Pratik Yanlış Kurulan Teoriyi Reddeder.

545784_286908611415263_579212282_n Büyük ustalar ”Hata yapmaktan korkmayın”der. Bilginin durulanması,arınması; genel ile özel arasındaki ilişkinin net ve anlaşılır şekilde kurulmasıyla hayat bulur.

Doğa ve toplumdaki hareketi bilimsel ve sonsuz ilişkiler dizgesi içinde açıklar. Bilgiye bir bütün olarak ulaşmak ve bilgide ki sonsuzluğu keşfetmek mümkün değildir. ‘Ben her şeyi bilirim’ anlayışı idealist bir anlayış olup, anti bilimseldir.Bilim,mutlak gerçeğe ulaşmak için vardır ve görece doğrudur. Ama ben bilirimci yaklaşımları kesinlikle reddeder.

Toplumun üreten emekçi çoğunluğuyla ve ezilen dünyanın birikimiyle olan ilişkileri kadar ilericidirler. Bunun ilk adımı, bilimsel düşünmek ve bilime inanmaktır. Bilimsellik insanı gerçeklerle buluşturur,gerçekle yüzleştirir,bu niteliğinden ötürü itici bir güçtür. Ancak bütün bilimler pratikte doğrulanır, başka da bir yöntem yoktur. Hatalar da öyledir.

Gerçekle kavga edenler hatalarını asla kavrayamazlar ve sıfır hata pozisyonuna düşerek idealist bir tutum içine girerler. Bu hastalıklı kişilik,yaşadığı yapıyı da hasta eder. O nedenle hatalarla kolektif mücadele etmek devrimci bir görevdir. Hataları da salt teorik olarak düzeltmenin olanakları yoktur,hataların ispat aracı pratiğin kendisidir.

Günümüzün pratiğine uygun kafalar ancak günümüzü analiz edebilir,hastalıklı kafalar değil. Bu sorun tarihin ana problemlerinin başındadır. Mutlaklaştırıcı dogmatik bakış,nesnel gerçekliği anlamada tamamen yetersizdir ve nesnel gerçekliği anlayacak kapasitede değildir. Bilimsel devrimci tutarlılık, nesnel gerçekliliği anlama gerçeğidir. Bilgi bir süreçtir ve bugünün pratiği ve bilgi birikimi, tarihsel ve toplumsal olarak geridir.Aktivistler eylemciler hatalarla yüzleşip ibretlik dersler çıkaramadığı sürece kendilerini aldatırlar ama kitleleri aldatamazlar. Çünkü öncü pratik,üreten emekçi pratiğinin gerisine düşmüş ve yaşamdan,pratikten kopmuştur.
Sınıflı toplumların hayatı,gerçek hayat şimdilik çok kirlidir ve temiz kalmak,yüksek ilerici bilinç gerektirir.

Ancak; hayatın içinde olanlar kirlenirler, kirlenmemek için,hayatın,gerçek yaşamın dışında olmayı gerektiriyor,böyle olması ise mümkün değildir.

Hiç bir sorunun önceden hazırlanmış çözümü yoktur. Bütün sorunlar kendi pratik zeminlerinde çözülürler. Salt başına teori çözüm merci değildir. Sorunları çözmek, pratik ve pratiğin kendi özgüllüklerinden hareket etmeyi gerektirir. Her hangi özgün bir sorunu,doğasına nüfuz ederek çözmeye çalışan birinin ilk yöneliminde hata yapma olasılığı ve rızkı çok yüksektir. Ancak bundan korkmamak lazım. Korkmamak,soruna nüfuz etmemek,sorunu çözmekten vazgeçmektir. Öyleyse hata yapmaktan korkmamak gerekiyor. Sorunlarımızı çözmeye çalışırken yapacağımız hatalar,bizim için çok değerli ve öğreticidir. Doğrular bu yönelimlerimizden,bu hatalarımızdan,toplumsal pratiğimizden çıkar…

Hayat, Maddi süreçlerin pratiğinden çıkan sonuçlar ve bu sonuçların belli bir bilimsel disiplin içinde tasnif edilerek,işe yarayanın alınması,yaramayanın,depolanması ve giderek,elde edilen bütün bilgilerin bir sistematiğe oturtulması zorunluluğudur.

