Mübadillerin Hüzünlü Günü

Mübadillerin hüzünlü günü

Lozan Mübadilleri Vakfı yöneticileri, 1923’ten sonra yerlerinden edilen ailelerinin içinde büyüdükleri kültürü yeni evlerinde de hep canlı tuttuğunu söylüyor.

Kimisi ‘Bir daha dönemem’ diye anahtarları denize fırlattı. Kimisiyse ‘Her an dönebilirim’ diye sandığını bile açmadı. 84 yıl önce alınan kararla yerinden edilen mübadiller bugün Rumca ve Türkçe şarkılar söylemek için bir araya geliyor

İSTANBUL – Onlar denklerinin, sandıklarının peşi sıra, Balkanlar’dan
İstanbul ve Anadolu’ya doğru yollara dökülen bir neslin çocukları. Savaşın acı bir meyvesi gibi doğan ‘mübadiller’ Lozan görüşmeleri sırasında, 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan anlaşmayla, doğup büyüdükleri, ekip biçtikleri toprakları geride bıraktı. Kimisi ‘Bir daha asla dönemem, bitti’ diyerek tüm anahtarlarını denize fırlattı, kimisi yıllarca açmadıkları sandıklarıyla ‘Her an geri dönebiliriz’ diye tetikte bekledi. Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan Mübadele-Zorunlu Göç Sözleşmesi sonucu, İstanbul’daki Rumlar ve Batı Trakya’daki Türkler kapsam dışı kalmış, geri kalan 1 milyon 200 bin Rum, 600 bin Türk de yerlerini yurtlarını birbirlerininkilerle değiştirmişti.

Depremle gelen buluşma
Mübadiller, geldikleri yeri hiç unutmadı. Geride kalan tarlalar, çiftlikler, evler ama en çok da komşular, arkadaşlar hep anlatıldı yeni kuşaklara. Topraktan kopmuş olmanın verdiği acının yanında şarkılar, türküler, yemekler, gelenekler de hep saklı kaldı. Mübadele çocuklarının yanlarında ufacıkken getirdiği bebekleri büyüdü sonra, anne, baba oldular. Onların çocukları da unutmadı mübadelenin ne demek olduğunu. 1999 Marmara depreminin Türkiye ve Yunanistan arasında dostluk rüzgârları estirdiği dönemde birbirlerini bulup, ‘Çekilen acıların bir daha yaşanmaması’ için Lozan Mübadilleri Vakfı’nı kurdular. Bugün kaderlerini belirleyen anlaşmanın 84. yıldönümü. Mübadele çocukları bu akşam her sene olduğu gibi anıları tazelemek, koronun Türkçe-Rumca seslendireceği ortak türküleri dinlemek için buluşacak…

Evde Rumca konuşmaya devam
Lozan Mübadilleri Vakfı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Müfide Pekin, Giritli bir ailenin kızı. Girit, Hanya’dan gelip İzmir’e iskân olan ailesi evde Rumca konuşmayı, Girit yemekleri yapmayı hiç bırakmamış. Müfide Pekin de çocukken öğrendiği Rumcayı hâlâ konuşuyor. “Bizimkiler mübadele kararına şokolmuş. 1922’de savaş bitince biz burada kalırız demişler. Bir sürü insan tekrar döneceğini hayal etmiş. Dedemse gemiyle gelirken, bütün anahtarlarını denize atmış. Bir daha buraya gelemeyeceğim diye düşünmüş” diye anlatıyor ailesinin öyküsünü.
Vakfın kurucu üyesi Zübeyde Tuğpare’nin annesi Yanya’dan gelmiş, 1924’te. O da Yanya kültürü içinde büyüdüğünü, evde sürekli Rumca konuşulduğunu anlatıyor.
Vakfın faaliyetlerini takip eden Ahmet Aşıcı’nın ailesi Selanik’ten Kırklareli’ne gelmiş. “10 yıl sayın, sonra geri döneceksiniz demişler, hep geri dönme umudunu taşımışlar” diyen Aşıcı, mübadele kültürünü en derin biçimiyle yaşadığını söylüyor.
Anne-babası 20’li yaşlarındayken Selanik, Langa’dan Tekirdağ, Malkara’ya göç eden Lozan Mübadilleri Vakfı Genel Sekreteri Sefer Güvenç, 1983 yılında ikisiyle de mübadele sürecini konuşup kaydetmiş. “Mübadele aslında bir dramdır, çok acılar çekilmiştir. Lozan Mübadilleri Vakfı’nın sloganı da zaten çekilen acılar bir daha tekrarlanmasındır” diye konuşuyor.

Mübadele türküleri
Vakıf üyeleriyle mübadillerden oluşan koro da Rumca ve Türkçe söylediği türkülerle ayakta tutuyor geçmişten gelenleri. Bugüne kadar ikisi Yunanistan’da yedi konser veren koro, şimdilerde ‘Belleklerdeki Güzellik: Mübadele Türküleri’ isimli bir derleme projesi için hazırlamış seslerini. CD olarak basılacak olan çalışma, mübadeleyle gelen alt grupların türkülerini Türkçe, Rumca, Makedonca, Romence, Arnavutça ve Pomakça dillerinde söyleyecek.
Vakıf hemen hiç boş durmuyor. Yılda bir defa geleneksel olarak aile büyüklerinin doğduğu topraklar ziyaret ediliyor. Birinci kuşakların anılarını sözlü tarih yöntemiyle toparlıyor, mübadele belgeselleri hazırlıyor, AB desteğiyle mübadele sempozyumları düzenliyor. Büyüklerinin ‘anadilimiz’ dediği Rumca ve Yunancayı öğrenmeye meraklı genç mübadillerin katıldığı Yunanca seminerleri de vakfın etkinliklerinden. Mekân sorunu halledilirse, mübadillerin taşınabilir anı, belge ve fotoğraflarını bir araya getirecek bir ‘Mübadele Müzesi’ de yolda. Çekilen acılar unutulmasın ve tekrarlanmasın diye…
30/01/2007
radikal gazetesi

BAHAR ÇUHADAR (Arşivi)