MARTANİSHKA GELENEGİ ve BABA MARTHA


Martanishka gelenegi Pomak kabilelerinin Rodoplara ve trakyaya yerleşmelerinden önceki yerleşim birimlerine kadar uzanır. Cok çeşitli anlatımlardan ortaklaşılarak bu kadım efsanelere ulaşabilir. Genelde ortaklaşılan efsane şöyledir.
GÜNEŞ KIZ
Güneş boylu poslu güzel kızdır, Alına salına gökyüzünde dolaşır durur. İnsanoglu bu dolanmayı sevinç ve mutluluklarla izlerler. Gün gelirki Güzel güneş kızın zorlanarak yere düştüğü gözlenir.
HAİN RAZABATS
Razabats; Kafası ablak çocuk görünümlü, vücudu yılan şekilli kanatları olan bir ejderhadır. Sarayı yerin 7 kat derinliğinde kat kat kötülüklerin yaşandığı karanlık,ıslak dehlizlerin bulunduğu, çeşit çeşit zındanlarında iyilikleri, güzellikleri hapsetti bir yerdedir.
Bircok iyiliği yeraltı zindanlarına hapsetmekle ünlü razabatsın epey zamandır gözü Güneş kızın üzerindedir, bir kolayını bulup sonsuz zindanlarından birine hapsetmektir başlıca arzusu.
Yılın belli bir döneminde güneş kızın hastalandığını, eski neşesini kaybettiğini gören razabats onu esir alma planlarını devreye sokar ve yavaş yavaş onu yeraltına çekmeye başlar. Bir görünerek bir kaybolarak razabatsa direnen güneş kızı sonunda esir olur.
GÜNEŞ KIZ ESİR DÜŞÜYOR
Esir alınan güneş kız karanlık sarayın zindanlarına kapatılınca bütün dünyanın bundan haberi olur.
Tüm dünyada kuş cıvıltıları kesilir, çocuklar kahkalar atamaz oyunlar oynamaz olur, sular artı akmaz olur taşa çevrilirler, Ayaz rüzgarları dadanır tüm dünyaya tüm doga gibi Pomak evlatlarıda büyük bir kedere dalarlar, artık her yer yas her köşe hüzündür.

YAKIŞIKLI, GÜCLÜ POMAK DELİKANLISI

Cesur genç ve yakışıklı bir adam olan Pomak delikanlısı bütün bu olan biteni görür şahit olur. Güneş kızın nasıl esir alındığını dünyaya keder ve yasın nasıl cöktügünü görür bilir ve güzeller güzeli güneş kızı büyük bir aşkla kurtarmaya karar verir.
Razabatsın korkunç görünümlü lanetli sarayına gitmek için ayaz rüzgarlarla boğuşur, karanlıklarda yol bulmaya zorlanır sonunda yeraltının yedi katında yedi kere yedi şirretliğin, melanetin yaşandığı meçhul saraya ulaşır.
Uzun süre o korkunç sarayının koridorlarında, dehlizlerinde, mahzenlerinde,zindanlarında her bir katın bekçisiyle kapışır, her kattaki iyilikleri güzellikleri zapteden zından korucularıyla boğuşur her zaferinden sonra ablak çocuk görünümlü kanatlı yılan Razabata ulaşmaya calışır.
RAZABATS LA POMAK KAHRAMANIN KARŞILAŞMASI
Aylar günler süren aramanın sonunda Razabrats’ı bulan Pomak kahraman onu güzeller güzeli güneş kızı yanıbaşında esir olarak tutarken gördü. Güneş kızın kahramanımızı görmesiyle bakışları ışıldadı ışıldadı sarayın derinliklerinden yukarılara fırladı. Şaşkınlıkla kahramanımıza bakakalan razabat bir güneş kıza bir kahramanımıza bakıyordu. Kahramanımız Razabatı büyük bir cesaretle onu kavgaya cagırdı.
Karşısında İnsan evladının meydan okumasını hayretle gören razabat hayretle sordu “Bütün bekçilerimi korucularımı aşarak buraya kadar nasıl ulaştın ne istiyorsun”
“Güneş kızı almaya geldim razabat gec karşıma” diye tok bir sesle yanıtladı kahramanımız.
RAZABATSLA KAHRAMANIMIZ KAPIŞIYOR
Yerin yedi kat dibinde tüm baş Plashiluları, srashnuları ,drakusları ,veshkarı Paltenikleri çevresinde toplamış olan Razabat Büyük bir kızgınla “Ey kendini bilmez Pomak evladı sen kendini ne sanırsın” diyerek meydan okumayı kabul eder.