Bilgi, bilimsel bir meseledir ve bilgide faydacılığa düşmenin koşulları yoktur, o zaman bilgi olmaktan çıkar. Bilgide kendini beğenmişlik ve sahtekarlık olmaz, bilgi zaten buna müsaade etmez. Bilgili,dürüst ve tevazudur. Bilgili yetinmez,sürekli ve yeniden üretmek, bilginin daha üst biçimlerini üretmek için çalışır. Bilgide öğrenirken doyumsuzluk, öğretirken ve aktarırken yorulmazlık esastır…

Deney de bilimsel bir yaklaşımdır… Devrimcidir… Her mücadele de bir deneydir. Çok denedik, çok yenildik. Ama denemekten yorulmadık. Kimliğimizi, dilimizi ve kültrumuzu geri kazanmak, bizden çalınan ne varsa geri almak en büyük devrimdir… Buna kavuşabilmek için belkide tekrar tekrar örgütlenmeli, tekrar tekrar deneyleri pratiğe yansıtmalı ve sonsuza dek denenmesi gereken ne varsa yaşama aktarılmalıdır. Birgün mutlaka doğru olan bulanacak ve halkımızın bu varlık mücadelesi başarıya kavuşacaktır. Bu özgüvenle hareket etmek, bilgiyle donanmak başarıya giden yolu bize gösterecektir.Hatayı düzeltmek bir anlamda eylemdir.

Herkesin general olmaya çalıştığı mücadelelerin sonu hüsrandır. Dil, kültür, kimlik mücadelelerinin neferlere ihtiyacı vardır. Pomak halkının bir neferi olmayı beceremiyenler hiçbirzaman sonuca ulaşmayı başaramıyacaklardır. Tepeden inme örgütlenmelerle ve sadece maddi güce dayalı 3-5 kişilik organizasyonlarla ancak rakı masalarında Pomakları konuşur hale geldiklerinin bile farkına varamıyacak kadar körleşeceklerdir.

Şu çok iyi bilinmelidir ki en doğru ve haklı davalar dahi yalan, iftira, dezenformasyon ile savunulamaz. Savunulursa doğruluğunu, haklılığını sorgulatırsınız. Malesef bunu iş edinmiş insanlar bu mücadele içerisinde yer bulmaktadırlar ve Pomak kurumları,aktivistleri arasına nifak togumları ekmek için yoğun çaba görstermekte ve böylece Pomak halkının varlık mücadelesini engellemeye çalışmaktadırlar. Bunlar her koşulda açığa çıkartılmalı ve derhal uzaklaştırılmalıdır, aksi durum telafisi mümkün olmayacak sonuçları herzaman doğurma potansiyelini taşımaktadır.

Pomakçanın, Pomak kültürünün, Pomak kimliğinin özgürlüğü dünyanın tüm ideolojilerinden daha önemlidir. Köle ulusların sınıf mücadelesi köleliğin ortadan kalkması mücadelesidir. Müslümanından, sosyalistine, liberalinden, anarşistine tüm Pomakların mücadelesi kaybolmak üzere olan dillerini yaşatmak, kimliklerini korumak ve özgürlüklerini kazanmak olmalıdır. Bunun aksi yönünde yapılacak her davranış, her pratik deneyim Pomak halkına bir fayda sağlamıyacak, boşa enerji kaybına yol açacak ve kaybeden yine Pomak halkı olacaktır.

Kendisini Pomak mücadelesinin başlatanı ve tek sahibi olarak göstermek isteyenler, gram teori olmadan okkayla pratiği, şaibeli kaynaklardan akan parayla yaptıran dangalaklar Pomak halkının çıkarlarına hizmet eden neferler değil, ancak külhan beyi olabilirler. Bu dengesizler ancak rakı masalarında cami restore edeceğiz diyebilecek kadar şirazesi kaymış bir durumdadırlar. Bu tarz hareketlerin en büyük sorunu kafa yormadan pratik yapmaya kalkmak, kafalarındaki yanlış, uydurma hayallerini pratiğe yansıttıkça pratik bunların düşüncelerinin yanlışlığını suratlarına vurması ve vurmaya da devam etmesidir. Başta ne demiştik ”Pratik yanlış teoriyi reddeder”.

Lumpen kişiliklerini Pomak mücadelecileri diye satan bu serseri kılıklıların Pomak dünyasından tasfiye edilmesi elzemdir! Kontracı örgütlenmeleri Pomakların geleceğine umutla gidilen yolda patlamaya hazır birer mayın olarak karşımıza çıkacak ve çıkartılacaklardır.

Pomak örgütlenmeleri yada Pomak aktivistleri hiç bir davasında kişileri kahramanlaştırıp davanın önüne geçirmemelidir. Aksi taktirde suni olarak çıkarttığınız bu “kahramanlarınızın” yediği bir halt davayı kirletir, kırılmalara yol açar. En nihayetinde mücadelenin büyümesinin önünde en büyük engel durumuna gelir. Pomak halkının çarlara, sahtekarlara ihtiyacı yoktur.
Demokratik Pomak Hareketi