Sihirli kelime ‘Cumhuriyet’ değil DEMOKRASİ dir.

Bugün gazete sitelerinde gezinirken bir haber dikkatimi çekti .
Gazetedeki  haberde şu başlık vardı “İlki, 14-15 Nisan 2007 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Mitingleri, yıllar sonra yeniden gündeme geldi.”
Benim açımdan çok yadırganacak bir durum olmamakla beraber,özellikle bu mitingleri ve buna benzer politika yapanların ağızlarından düşürmedikleri o sihirli kelime ‘cumhuriyet’e dikkatle eğilmek istedim.Tabi pek çok olumsuz görüşüde göze alarak bu kısa yazıyı yazmaya karar verdim.Malum birilerinin kıblesi ,hatta tanrısı yerine geçecek kadar sihirli bir kelime şu “cumhuriyet” denen şey.
Gerçekten fırtınalar kopartılan şu Cumhuriyet ne melem bir şeydir sizler hiç düşündünüzmü? Yada herkezin ilk elden cevap verdiği gibi “halkın kendi kendisini yönetmesi” midir?Olay bu kadar basit ise bu fırtına nedendir? Sorular sorular epey fazla var.
İlk elden şöyle bir tekniki araştırma yapmak gerekiyor,bakalım Cumhuriyet neymiş ? Okulweb.meb.gov.tr’den wikipedia.org’a,ordan Turkhukuksitesi.com’a kadar ortak bir tanım mevcut, oda kısaca şu şekilde karşımıza çıkıyor.
Cumhuriyet, hükümet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir

Cumhuriyet kelimesi Arapça kökten 18. yüzyılda Osmanlı Türkçesinde türetilmiş bir isimdir. Arapça cumhur kökü “bir araya toplanma, topluluk oluşturma”, bu kökten türeyen cumhūr ise “cemiyet, toplum, kamu” anlamına gelir. 18. yüzyıl Avrupa’sında monarşi ile yönetilmeyen Hollanda, İsviçre (ve 1789 Devrimi sonrasında Fransa) gibi ülkeleri tanımlayan Latince respublica ile Fransızca république sözcüğünün Türkçe çevirisi olarak benimsenmiştir.