Yerin yedikat dibinde büyük bir çatışma başlar, bir ara güneş kızıda yanına alan kahramanımız çarpışarak yedinci kattan altıncı kata çıkar, buna öfkelenerek dahada saldırganlaşan Razabat durmadan bir insanoğluna sahip çıkamayan Plashilu,srashnu,drakus,,veshka, ve paltenikleride azarlar..

Aralarında uzun savaşlar altıncı kattada sürer ve kahramanımız bu kattanda 5 kata çıkar, güneş kızın gözleri bi daha güvenle ışıldar ara ara yeryüzüne ulaşır.
Kıran kırana döğüşler yerin her katında ve üst katlara ulaştıkça daha şiddetli devam eder Şaşkınlıkları gecen ve güneş kızı ellerinden kaçırdıklarında Razabatın hışmının ne olacağını iyi bilen Plashilu,srashnu,drakus,veshka ve palteniklerde azgınlaşır. Yer yer savaşı kaybeder gibi olur kahramanımız tekrar alt katlara inilir, tekrar kazanır üst katlara çıkılır.
Artık son katlara yaklaştıkca chuma,aptalki lerde razabatın yanında yer alırlar. Güneş kızın gözleri artık gülmekte gülücükleri yeryüzünden hissedilmektedir.
Son kattan yeryüzüne cıkıldıgında kötülerin kötüsü ablak çocuk suratlı kanatlı yılan razabat tüm Plashilu,srashnu,drakus,chuma,aptalki,veshka ve palteniklerin desteğine rağmen yenileceğini anlar.
Güneş kızın yeryüzüne ulaşmasıyla birlikte ayaz rüzgarlar dinmeye başlar. Kahramanımızda bunca kavgadan bitkin olarak yeryüne ulaşabildiginden her yeri yaralı sürekli kanıyor haldeydi. Kahramanımızın akan kanları bembeyaz karın üzerinde lekeler halinde yayılılıyor güneş kızın yarattığı sıcak esintiyle kan zerrecikleri bembeyaz karı delerek toprağa ulaşıyordu..
BU KAVGA SON KAVGAMIZ…..
Son gücünü toplayan kahramanımız güneş kızın etkisiyle etkisizleşip güçsüzleşen Plashilu, srashnu ,drakus ,chuma ,aptalki, veshka palteniklerin desteğinden yoksun kalan Razabata saldırdı, razabat artık yeniliyor aldığı darbelerden can çekişiyordu, güneş kız güvenle ve sevinçle adım adım gökyüzüne yükseliyor bu yükselişi gören Razabatın yedi kere yedi canları tek tek onu terkediyordu. Razabatın canları bedenini terkettikce güneş kız dahada yükseliyordu gök yüzüne artık. Razabatın son canıda kendisini tekedince kahramanımız savaşı kazanmış güneş kız güvenli yerine ulaşmıştı artık.
GELECEK ELELLERİMİZDE…
Cesur genç yakışıklı Pomak delikanlı elleriyle boylu poslu Güneş kızı kurtarmıştı sonuda. Güneş kız gökyüzüne yükseldikce yükseldi ve tüm dünyayı aydınlattı, ısıttı. Deli fırtınalar durdu, Ayaz rüzgarlar kesildi, insanların içine umut tekrar geri geldi, büyük sevinçlerle dışarıya fırladılar, ateşler yaktılar, üzerlerindeki miskinlikleri atmak için üzerinden atlamaya başladılar. Kuşlar tekrar cıvıldaşmaya başladılar, çocuk kahkahaları duyulmaya başladı kuytu köşelerde.
KAHRAMANIMIZ KAN KAYBINDA
Kavgayı elleriyle kazanan Genç ,cesur yakışıklı kahramanımızın ne yazıkki gelecek baharı görecek kadar zamanı yoktu. Damarlarındaki son dem kanlar sıcak kıpkızıl haleler halinde karlar üzerine ılgın ılgın akıyordu,

