Arkadaş, nedir Türk’le derdin / Roni Margulies

Türkler ne kötü durumda, değil mi? Nasıl mağdurlar, nasıl da üstlerine geliyor herkes. İnsanın yüreği kaldırmıyor bu kadarını.

Türkiye’nin içinde de, dışında da, bütün dünya, bütün insanlık işi gücü bırakmış Türklerle uğraşıyor.

Öyle habis bir anti-Türk koalisyon kurulmuş ki, dâhil olmayan yok: İç güçler, dış güçler, gizil güçler, Amerikan emperyalizmi, AB emperyalizmi, başta MOSSAD olmak üzere tüm gizli ve açık istihbarat servisleri, Kürtler, Ermeniler, M’bogo kabilesi ve komşu kabileler, AİHM yargıç, savcı, mübaşir ve çaycıları, Fransa eski Cumhurbaşkanı’nın eski eşi ve daha çok çeşitli mihraklar (“mihrak” ne demektir bilmem, ama hep Türklerle uğraştıklarını eskiden beri büyüklerimizden duyarım).

“Teke tek gelsenize lan” diye bağırmak geliyor insanın içinden, ama kime ve ne tarafa bağıracaksın, kaç kere bağıracaksın?

“Herkesin hakları konuşuluyor, ya biz Türklerin hakları ne olacak?” ifadesi son dönemlerde çok duyulur oldu. Haklı bir kaygı. Devleti, silahlı kuvvetleri ve yargıyı elinde tutan zavallı çoğunluğun haklarını azgın ve doyumsuz azınlıklara karşı kim koruyacak?


Hürriyet
yazarı Ertuğrul Özkök de haklı olarak bu vahim haksızlığa değinmek ihtiyacı hissetmiş. Demiş ki:

Son yıllarda, ‘Kürt kimliğini’ çok konuştuk.


İsterseniz şimdi biraz da ‘Türk olmak’ nedir, onu konuşalım.


Rahmetli babamdan bana kalan en etkileyici vatan menkıbesi şudur:


‘Oğlum, burası bizim son vatanımız. Gidecek başka vatanımız yok.’


Ben bu cümleyle büyüdüm..


Ordumuzu bu cümleyle sevdim.

Bu dokunaklı, yürek parçalayıcı sözlerin yanı sıra, sevindirici şeyler de var yazısında. Örneğin, “İşte bu cümle yüzünden kendimi, iç dünyamı, içimdeki asıl ‘Ben’i ifade edebildiğim en kudretli araç anadilim oldu. İşte bu yüzden bir tek anadilimde seviştiğim zaman, o sevişmek oldu.

Özkök’le sevişebilen kadınlar olduğunu öğrenmek gerçekten içimi ısıttı. Kadınların yardımseverliğine, hoşgörüsüne, fukaraperverliğine duyduğum güven bir kez daha pekişti.

Yatak odasından çıktıktan sonra, meselenin püf noktasına geliyor Özkök:

Son günlerde ‘Türkler’i neredeyse dünyanın ‘Deccalı’ haline getirmek isteyen vicdansız bir kampanya sürdürülüyor.

Doğru. Bu kampanyayı yapanları ben de yukarıda saymaya çalıştım zaten. Bu vicdansızların niye böyle yaptıklarını anlamak zor. Bir kısmı Türkleri kıskanıyor herhalde. Onları anlamak mümkün. Ama bir kısmı da sadist, psikopat ve, adı üstünde, emperyalist oldukları için yapıyorlar herhalde. Durup dururken, hiç nedeni yokken kampanya yapıyorlar.

Uydurdukları yalanların haddi hesabı yok. Örneğin, çok sayıda Ermeni öldürülmüştür diyorlar, Dersim’de on binler katledilmiştir diyorlar, Kürtlerin kimliği tanınmamıştır, köyleri yakılmıştır, 17.500 tanesi devlet eliyle faili meçhul cinayetlere kurban edilmiştir diyorlar, genç çocuklar yaşları büyük gösterilip asılmıştır diyorlar, dindar insanlar dışlanmış, kıyafetleri nedeniyle okullara ve devlet dairelerine bile alınmamışlardır diyorlar.

Yalanın bini bir para. Dilin kemiği yok ki.

Haklı olarak isyan ediyor bu iftiralar karşısında Ertuğrul Bey:

Ayağa kalkmak ve bütün gücümle haykırmak istiyorum:


‘Arkadaş, ben Türk’üm…’

Bakın Ertuğrul Bey kardeşim, siz iyi kötü eğitim almış bir insan olsanız gerek, kafanız da bir miktar çalışıyordur tahminen. Belki anlayabilirsiniz.

Dünyada hiçbir halkın “gidecek başka vatanı” yoktur.

İnsanlar sadece ekmek derdine düştüğünde hayatını kazanabileceğini umduğu yerlere göç eder. Veya savaştan, eziyetten kurtulmak için hayatını kaybetmeyeceğini umduğu bir yerlere kaçar.

Kimse “başka bir vatana” gitmez. Ya açlıktan kaçar ya ölümden kaçar.

Kimsenin yedekte bekleyen ikinci bir vatanı yoktur.

Türkiye’de Türkler aç kalmamak için Almanya’ya kaçmıştır, Türk olmayan hemen herkes ise hayatını kurtarmak için ya başka ülkelere ya da dağlara kaçmıştır. Kaçamayanların başına gelenleri ise siz benden iyi bilirsiniz.

Oğlum, burası bizim son vatanımız. Gidecek başka vatanımız yok” lafı, çok değerli babanızın lafı da olsa, ucuz ve habis bir hamasetten ibarettir. “Burası benim, benden olmayanların gözünü oyarım” anlamına gelir. Faşizmin, soykırımların, tehcirlerin temelini oluşturur.

Türk’le hiçbir derdim yok. Sadece sizin gibi Türklerle derdim var.
ronmargulies@btinternet.com