz. Devlete bağımlı değiliz, sorun çıkarmayız, komşularımıza saygılıyız. Devlet te zaten bizimfarkımızda bile değil. Türkiye bizi görmek için Bakanlarını gönderiyor. Ya Yunanistan? (Syriza Lideri) Alexis Tsiprasdışında gelen kimse olmadı. Bir keresinde başbakan olduğu sırada Papandreu Bulgaristana giderken buradan geçti. Biz ise çocuklar ellerinde çiçeklerle yollara dizildik, ama o durmadı bile. Onlar bize: “Siz Yunanlısınız, Türk değilsiniz!” derler. Sonra da bizim milletvekili seçim zamanı elinde Türkçe bildirilerle  gelir… Bu da bizi rahatsız ediyor.”

 

Echinos köyü İskeçe’ye 26 kilometre uzaklıkta. Yakınlarda bir Müslüman medresesi dağların arasında yuvalanmış.Köylüler yerini tam olarak bilmiyor ve oraya yaklaşmak yasak. Buralarda hep Almanya’daki başarılardan bahsederler.Her ne zaman onlara köyden bahset deseniz onlarOrada ticaret yapan 15 şirketimiz varderler. Bu arada da çoğunluğknüfusu kadın olan köylere yabancı bir erkek geldiği zaman da herkesin merakına neden olur. Ahmed diyort ki: “ErkeklerAlmanya’da tersanelerde çalışıyor, yat inşa ve tamir ediyorlar!”

(Devamı var)

İngilizce aslından  çeviri :

Hikmet Pala / Pomaknews Londra 

2+