Ahmet Mete hakikaten ipin ucunu kaçırıyor.

Ahmet Mete hakikaten ipin ucunu kaçırıyor.

[Azınlıkça – Sayı:47 – Mayıs 2009]

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, 14 Mayıs tarihli Yeni Mesaj gazetesine verdiği demecinde yine sünnetsiz hocalardan bahsetti!..

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizasyonluğunda İstanbul’da düzenlenen 7. Avrasya İslam Şurası’na katılan Ahmet Mete, Yeni Mesaj gazetesine konuştu. Ahmet Mete, Yunan devletinin Batı Trakya’daki imamların maaşlarını ödeyerek camileri ele geçirmek istediğini ve bunun sonucunda da sünnetsiz hocaların imamlık yapacağını söyledi…

Ahmet Mete’nin gazeteye yaptığı açıklamalardan bazıları şu şekilde:
“…Yunan devleti Batı Trakya’da imamların maaşlarını ödeyerek, camileri elde etmek istiyorlar. Bunun sonucu sakallı ama sünnetsiz hocalardır!..

“…İleride Kuran-ı Kerim’i öğrenen, İslam’ı bilen, hoca kisvesi altında sakallı ama sünnetsiz papazlar ortaya çıkabilir. Böyleleri devlet memuru olunca, karşı da çıkamazsınız. Neticede Türkiye’de papaz istediğini yapıyor, Batı Trakya’da da Yunan bize istediğini yapıyor!..”

“…Batı Trakya’da şimdiye kadar bir imam-hatip lisesi açılmasına izin verilmediğine işaret eden İskeçe Müftüsü Ahmet Mete ‘Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için çırpınanlara duyurulur’ dedi…”

*
Ahmet Mete sünnet konusunda Şahin köyünde yapılan hatim töreninde de benzer bir açıklama yaptı. Mete’nin Şahin’de yaptığı açıklamalardan bazıları şu şekilde:

“…Kardeşlerim, yarın öbürgün sakallı bir sünnnetsiz imam gelirse buraya kendisi Yorgo ama adam Kuran okumak biliyor, devlet bu kişiyi buraya memur olarak koymuş, sen de bu imamlar yasasına uyarak kabul ettiysen yapılacak bir şey yok. Adam Allahü ekber diyecek ve namaz kılacak ama gönlünden İsa Aleyhisselam’a dua edecek sen de diyeceksin ki, bu adam beni cennete götürecek.”
*
Ahmet Mete, 2008 yılında Balıkesir’de katıldığı bir konferansta Batı Trakya’daki sorunları anlatırken de ipin ucunu kaçırmış ve şöyle demişti:

“Batı Trakya’da kalmayan, bizim başımızda duran sarığın manası nedir? Batı Trakya’nın bayrak rengi yeşil, siyah ve beyazdır. Bizim başımızda bunun rengi yok ama bizim gönlümüzün bayrak rengi vardır. Bizim başımızdaki sarık şeriatın çağrıştırdığı sarık değildir. Evet, peygamberimizin sünnetidir, bunu başımızın üstünde tutuyoruz. Ama Yunan milletine de Batı Trakya Müslüman Türkü’nün şiarıdır diye kafamızda taşıyoruz. Yani, hocalarımızın başlarında taşıdığı sarıklar Müslümanlığın ve Türklüğün ifadesi, kırmızı-beyazın ifadesidir.”
*
Yine Ahmet Mete’nin imam kadrosunda görevli olan ve öğrencilere Kur’an kursu veren bazı ilahiyatçıların köşe yazarlığı yaptığı Millet gazetesinde çıkan 30 Nisan tarihli  bir haberde, insanoğlunu kurtarmak için Türk ırkından olan  24 adet peygamberin dünyaya gönderildiğinden, hem de bu Türk peygamberlerin adları bile verilerek İskeçe Türkleri aydınlatılmıştı!.. Yazıdaki ilgili bölümler şu şekildeydi:

İskeçe S. Müftüsü Ahmet Mete’ye sormak lazım, “Acaba bu 24 adet Türk kökenli peygamber arasında İskeçeli olan veya Batı Trakya Pomak Türklerinden olanı hiç yok mu? Acaba bu Türk peygamberler sünnetliymiş mi?..”


Kıssadan hisse 1

A. Mete, bu kadar aşırı “kafatasçılık” yaparak Yunan devletinin kendisini İskeçe’nin resmî müftüsü olarak tanımasını ve İskeçe’de İslam dinini temsil etmek istiyorsa işi gerçekten zor!..  Çünkü duruşundan ‘Doğu Despotizmi’ kokan Mete’nin konuşurken kırdığı cevizler sayesinde bu hiç olmayacak gibi gözüküyor…
*
Kıssadan hisse 2
Millet gazetesindeki bahsekonu yazıda, isimleri zikredilen 24 tane Türk Peygamber iddiası dışında, bir de Hz. Zülkarneyn’in (as) Türk olduğu, hatta ve hatta Oğuz kağan olduğu! iddiası ortaya atılıyor.
Hatırladığımız kadarıyla, Yunan Pomakları da Zülkarneyn peygamberin Büyük İskender olduğunu iddia ediyorlardı, şimdi buna karşılık Türk Pomakları da Zülkarneyn’in Oğuz
Kağan olduğunu iddia etmişler!
Aynı kanı taşıyan, aynı köyde oturan, aynı tepkileri ve karakteristik özellikleri taşıyan bu birbirine taban tabana zıt  iki fraksiyon, son tahlilde Pomak olduklarından dolayı olsa gerek, “ister biz Türküz”, ister “biz Yunanız” desinler, birbirlerine ne kadar da benziyorlar!
Fakat gülünç olan, hiç değilse Hz. Zülkarneyn’de anlaşmış olmaları… Bizden söylemesi, seneye hatimlerin yanısıra el ele verip İskeçe’de Zülkarneyn Peygamber’le ilgili bir konferans düzenlesinler. Zülkarney’in Türk mü yoksa Yunan mı olduğunu tespit edemeseler bile, hiç değilse Pomak olduğu konusunda belki anlaşacaklardır..

*
Ahmet Mete’nin 14 Mayıs tarihli Yeni Mesaj’daki açıklamalarının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=9004171&tarih=2009-05-14

[Azınlıkça – Sayı:47 – Mayıs 2009]

http://www.azinlikca.net/Bat%C4%B1-Trakya-Haber/ahmet-mete-ipin-ucunu-kacrmaya-balad.html

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail