Din ve Etnisite:Yunanistan ve Türkiye’deki Azınlıkların Kimlik Meselesi Alexis Alexandris

183333

Trakyalı Pomak Müslümanları Büyük oranda Slav dilleri konuşan balkanlı müslümanı etnik topluluk Pomaklar,yüzyıllar boyu çok farklı kültürel etkilere maruz kalmış kimlikleri bu etkilerle şekillenmiştir.*Popoviç 1986 -169 vd;Turan 1999 69-83.

Pomaklar,Trakya’nın hem Yunanistan’a hem de Bulgaristan’a ait olan kısımlarında uzun zamandır bulunmaktadırlar.Bulgaristan 1912 yılında Rodopi bölgesinin büyük bir kısmını toptaklarına kattığında Pomaklar,Bulgar-Müslüman muamelesi görmüştür. Fakat etnik kökenleri belirsizliğini korumakla beraber Pomaklar kendi dillerini konuşmayı sürdürmekte,kendilerini diğer Baklan halklarından ayıran özel etnik-kültürel özelliklerini de korumaktadırlar.(Şeyppel1989;42).

Günümüzde Pomak nüfusu Trakya’nın Bulgar sınırına yakın bir bölgesi olan Rodopi’de küçük yerleşimlerde yaşamaktadır,en yoğun biçimde bulundukları yer ise Müslüman nüfusun yüzde 63,4’unu oluşturdukları Xanthi’dir.(Dalegre 1997;233).(Pomaknews Notu: Bu bilgilendirme sadece Yunanistanda yaşayan Pomaklar için geçerlidir. Bunun haricinde Pomak halkı 5 farklı ülkede daha yaşamaktadır.)

Yunanistan vatandaşları ve büyük oranda Türkçe konuşan müslüman azınlığın üyeleri olan pomaklar için Yunanca ve Türkçe bilmek zorunludur.Kendi dillerini ise aile içinde,arkadaş ve tanıdıklariyle konuşurken kullanmaktadırlar.Trakyalı pomakların bir kimlik krizi sürecinden geçtiğini gösteren çok miktarda kanıt mevcuttur,etnograf Tatjana Şeyppel’e göre bu kanıtlar,bu kişileri “tehlike altındaki Balkan nüfusu” olarak adlandırmaya yeter miktardadır:
Gerçekte hiçbir Pomak,kendini Yunanlı olarak göremez…

Tüm dilşel ilişkilere rağmen Bulgar olmayı da istemez.Kimi zaman Türk olduklarını iddia ederler,fakat bununla kastettikleri müslüman olduklarıdır.Türklerle ilişkileri,genel olarak,kanun karşısında belli bir derece tanınan – ki kendileri,Pomaklar,bu şekilde tanınmamaktadır-güçlü bir örgütten yardım ve destek isteyen bir ricacı biçimindedir.Kimlikleri sorulduğunda Pomaklar genellikle duraksar.Bazıları Pomak sözcüğünü yalnızca yüzlerini yere eğerek ağzına alır,tıpkı başka yerlerde “Çingene” veya “Yahudi” sözcükleri söylenirken olduğu gibi(1989:46-47).

Pomakların bugün yaşadığı kimlik krizinin en büyük sebeplerinden biri muhakkak Pomak çocuklarının son kırk yıldır Pomak diline ve kültürüne hiçbir göndermesi olmayan Türk dilindeki bir azınlık eğitimi sistemine dahil edilmiş olmasıdır.Türkçe konuşmaya başladıktan sonra kimi Pomaklar Türkiye’ye bir bağlılık da geliştirmiştir.Trakya’nın Pomak köylerinde bir araştırma yapmış olan sosyal antropolog yannis Frangopoulos ‘a göre , “Pomak etnik yapısı ve diğer yanda doğmakta olan bir Türk milliyetçiliğinin takip ettiği İslam dini sürekli bir etkileşim ve hatta bir çatışma içerisindedirler”(1994: 153).

