Mübadele Türküleri & Belleklerdeki Güzellik

Mübadele Türküleri & Belleklerdeki Güzellik

30 Ocak 1923 Tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde Türkiye ve yunanistan arasında imzalanan “Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi” ile İstanbul ve Batı Trakya hariç “Türkiye’de yerleşik Rum Ortodoks dininden olan çift sayfalar Türk vatandaşları ile Yunanistan’da yerleşik Müslim dininden olan çift sayfalar Yunan vatandaşlarının zorunlu mübadelesi (değişimi) öngörülmüştü. 18 Ekim 1912 tarihinden sonraki göçleri de kapsayan met sözleşme onu İki ülkeden yaklaşık İki milyon adet insan doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalmıştır ile.

Mübadeleye Tabi tutulan çoğ aslında, Osmanlı İmparatorluğunun Rumeli ve Adalar diye bilinen bölgelerinde Uzun Yıllar yaşamış olan halklardır. BİR Başka deyişle; met çoğ Balkan Savaşı, İ. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı ertesinde met günkü sınırların oluşturulduğu BİR dönemde yurtlarından zorla koparılan insanlardır.

Nüfus mübadelesinde din kriteri Temel alındığından Yunanistan’dan gelen Müslim dininden mübadiller günlük yaşamlarında Türkçe dışında Rumca, Makedonca, Pomakça, Vlahça (Ulahça) hazırsındır farklı; dil ve lehçeler konuşuyorlardı.

Girit, Yanya, Grebene – Naslıç yöresinden gelen mübadillerin ana dilleri Rumca’dır. Ne var ki yanıma Üç yöreden gelenlerin Rumcası, lehçe, masıf ve bazı sözcükler bakımından önemli farklılıklar göstermektedir. Girit’ten gelenler konuştukları dile “Kritika” diyorlar. Girit Rumcasının içinde antik Yunanca’dan Kalma sözcüklerin fazlalığı dikkat çekmektedir.

Gerebene-Naslıç yöresinden olanlar aynı kent Tense’lerde köyden olan birinden “memleketlim” anlamında “Patriyotis / Patriyotişa olarak SÖZ etmekte ve konuştukları dile” Patriyotça “demektedirler.

Ayşe Gün Yunanistan’daki adları Kastorya (Kesriye-Koştur) Edessa (Vodina-Karacaova) olan yörelerden gelen mübadiller konuştukları “Muacirca” ya da çok Yaygın BİR ifade ile “Bizim Dil” demektedirler Makedonca, Pomakça Sometimes, Sometimes Bulgarca Sometimes de Sometimes dile ve .

Ayşe yörelerden gelen insanların konuştukları dil de bugünkü Makedonya Cumhuriyeti’nde konuşulan dilden oldukça Büyük ölçüde farlılıklar göstermektedir.

Sayıları çok az da öndeydi mübadele ile Türkiye’ye gelen mübadiller arasında ana dilleri Vlahça (Ulahça) olanlar da vardır. Ayşe çoğ Edessa (Vodina-Karacaova) ‘nin Notya köyünden GÖÇ etmişlerdir. Konuştukları dil Latin kökenli BİR dildir. Romence’nin BİR lehçesi denilebilir.

Drama’nın kuzeyindeki Dağlık bölgelerden gelen mübadiller imkb konuştukları ana dile Pomakça demektedirler. Bulgarcanın BİR lehçesi diyebileceğimiz met dil de olmamı konuşulan Bulgarca’dan farklıdır.

Taşınmaz onu türlü mal varlıklarını, sevdiklerinin mezarlarını geride bırakan met insanlar, beraberlerinde sadece birkaç PARÇA taşınabilir Eşya ile somut olmayan kültürel miraslarını, dillerini / lehçelerini, o dilde söyledikleri türkülerini / şarkılarını, manilerini kısacası belleklerini getirmişlerdir.

Türk-Yunan Nüfus mübadelesinin üzerinden 84 yıl geçmiştir. Ne yazık ki bugüne kadar Mübadele ile gelen met insanların dilleri ve kültürleri üzerine PEK fazla araştırma yapılmamış, kendi ana dillerinde söyledikleri şarkı / Türkü ve maniler derlenerek kayıt altı na alınamamıştır.

