İnönü’de ‘Yorum’ devrimi.

İstanbul’un orta yeri önceki gece, binlerce kişinin eşlik ettiği devrimci marşlarla inliyordu. Grup Yorum’un İnönü Stadı’ndaki 25’inci yıl konserini 55 bin kişi izledi. ‘Ramiz Dayı’ Tuncel Kurtiz, okuduğu şiirle ‘Amerika, katil’ diye slogan attırdı

GÖNÜL KOCA

İSTANBUL – İnönü Stadı önceki gece tarihi günlerinden birini yaşadı. İstanbul’un orta yeri, 55 bin kişinin eşlik ettiği devrimci marşlarla inliyordu. İnönü, İnönü olalı böyle kalabalık görmemişti…

Türkiye’de politik müziğin dev ismi Grup Yorum, 25 yıllın özetini cumartesi akşamı İnönü Stadı’nda yaptı. Konser başında biraz seyrek olan saha içi ve trübünlerin dolması da uzun sürmedi. Daha stat önünde içeri girmeye çalışırken sloganlar duyulmaya başlamıştı. ‘Koskoca stat dolar mı dolmaz mı?’ diyenler ve Taksim’den, Beşiktaş’tan ve bütün yakın çevreden İnönü’ye doğru giderken etrafındaki kalabalığın Grup Yorum konserine gittiğini aklından bile geçiremeyenler, stadın kapısına geldikten ve konser başladıktan kısa bir süre sonra etrafına şöyle bir göz gezdirince beklentilerin üzerinde bir katılımın olduğunu fark etmekte zorlanmadı. Nitekim konser ortasında Yorum’cular kesin rakamı verdi: 55 bin.

Grup Yorum’un ‘Devrimci Yürüyüşümüz Sürüyor’ adlı enstrümantal ezgisiyle başlayan program yıllardır dillerden düşmeyen ‘Uğurlama’, ‘Haziran’da Ölmek Zor’, ‘Dağlara Gel’, ‘Çav Bella’, ‘Güleycan’ gibi pek çok parçayla birlikte son albümleri ‘Başeğmeden’deki ‘Defol Amerika’ ile ‘Gecekondu’ gibi parçalarla devam etti. Temposu bir an bile düşmeyen konserde Yorum’cular ‘Cemo’yu sona sakladı. Ama gerek halayları, gerek sloganları ve gerekse ellerinde maytaplarıyla Yorum’a eşlik eden izleyiciler sonunda dayanamadı! ‘Cemo, Cemo’ diye haykırmaya başladı. Yorumcular da ‘insafa geldi’ ve ‘Cemo’yu sahne üstünde kendilerine eşlik edenlerin yanı sıra stadı dolduran dinleyicilerle birlikte söyledi.

Chavez’den selam getirmişem
Sahnede sadece Grup Yorum yoktu, onlara eşlik eden Orhan Şallıel yönetimindeki 60 kişilik İstanbul Symphony Project ve Grup Yorum Korosu da vardı. Bitmedi… Pek çok tanınmış isim de gerek seslendirdikleri parçalar gerekse şiirlerle katıldı konsere. Yasemin Göksu ‘Bir Görüş Kabininde’, Suavi ‘Bu Memleket Bizim’, Nejat Yavaşoğulları ‘Büyü’, Ruhi Su Dostlar Korosu ‘Şişli Meydanı’nda Üç Kız’ parçalarını seslendirdi. Tuncel ‘Ramiz Dayı’ Kurtiz ise şimdilerde hapiste olan Ümit İlten’in ‘Geçit Yok’ şiirini seslendirdi, binlerce kişiye ‘Amerika, katil’ sloganı attırdı. Şu sıralar Trabzon’da tutuklu olan Grup Yorum üyesi Muharrem Cengiz de telefon bağlantısıyla duygularını paylaştı herkesle.
Bitmedi… Taaa Venezüelalardan gelen müzisyen Ali Primera da ‘El Aparecido’ ve ‘Hasta Siempre’ ile katıldı konsere. Hem Grup Yorum’un 25. yılını kutladı, hem devrimci düşüncelerini paylaştı. Ayrıca Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez de, Primera aracılığıyla selam çaktı oradaki herkese. Venezüella Komünist Partisi Genel Sekreteri Jeronimo Carrerasi’nin Grup Yorum’u ve Türkiyeli devrimcileri selamlayan mesajı ekranlardan yansıdı.

Bitmedi… ‘Başeğmeden’de yer alan ve birçok tanınmış ismin bulunduğu bir koroyla söylenen ‘Defol Amerika’ marşı da yine koroda yer alan birçok ismin katılımıyla söylendi. DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Başkanı Erol Ekici sahneye çıktı. Grup Yorum’un kimin için ne ifade ettiğini anlattı. Ve ardından 1 Mayıs Marşı geldi.

Bitmedi… Cumartesi akşamı İnönü Stadyumu sadece dinleyicileri, Grup Yorum’u ve konuk sanatçıları ağırlamadı. Başta Nazım Hikmet ve Victor Jara olmak üzere Ahmed Arif, Aşık Mahzuni Şerif, Cem Karaca, Ahmet Kaya, Rahmi Saltuk, Tülay German, kısa süre önce yaşamını yitiren Moğollar’ın kurucularından Engin Yörükoğlu gibi artık hayatta olmayanlarla birlikte Selda Bağcan, Edip Akbayram gibi aramızda olan pek çok isim de sahnenin iki yanına yerleştirilen ekranlar aracılığıyla İnönü Stadyumu’na konuk oldular. Ekranda Ahmet Kaya belirdiğinde 55 bin kişiden yükselen alkış sesini, çığlıkları duymalıydınız.

Bitmedi… Grup Yorum maden işçilerini de kısa bir süre önce Gazze’ye doğru insani yardım götürmek için yol alırken İsrail’in saldırısına uğrayan Mavi Marmara gemisini de unutmadı. Gerek videolar gerekse sahneden iletilen mesajlarla birçok konuya değindi Grup Yorum. Türkçe, Kürtçe, Arapça söylendi şarkılar, türküler, marşlar…

Ama itiraf etmek gerekir, çok yoruldu herkes. Halaylar, sloganlar ve marşlar verilen 10 dakikalık arada bile devam etti.

Özetle, Grup Yorum ne söylediyse onu yaptı. Ne bir fazla, ne bir eksik. Devrimci marşlar, halaylar, türküler mesajlar gecenin sonuna kadar İnönü Stadyumu’nda yankılandı. Ama koca bir statta ve özellikle saha içindeki izleyicinin sahneyi görmesi oldukça zordu. Bu sorunu gidermek için sahnenin iki yanına kurulan ekranlar da çok yeterli olmadı maalesef. Ses sistemi de belki önceki konserlerde kullanılanlardan daha iyiydi ama arada bir artıp azalan ses, kulakları tırmalıyordu.

Gerçekten devrim olabilir mi?
Ha unutmadan, Yorum’a yöneltilen “Çok sert duruyorsunuz sahnede” eleştirilerini dikkate mi almışlar ne, gülümsemeye başlamış Yorum’cular. Ya da dinleyicilerin coşkusu kanlarını kaynattı herhalde… Ve bazı parçalara halk oyunları ekiplerinin dans gösterileriyle tiyatral gösteriler eklemişler, görselliğine daha önem vermişler. Belki sonraki konserlerde kendileri de dans eder, kim bilir…
Yaklaşık dört saat süren konserin çıkışında bir izleyici, gördüğü manzaradan etkilenerek arkadaşına soruyordu: Gerçekten devrim olabilir mi bu ülkede?..