Kahramanımızn yaralarından akan kanlarının bembeyaz karların arasından toprağa eriştiği yerlerde Kardelenler fışkırmaya başlamıştır, yaprakları döne döne güneş kıza ulaşmaya çalışır. Kahramanımızın son damla kanı bembeyaz kanın üstüne düştüğünde artık canıda onu terk eder, yüzükoyun yattığı karların içinden fırlayan kardelen cicekleri cansız yüzünü sanki öpmek isterler.

EFSANE BUYA..
İşte o zamanlardan yani bu efsanenin Pomak atalar tarafından uydurulduğu kadim zamanlardan beri, beyaz ve kırmızı renklerde ipliklerden iki bag örgü yapılır uçlarına kırmızı beyaz püsküller, güneş kızı ve kahraman pomak delikanlıyı anımsatan koklalar birbirlerine bağlanırlar.

Uzun karanlık, soğuk günlerden gecelerden, korkmuş, bıkkınlaşmış, umutsuzlaşmış hüzne kapılmış insanları kurtarma cesareti gösteren genç yakışıklı Pomak delikanlının anısına “Doganın kurtarıcısı olma” onuruna , onun mücadelesi sonucunda doğaya katılan Kardelen ciceginin sağlık ve temizlik, ilk bahar çiçeklerinin saf beyazlıgı olarak algılanıp beyaz renk kullanılagelmiştir
Güneş kızın güzelliği, ısıtıcılıgı, cemrenin kızıllığı, güleç yüzü, kahramanımızın mücadeleciligi, kararlılıgı akıttığı kanı temsilende kızıl renk kullanılagelmiştir.

MARTANİSHKALARIN KULLANIMI
Efsanelerdeki bu mücadelenin sürdüğü günler ilk CEMRENİN düşmesiyleye ikinci cemre üçüncü cemrenin düşmesiyle devam eder.
Martinishta ları mutluluk ve sevinç icersinde günler boyunca giriş kapılarına ev içinde çeşitli yerlere asılır bu eylemlilik 31 Mart günü insanlarında kırmızı beyaz renklerle Martanishkalaşmasıyla bitirilir ve ay boyunca takı olarak kullanılan martishtalar Yeşillenen çiçek açan ağaçlara asılır. Bu eylem aracılığıyla insanların bütün yıl icersinde bolluk bereket yaşanılacağına kavgasız, savaşsız bir yıl geçirileceğine yıl içinde tüm konularda başarılı olacağına inanılır
BİR DİLEK TUT
Efsaneye göre, bir ağaca asılı Martanishka ancak tutulan dileği yerine getirebilir, Geleneklerini sürdüren pomak yerleşimlerinde Nisan ayı başlarında, birçok kasaba ve köylerde, ağaçlara asılı martinshtalar görebilirsiniz.