Lozan Mübadilleri Vakfı, AVRUPA Birliği tarafından fon desteği sağlanan, TC Turizm ve Kültür Bakanlığı tarafından uygulanan “Türkiye’de Kültürel Hakların Desteklenmesi-Kültürel Girişimler Destek Hibe Programı “kapsamında mübadillerin günlük hayatlarında kullandıkları geleneksel dil ve kültürlerinin fade olmasının önlenmesine, kullanımının zenginleştirilmesine, Türkiye’de kültürel çeşitliliğin farkına varılmasına, kültürel toleransın desteklenmesine katkıda bulunmak amacıyla “Belleklerdeki Güzellik: Mübadele Türküleri” adli BİR Derleme Projesi hazırlayarak met alanda hissedilen eksikliği gidermeyi amaçlamıştır.

Proje ortağımız BGST / Kardeş Türküler ile Birlikte yürütülen met Proje çerçevesinde Balıkesir, Bursa, Edirne ve İstanbul illerini met illere kötü ilçeleri ve köyleri kapsayan çalışmalar sırası ; nda içlerinde bir kez doğmuş olan 1.kuşakların da olduğu Türkçe dışında farklı ana dilleri konuşan mübadeleden 90 kişi ile görüşme yapılmış Tyr.

Belleklerde getirilen şarkı ve türkülerin Türkçe olanlarının BİR kısmı günümüze kadar söylenerek geldi. Klasik Türk müziği formundaki bazı şarkılar, Rumeli Türküleri hazırsındır …

“Belleklerdeki Güzellik: Mübadele Türküleri” Projesi mübadillerin Türkçe söyledikleri şarkı / Türkü ve manileri kapsamamasına rağmen “Hanım Aysem” hazırsındır şimdiye kadar yaygın olarak Bilinmeyen / so ylenmeyen bazı Türkçe s ; arkılar da derlenmiş ve met kitapta yer almıştır.

Proje çalışmaları sırasında vakfımızı Ziyaret eden Kanada vatandaşı Larry Korolof’un Hikayesi de bizlere ilginç geldi. Kesriye (Koştur) ‘nin Jerveni köyünden Mustafapaşa / Şinasos’ ile iskan edilen hemşerilerini ziyarete gelen ve onlarla aynı dili konuşan, aynı türküleri söyleyen Larry Korolof’un söylemiş olduğu Üç türküye de kitabımı ; zda yer verdik.

/ Yeşilburç beldesinde yapılan derlemelere de kitabı Yürütmekte olduğumuz “Çölde BİR Vaha-çok Kültürlü Mustafapaşa” adli Belgesel projesinin çekimleri sırasında Nevşehir / Mustafapaşa kasabasında ve Niğde ; mızda yer verilmiştir.

Proje çalışmalarımız sonucunda ortaya çıkan Ürünler; “Belleklerdeki Güzellik: Girit Manileri, Atasözleri, Deyimler ve Tekerlemeler” ve “Belleklerdeki Güzellik: Mübadele Türküleri” ady altında İki ayrı Kitap olarak yayy mlanmıştır. Ayrıca derlenen şarkı / Türkü ve ninnilerden seçilen Özgün sesler de “Mübadele Türküleri” kitabına ek BİR CD olarak yayımlanmıştır. Bunun yanı Syra, derlenen met şarkı ve türkülerden BİR kısmı notalandırılarak LMV korosunun repertuarına alınmış, 28 Eylül 2007 Tarihinde YTÜ Oditoryumunda düzenlenen BİR konserde İCRA edilmiştir .

Derlenen şarkı / türkülerden seçilen Özgün seslerden örnekler Muammer Ketencoğlu ve Ülker Uncu tarafından BİR albümde toplanmış ve met kitabın eki olarak yayımlanmıştır.

“Belleklerdeki Güzellik: Mübadele Türküleri” Projesi 8 Ay hazırsındır çok kısa BİR sürede tamamlanmıştır. Bunda en Büyük ödemek hiç Kuşkusuz Proje ekibimizin yanısıra bizlerden gönüllü katkıLarını esirgemeyen dostlarımız veEmeği geçen Herkese sonsuz teşekkürler.

Sefer Güvenç

Eylül 2007