Bunun yanında devlet hizmetlerinden yararlanamadıkları duygusu,Pomakları daha büyük bir etnik grup olan Türklerle özdeşim kurmaya yönlendirmiştir.Trakya’daki Türkçe konuşan kişilerin,özellikle şehirdekilerin,soyları Osmanlı İmparatorluk geleneğine dayandığı için azınlıklar arasında belli bir saygı gördüğünü unutmamak gerekir.Komontini’deki Türk Konsolosluğu’na yakınlıklarının beraberinde getirdiği ayrıcalıklardan faydalanan da yine azınlık elitini oluşturan bu gruptur.Yunan Parlementosu’ndaki ‘k’ vekillerinden ,zaman içinde hem bölgesel Yunan siyasi oluşumuyla (Panhelenik Sosyalist Parti-PASOK ‘tan millet vekili olmuştur)hem de Türk konsolosluk çevreleriyle ayrıcalıklı bir ilişki kurmayı başarmış olan Galip Galip,Pomak kökenli,Türkçe konuşan,içinde yaşadığı kültürü benimsemiş kişilere iyi bir örnektir. Aslında Trakya’daki en milliyetçi azınlık mensupları Pomak ve Roman kökenlidir/Eski bir siyasetçi ve şu anda görev yapmakta olan Xhanti müftüsü Mehmet Emin Ağa ,bu bakımdan çok önemli bir kişidir.Xhanti eski müftüsü Mustafa Hilmi Ağa’nın (1905-1990) oğlu olan Mehmet Emin Ağa ,son kırk yıldır Trakya’daki Pomakların Türkleştirilmesi kampanyasında büyük rol oynamıştır.1980’lerde Atina’da yayınlanan günlük bir gazetenin kendisiyle yaptığı görüşmede Ağa,Pomak kökenini reddetmiş anavatanının Türkiye olduğunu dile getirmiş ve Yunan yetkilileri ,”Yunanistan,Batı Trakya’da yaşadığımız sorunları çözmezse tatminkar bir çözüm için anavatanımız Türkiye’ye başvuracağız ,”diyerek uyarmıştır.(Ta Nea,12 Mart 1984) Ne var ki Trakya’da 1930’lardan beri sürmekte olan sınır tanımaz nüfus ,halen baskın konumda bulunan muhafazakar dindar çevreler ,özellikle de Pomak nüfusça tepkiyle karşılanmıştır.İki savaş arası yıllarda Yunanistan’daki Müslümanlar Birliği (İttihat-ı İslam Cemiyeti) ve Müslüman Muallimler Birliği gibi güçlü kuruluşlar azınlığın dindar kimliğini vurgulamış ve Yunan devletine sadık kalmışlardır.(Aydınlı 1971:369-75;Özgüç 1974:71-74;Minaidis 1990:249-51).daha yakın bir geçmişte,kendini ifade etme işaretleri Atina’nın Pomakları ayrı etno-kültürel kimliğine vurgu yapma eğilimiyle aynı zamana denk gelmiştir.Bugünkü müftüler Hafız Cemalı Meco(Komontini) ve Mehmet Emin Sınikoğlu (Xhanti) ve Xhanti il meclisi üyesi Raif Sabuncu gibi Pomakların ileri gelenleri böyle duygulara kapıldıklarını ifade etmişlerdir.(Eleftheros Typos,20 Ağustos 1993). Bir grup Trakyalı müslüman öğretmen-Rıdvan Karahoca,Aydın Mümin ve Muzaffer Cemalı Kapıca-Pomak etnik kimliğini ete kemiğe büründürmek için Pomak dilinden Yunanca’ya ve Yunanca’dan Pomak diline ilk sözcükleri yayınladılar(Karahoca 1995),

Pomak dilindeki ilk gazete olan Zagalışa da 1997 yılının Ekim ayından beri Komontini’de yayınlanmaktadır( Pomaknews Açıklaması: Burada bir yanlış bilgi mevcuttur.Zagalisa Pomak dilinde değil Yunan dilinde Pomaklara yönelik yayın yapmaktadır.) . Bu gazetenin yayın hayatına başlamasından birkaç ay sonra bir diğeri Gazete Pomacı,onu takip etmiştir. Böyle girişimler,Avrupa Birliği’nin sözlü dillerinden olan Pomak dilini kaydetmekte ilk adımlar sayılabilir.(Syrigos 1995:8-9).Bu girişimler,Türklerin asimilasyon baskısından rahatsız olduğunu beyan eden ve Yunan hükümetini,Trakya’nın Yunanistan’a ait kısmındaki Pomakların etnik kimliğini ve kültürünü korumaya davet eden Ömer Hamdi’nin başkanlığını yaptığı Komontini’de bulunan Pomak Çalışmaları Merkezi’nin gözetiminde gerçekleştirilmiştir(Makedon Yayın Ajansı,25 Ağustos 2000). ne var ki bu türden çabalar belirli bir programa bağlı olarak yürütülmemektedir;University of Thraçe’ten bir gözlemcinin de ifade ettiği gibi daha ciddi akademik çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.(Syrigos 1999-2000:43-84)

Diğer yandan,Türkler bu karşı koyusun Yunan propogandası olduğunu iddia etmekte,Pomak kimliğini vurgulayanları “Yunan idaresinin masası” olmakla suçlamaktadırlar.

EGE’Yİ GEÇERKEN 1923 TÜRK-YUNAN ZORUNLU NÜFUS MÜBADELESİ

Derleyen:Renêe Hirschon

Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşmasını oluşturan
bir dizi hukuki belgeden biri olan 30 Ocak 1923 tarihli
Türk ve Yunan nüfus mübadelesine ilişkin Lozan
Sözleşmesinin 75. yıldönümünde, 1998’de Oxford
Üniversitesi, Queen Elizabeth House Mülteci Çalışmaları
Merkezİ’nİn ev sahipliği yaptığı uluslararası bir
konferansta sunulan çalışmaların derlenmesiyle ortaya
çıkan bu kitap, Ege’nin her iki kıyısında çeşitli
toplumsal boyutlarıyla yaşanan ve günümüze kadar uzanan
zorunlu mübadelenin sonuçlarını ele alıyor.

Türk ve Yunan halklarının toplumsal belleklerinde farklı
yorumlarla yeralmış mübadele için “tarafsız” bir
tarihyazımını gerçekleştirmenin çok zor olduğunu
söyleyen Renee Hirschon, görünüşe göre “daha tarafsız”
bir görüş sunma çabasının bile taraflardan birince
“haksız” bulunmaya mahkum olduğunu ve sonuçta herkesin
kabul edeceği bir “ortak tarih anlatısının zor olacağını
ifade etmektedir.

Ege’yi Geçerken konferansın düzenlenmesinde, kitabın
yayınlanma sürecinde İzlenen yöntem açısından tüm bu
hususları dikkate alan ve tarihi “iki yanlı” olarak
sunma yönündeki ilk adım olmakla birlikte, yeni
kuşakları yıllar önce halkların maruz kaldığı zorunlu
göçten haberli kılması ve toplumsal belleğin daha sağlam
verilerle gelişmesi için gerçekleştirilen önemli bir
çalışma olarak değerlendirilmelidir.

Türkçe (Orijinal Dili:İngilizce)
440 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 16 x 24 cm
İstanbul, 2005
ISBN : 9789756176092

http://www.idefix.com/kitap/egeyi-gecerken-1923-turk-yunan-zorunlu-nufus-mubadelesi-renee-hirschon/tanim.asp?sid=IPGQ2123ZG3G4LJWYW3J