BABA MARTHA

Pomak geleneklerinde Yukardaki efsanenin tarif ettigi döneme , Baba Marta denir. Pomak halk inancınında Büyükanne Marthadır bu.
Bir başka efsane eşlik eder bu aşamada. Bu efsane Rodop dağlarında geçer Pomakların bilindik anavatanıdır balkanlarda,trakyada yaygınlaşır bu coğrafya üzerindeki halkların ortak kültürü haline dönüşmeye başlar.
Rodopların Shipka bölgesinde yaşayan bir ninenmiz vardır. Oda bilir güneş kızın efsanelerini bu günlerin ne kadar melanet günler olduğunu. Her sene bıktırıcı martha günlerini hep umut tarafından yakalayarak geçiştirir. Gecmişin kadim efsanelerini yaşamışçasına aktarır genç kuşaklara adı bilimez olur lakabı BABA dır (büyükanne, nine) . Yaşadıgı kış cetin geçmektedir marrtha ayı cok zordur, efsanelerle yolu aydınlatmaya çalışır. Bilgigi hesaplama tekniklerine, senenin devriye işaretlerine dikkat eder durur.
Martın son günlerine gelindiğine tecrübelerince artık emindir. Cevresine umut saçmakta birebir olan Baba bir gün çevresinde toplanan bıkkın umutsuz köylülerine dönerek “eee artık yetti bu koca martha” der ve ilave eder “O koca marthaysa bende MARTHA BABAyım” der, ne kadar koyunu keçisi varsa önüne katar. Ahali baba nın bu özgüveninden umutlanırlar geleceğe umutla bakmaya başlarlar. Koca marthanın ikili yüzü baba yı aldatmıştır bir yerde. Ya geleneklerden edindiği tecrübeler de yanılmıştır, yada bilemedegi hesap kitaplar vardır. Ögleyin günlük güneşlik olarak yola koyulduğu hayvanlarıyla Shıpkanın yükseklerinde hayvanlarıyla beraber donarak taş kesilmiş halde bulunur. Dondugu yerde bu gün bile bir çeşmenin baharla akmaya başlagı ve cok tatlı bir suyu olduğu söylenir. Koca Martha ayı yapacağını yapmış kendisine meydan okuyan Martha Babayı çekip almıştır. Bu efsaneden sonra Pomak halkı Mart ayına daha bir dikkatli yaklaşarak onun güvenilmez, kararsız yüzüne inanmaz olmuşlardır, öyle ya baba marta gibi birini bile almayı başaran bu aya günümüzün teknolojik imkanlanlarıyla bile baş etmek zor olmuyormu.
KOCA MARTHA AYI MARTANİSHKA KÜLTÜYLE BÜTÜNLEŞİP BABA MARTHA KÜLTÜNE DÖNÜŞÜYOR
Başını kırmızı eşarp takan boynuna kırmızı bir fular dolayan kırmızı bir elbise giyen Pomak insanlarını kırmızı yün çorap ve kırmızı ayakkabılı olarak gördüğünüzde Martnitshka larını ağaç dallarına asmaya başlayınca Baba marta günlerinin sonuna erdiğini anlarız.. Bahar güneşini karşılamaya hazır olan bu insanlar doğanın yeni bir uyanışı doğanın tekrar canlanacağını bilirler ve birbirlerini tebrik ederlerken doğaya yeni bir hayatı canlandırıldığı için şükran duygularıyla, hayır duada bulunurlar

Martanishta geleneği en eski slav kabilelerinden süzülüp gelen bir gelenek olmakla birlikte bu geleneğin üzerine Rodopla ve trakyada Pomak kabileler tarafından BABA MARTA Pomak halk kültü oturtulur. Bu kült yaygınlaşarak baklakanlardaki diğer halklar tarafındanda benimsenir. Bu Pomak halk kültü Kendi içinde diyalaktik bir gelişme gösteririr, her anlatımın arkasında biraz öfke biraz sevinç vardır, hem inkarı savunur hem tastik ederek bütünleşir. Doganın yaşamı yenilemesi dişildir,barışçıdır, sevecendir aynı zamanda erildir kavgacı , yıkıcı yokedicidir. Yaşanılan baba marta süreçleri hem kendini inkar eder hem yeniyi kurar kurduğu yeniyi olumsuzlıyarak eskiye ulaşır derken farklı yeni çözümlerde bulur kendini.