 
Şimdi diyeceksinizki ee bunu zaten biliyoruz.Evet bende biliyordum , ama konumuz ADD nin organize ettiği cumhuriyet mitinglerinden açıldığı için ve özelliklede mitingler  “Türkiye bizim, Cumhuriyet Bizim” sloganıyla yapılacakken ,yukarıdaki pek çok kaynaktaki cumhuriyet tanımı demekki yetersiz yada pek çok kişi tarafından anlaşılmamış olduğu görülüyor.
Birileri çıkmış Türkiye bizim diyor.Bende ‘ Siz kimsiniz? ‘  arkadaşım diye sormak istiyorum.
Yine ana sloganlarından ikincisine dönelim,diyorlarki “Cumhuriyet bizim” , vaybe, hani cumhuriyet halkın tümünün katılımı sonucu yapılmış seçimlerle iktidara gelmiş kişilerden oluşan, belli sürelerde görev yaparak devleti yönetmesi idi.
Kafa biraz karışıyor değilmi.
Birileri çıkıyor çok kaba ve kendilerinden olmayanlara küfür eder gibi kardeşim bu ülke ve cumhuriyet benim diyor.
Şunu herkez anlamalıki Türkiye de,Cumhiriyet te mal değildir ve kimsenin malı da değildir ,bu ülkede yaşayan herkezindir.İşçinindir,Öğrencinindir,kadınlarındır,sizin kurallarınızla başı örtülü diye ayrımcılığa uğrayanlarındır.
Türklerin olduğu kadar Kürtlerin,Ermenilerin.Pomakların,Lazların ve diğer halklarındır.Müslümanların olduğu kadar ,aynı zamanda hristiyan vatandaşlarındır da.Bunu biraz anlayabilseniz işler çok daha kolay gelişecektir.
Tamda burada cumhuriyet bu kadar değerli birşeymidir diyede kafamda sorular oluşuyor.Bu noktada örneklerine bakmakta fayda var tabiki.
Cumhuriyet yararlı mıdır?
Örneğin İngiltere, Cumhuriyet adını verdiğimiz yönetim şeklini benimsememiştir. Ancak, İngiltere’nin demokrasi tecrübesi o kadar fazladır ki, mevcut sistemin işleyişi, dünyanın herhangi bir yerindeki bir cumhuriyetten daha mükemmeldir.
Ayrıca bunun devamında ABD’nin özgürlükler ülkesi olması ile İngiliz halkının demokrasi tecrübesi arasında tarihsel bağlar vardır ve bu bir tesadüf değildir.
Püriten anlayışa sahip göçmenlerin bir özgürlükler ülkesi kurabilmeleri, tarihsel demokratik birikimle alakalı bir durumdur.(dış dünyaya karşı emperyallık durumları ayrı bir konu).
Sanırım artık şunu anlamaya başlıyoruz.İdeolojik ve slogansı ifadelerle Cumhuriyet rejimini savunmak hamasetten öteye gitmez.
Peki gerçek ihtiyaç nedir?
Cumhuriyet kurarsınız, ama onu başkaları sizden daha iyi kullanabiliyor olabilir.Tıpkı bir takım çevrelerin AKP nin bu rejimi kullanarak başka niyetleri olduğunu ileri sürmesi gibi.Burda da görülüyorki gerçek cumhuriyet bizim diyenler cumhuriyeti kullanma ve yaşatma noktasında epeyce düşük puanlarla sınıfta kalmışlar.
Çok doğaldırkı cumhuriyet rejimi kimi zaman onu iyi kullanmayı bilmeyen milletlerin dış etki ve müdahalelere daha açık hale gelmelerine hizmet de edebilir.
Bu noktada Cumhuriyet nedir sorusunu birde biz cevaplarsak; Cumhuriyet, belki de, halkın daha iyi yönetilebilmesi için bir arayıştır. Modern bir denemedir. Ama ne halkın en iyi şekilde yönetileceğinin bir garantisidir, nede en iyi yönetim şeklidir demek o kadar kolay değildir.O yüzden çokta coşmaya gerek yok.
Bir cumhuriyetin sloganlarla şişirilmesi onun iyi olacağı anlamına gelmemektedir.Zira cumhuriyetin halkın tarihsel birikimi, töresi, orfu, adeti, geleneği ile bu yönetim şekli arasında bir doku uyuşmazlığı var mıdır, ona da bakmak lazımdır.
Demokrasi bilincinin ve yaşam felsefesinin yerleşmediği toplumlarda cumhuriyet katı ve otoriter bir rejim de olabileceği gibi demokrasinin yerleştiği toplumlarda tanımına uygun bir ortam sağlayabilir. Kritik faktör demokrasi bilincinin yerleşmiş olması ve halkın bunu içine sindirebilmiş olmasıdır. Halkın neyi ,niçin ve ne kriterlerle seçtiğinin bilincinde olarak içine sindirmesi , seçtiklerinden hesap sorabilmesi ve beğenmediğini onaylamadığını yine seçim yoluyla değiştirebilmesi süreci ancak halkın belli bir demokrasi kültürünü kazanmış olması ve bunu yetkisini kullanabileceği kurumların iyi işlemesi ile mümkündür. Aksi durumda Çin Halk Cumhuriyeti de bir Cumhuriyettir,Firansa Cumhuriyeti de hatta İran İslam Cumhuriyeti de Cumhuriyettir. Oysa isveç bir krallıktır.
Yani  burdan şunu anlıyoruz, sihirli kelime cumhuriyet değil DEMOKRASİ dir.
Demokrasi olmadan var olan Cumhuriyet güdüktür,eksiktir.bir ayağı topaldır.
İbrahim Kenar/ 2011-02.05/ isveç