MUSTAFA ÇOLAK: “Onların parası, saltanatı varsa bizim de umutlarımız, hayallerimiz var”

144204676732681SİRİZA’dan ayrılan Panayiotis Lafazanis’in kurduğu Halk Birliği Partisi’nden Rodop ilinde birinci sıradan milletvekili adayı gösterilen Mustafa Çolak, Aleksis Çipras’ın yürüttüğü politikaların iflas etmeye mahkum olduğunu söyledi.

Mustafa Çolak, SİRİZA lideri Çipras’ın ve Dragasakis, Papadimulis, Pappas, Flamburaris gibi isimlerden oluşan yakın çevresinin parti tabanını, yönetimini ve politbüroyu hiç dikkate almadığı eleştirisinde bulundu.
Euro para biriminde kalma pahasına yürütülen politikalar sonucunda çok ağır bir anlaşmaya imza atıldığını belirten Çolak seçime gidilen süreci şu sözlerle anlattı: “25 Ocak’tan bu yana süregelen bir dizi huzursuzluk, daha açıkça dile getirilmeye başlandı. Çipras ve ‘saz arkadaşları’ önce Merkez Kurul’da, ardından politbüroda çoğunluğu kaybettiler. Bu doğal olarak tabanın da yansımasıydı. Bu vesileyle kongreye gitmeye korktular ve kongreyi Eylül’e, yani memorandum oylanmasının sonrasına ertelediler. Fakat memorandum oylanırken, 36 milletvekilinin bu ‘takla’ya karşı dik durup ret oyu vermesi sonrası kongrede olacakları göz önüne alan Çipras ve grubu, istifa ederek seçime gitme kararı aldı. Yaşanan gelişmeler neticesinde Halkın Birliği Partisi kuruldu. Biz ‘Sol Platform’cular ayrılıp seçimlere katılsak bile 20 gün içinde gerektiği gibi örgütlenemeyecektik ve ‘güleryüzlü çocuk’, yani Çipras yeniden başbakan olacaktı. Senaryo buydu.”

“ONLARIN PARASI, SALTANATLARI VARSA, BİZİM DE UMUTLARIMIZ, HAYALLERİMİZ VAR”

Mustafa Çolak milletvekili adaylığıyla ilgili olarak, “Benim adaylığım biraz da yoldaşlarım ve yakın çevremdeki dostlarımın ısrarıyla oldu. Ve bir dostun tabiriyle- bu ‘kurtlar sofrası’na onların ısrarlarıyla girdim. Diğer partilerdeki adaylara kıyasla kısıtlı değil, resmen olmayan imkanları kullanarak mütevazı bir seçim kampanyası yürütüyoruz Halk Birliği olarak. Ama ekip halinde, işin içine çıkar karıştırmadan, yoldaşlık ve dostluk mertebesinin en üst aşamasına ulaşmış vaziyetteyiz. Onların parası, saltanatları varsa, bizim de umutlarımız, hayallerimiz var ve hiçbir halk düşmanının umutlarımızı ve geleceğimizi çalmasına izin vermeyeceğiz diyoruz. Ve arkadaşlarım, en başta da listedekiler, hepsi genç insanlar. Listemizin yaş ortalaması 35. Günde bir veya iki saat uyuyor, geri kalan tüm zamanımızı seçim kampanyamıza ayırıyoruz; üstelik müthiş ekonomik sıkıntılar içinde. Bizimki, emekli maaşını garantileme veya milletvekili maaşını cebe indirme mücadelesi değil. Bizim mücadelemiz, halkımızı yok etmeye, gençlerimizin tümünü gurbete göndermeye, kamusal sermayenin tamamının çokuluslu şirketlere peşkeş çekilmesine, küçük işletmelerin tümünün kilit vurmasına ve en nihayetinde ülkenin tam sömürgeleşmesine neden olacak olan memorandumlara ve onları uygulayan politik odaklara karşı. Ben ve yoldaşlarım, terimizle ve kanımızla bu yangına birer damla da olsa su döküyoruz ve tüm halkımızı da bu onurlu kavgada bizimle saf tutmaya davet ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“15 KİŞİLİK GRUBUMUZDAN 3 KİŞİ KALDIK, DİĞERLERİ YURTDIŞINA GİTTİ”

Milletvekili seçildiği takdirde öncelikli hedefinin genç insanların bu topraklarda kalmasını sağlamak için çaba sarf etmek olacağını belirten Çolak, “Azınlıkçılık, solculuk, Türkçülük falan taslayan diğerlerinin önemsediği şey değil bunlar. Memorandumlara verdikleri oylarla gençlerimizin yarısından fazlasını gurbete gönderen ve gerçek anlamda azınlığı kıran tiplerin bunları düşünecek vakitleri yok çünkü. Onları ilgilendiren şey maaşları. Bir örnekle noktalayayım. Bizim hafta sonları kahvede futbol izlediğimiz 15 kişilik bir grubumuz vardı. Şimdi 3 kişi kaldık; çünkü kimisi Almanya’ya, kimisi Hollanda’ya, kimi de Türkiye’ye göç etti. Bunlardan haberi var mı siyasilerimizin?” ifadelerini kullandı.

Partisinin azınlığa bakış açısıyla ilgili olarak Çolak, Halk Birliği partileşme aşamasında olan, memorandum karşıtı, radikal, sol, ilerici bir cephe. Azınlığa bakışını anlatmam için, hiç uzatmadan, tüm Yunanistan genelinde ve tüm partiler içerisinde 1. sıra adayları arasındaki en genç adayı, ki bu benim, azınlıktan gösteren bir parti desem, sanırım yeterlidir. Ama onun da ötesinde, bizler, Marksist gelenekten geldiğimiz için, bir ülkede bir toplum ezilirken, onu ezen toplumun da özgür olamayacağına inanıyoruz. Yani, azınlık insanının da tüm demokratik haklara sahip olması gerektiği ve bu ülkenin tam anlamıyla eşit yurttaşları olması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

“EN GENÇ MİLLETVEKİLİNİN AZINLIĞIMIZDAN OLMASI ONURUNU BİZE YAŞATMALARINI İSTİYORUM”

Son olarak bölge seçmenine seslenen milletvekili adayı Mustafa Çolak sözlerini şöyle tamamladı: “Ben halkımızın tüm ezilen kesimlerine; en başta işsizliğin kıskacında olan veya güvencesiz işlerin esaretinde olan gençler olmak üzere, Halk Birliği’nde birleşme çağrısında bulunuyorum. Halk Birliği dışındaki partilerden seçilecek her vekil, 3. memorandum çerçevesinde 3 ayda bir onaylanacak olan yeni ekonomik önlemlere oy vermekten ve ülkenin olduğu kadar azınlığımızın da ölüm fermanına imza atmaktan başka bir şey yapamayacak. Bu yüzden sırf bizden diye yolladığımız ve meclis kürsülerinde hak ararken pek göremediğimiz, sadece bizi sefalete sürükleyecek düzenlemelere oy verirken gördüğümüz saksı-vekiller yerine, mecliste kendisinin hakkı için mücadele edecek insanlara oy vermeleri çağrısında bulunuyorum. Bu vesileyle, yeni parlamentonun en genç milletvekilinin azınlığımızdan olması onurunu bize yaşatmaları için, oylarını Halk Birliği’ne vermelerini öneriyorum.”

Kaynak: GÜNDEMGAZETESI.COM

Ekleyen: ÖA