Bu saygın mücadele günlerinin sonunda (21 Mart) sabahın erken saatlerinde kalkılır ev kadınları evi baştan aşağı kaldırır süpürür havalandırır, kışın miskinliğini ev içinden kovalarlar Bu günde evi korunması için evde kırmızı giysiler giyilir (mont, kemer) kırmızı ev ici eşyalar kullanılır. (kilim, masa örtüsü) Böylece hane içine bu kötü insanlar, kötü düşünceler, hastalık ve yoksulluk giremiyecegi varsayılır.
KIZIL RENK
Kullanılan bu kırmızı renk, Martha ninenin insanları mutlu ve eğlenceli kılacagı inanılır ve böyle davranılırsa , o zaman hava güneşli ve sıcak olacaktır. Baba Marta yapılanları gördüğünde, gülecektir ve güneşte ılık yüzünü gösterecektir!

Ailenin her bir üyesi ne kadar martenitsa bağımlısı olursa ve martanishsa lar ne kadar beyaz ve kırmızı renk iç ice geçerse baba martha daha da muteber olur,

BABA MARTHA DA MARTANİSHALARIN SİHİRLİ GÜCÜ

Martanitshaların , nazar ve hastalıktan insanları korur, daha önceden bulunulmuş kötü dilekleri ortadan kaldırmak isteniyorsa yeşil veya çiçekli ağaç üzerinde asılır. Bazı yörelerde martanitsa büyük bir taşın altına koyulur, gizlenir 9 gün boyunca dokunulmaz 9 gün sonra taş kaldırılır ve altında . Eğer hic bir canlı böcek yoksa bu yıl, koyunları veriminin bol olacağı varsayılır. Saklanan martanishkaların üzerinde hayvancıklar (böcekler) ve daha büyükçe hayvanlar görülürse damızlık ineklerin verimli olacağı şansın yaver gideceği uğurlu bir yıl olacgı varsayılır.

Martenitsalar mutfak lavabolarına, ahşap direklere, elma ağaçları, ya da bir gül asılırsa o yılın güzel ve sağlıklı geçmesine vesile olur. Bazı yörelerde hayat su üzerinde geliştiginden martanishalar suya atılırlar o yılın çalışma yaşamının daha kolay gececegi varsayılır. Bazı yörelerde güneşe dogru martenitsalar atılarak Kırmızı Beyaz bendede var denilerek o yılın iyi geçmesi dilenir.
BABA MARTHA SON GÜNÜNDE (21 MART) CERCEVESİNDE RİTÜELLER

Bol dumanlı Ateş yakılarak üzerinden atlanır bu dumanın inssan ruhunda arındırmaya vesile olacağına bahara tertemiz girileceğini gösterir. 21 marta denk gelen günde tüm köylerde dumanlı ateşler yakılarak adeta köyün kendisi bu duman banyosundan geçer.

21 mart sabahı Hayvanların ağıllarının, ahırlarının kapısına ağaç fırın küreği konularak hayvanların bunun üzerinden atlıyarak geçmeleri sağlanır, bu hayvanların o yıl sağlıklı ve verimli olacağı varsayılır. Bazı yörelerde hayvanların atlıyacagı yere Mushaflar sarılarak koyulur.

21 Mart günü her Pomagın üzerinde muhakkak bir kırmızı giysi, aksesuar bulur, bulunmaması aykırılık olarak görünür.

Bir ay boyunca çeşitli yerlerde asılı bulunan martanishkalar son günde (21 Mart) yerlerinden alınarak yeşillenmiş, çiçekli ağaçlara asılarak orada bırakılır.
Tüm pomak ve ezilen halkların baba martha günleri daha az sıkıntılı gecmesi 21 mart ın insanlıgın esenligi dogrultusunda bir gün olması dilegimle saygılar.

Şaban Korkmaz / Pomaknews-Çanakkale