BULGAR TARİHÇİLER VE JUSTIN MCCARTHY’NİN “ÖLÜM VE SÜRGÜN” BAŞLIKLI KİTABI Zeynep ZAFER*

1.Emperyalist dünya paylaşım savaşı öncesi Balkanları dizayn etmeye Rusyanın balkanları işgali ile başlamış 1. dünya savaşına evrilmiştir. Osmanlıyla Rusyanın savaştıgı Bulgaristanın ulus devlet olma yolunda Prenslik elde ettigi 1878 de Osmanlıdan göreceli bagımsızlık elde ettigi yıllardır.Bulgaristanın rusya eliyle,Rusyayla beraber  Pomak halkının binlerce yıldıryaşadıkları ülke olan Stara planina yı ( Balkan Dagları)işgal edilebilmesi icin Pomakların kökünü kazımışlardır.Bu tarihte Pomak soy kırımının  yapıldıgı yıllardır. Tarihini sadece osmanlıyla direnme- özgürleşme  üzerine kuran bulgarlar  Justin Mac Carty nin ölüm ve sürgün kitabıyla Osmanlıya karşı özgürlük savaşı verirken- Pomak halkına  soykrım yaptıgı gercegiyle  karşı karşıya kalmıştır. Bu konuyla ilgili İki modern ulus ünvanı almış türkiye ve bulgaristanın tepişmeleri devam etmektedir Bulgaristanmı soykırım yapmıştır osmanlıya, osmanlımı kan fışkırtırarak cehem hayatı yaşatmıştır bulgarlara. Bu gün bile Pomaklarınn adı vatanı, vatanlarının sonsuza dek işgalinden söz edilememektedir.                                                                                                                                                                                       Sayfa Editörü

 

BULGAR TARİHÇİLER VE JUSTIN MCCARTHY’NİN
“ÖLÜM VE SÜRGÜN” BAŞLIKLI KİTABI
Zeynep ZAFER*

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/398104
Öz
Bulgar tarihçiler, 2010 yılında Bulgaristan’da basılan Justin
McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabı konusunda çok ilginç ve
birbirinden farklı iki yaklaşım sergilemektedirler. Kitap, hem McCarthy’nin
yorumunu kabul eden tarihçileri hem de bakış açısını değiştirmemekte direnen
aşırı tutucu tarihçileri zor durumda bırakmıştır.
Günümüze kadar yanlış bilgilerle beslenen, Müslüman halkının acılarla
dolu ölümü ve sürgünü ile ilgili bilgi sahibi olmayan Bulgar kamuoyuna karşı
çıkıp gerçeği söyleyebilecek cesareti bulan tarihçilerin olup olmadığı konusu,
makalemizin içeriğini oluşturmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Ölüm ve Sürgün, Justin McCarthy, Bulgar
tarihçiler, Bulgaristan, Müslüman halkı.
Abstract
Bulgarian Historians and the Book of Justin Mccarthy’s “Death And
Exile”
Bulgarian historians display two very interesting and very diverse
approaches when it comes to Justin McCarthy’s book “Death and Exile,”
which was printed in 2010 in Bulgaria. This book has placed both the historians
who accept McCarthy’s views and those who are adamant not to change their
fundamentalist views in quite a controversial position.
Our article focuses on whether there are any historians who are bold
enough to rise up and speak the truth to the Bulgarian public who, until today,
have been fed misinformation and have no knowledge about the death and exile
of their fellow Muslim citizens.
Keywords: Death and Exile, Justin McCarthy, Bulgarian historians,
Bulgaria, Muslim population
Geliş Tarihi/Received: 18.09.2017 Kabul Tarihi/Accepted: 29.11.2017
Citation: Zafer, Zeynep, “Bulgar Tarihçiler ve Justin Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” Başlıklı Kitabı”, Avrasya İncelemeleri
Dergisi, VI/2 (2017), s. 201-216. https://doi.org/10.26650/jes372818
*Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü
Bulgar Dili ve Edebiyatı, zkelesh@gmail.com, https://orcid.org/0000-0002-3280-1748
DOI: 10.26650/jes372818
202
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
Giriş
Bulgarların tarih alanındaki en önemli bilimsel çalışmaları, ülkenin göreceli
bağımsızlığından (1878) sonraki yıllara denk gelmektedir. Rusya’nın Balkanlar’daki
politikasının sonucunda Bulgaristan Prensliği ve Doğu Rumeli Vilayeti’nin kurulduğu
dönemden itibaren tarih çalışmaları ortaya koyan ülkenin ilk araştırmacıları1
, Rus
tarih yazımının yaklaşımını olduğu gibi kabul eder. Böylece Avrupa ülkelerinde
ve Rusya’da yaygın olan Osmanlı İmparatorluğu’na, Türklere ve Müslümanlara
yönelik olumsuz imaj Bulgaristan’da da benimsenir. Bulgar tarihçiler arasında kabul
gören bu yaklaşım, sürekli beslenir ve eskiden olduğu gibi günümüzde de tarih ders
kitaplarında

2
devam ettirilir.
1944 yılının Eylül ayında Sovyet Ordusunun Bulgaristan’ı işgal etmesiyle
kurulan ve 1990 yılına kadar süren totaliter rejim sırasında tarih yazımı bilim
olmaktan çıkarılmış, ideolojik açıdan tamamıyla siyasallaştırılmış ve olaylara yönelik
yorumlar ve yaklaşımlar diktatör yönetimlerin isteği doğrultusunda değişmiştir.
Sözde enternasyonalizmi ve hoşgörüyü savunan Bulgaristan’ın yönetici kadrosu, tarih
bilimini de tekeline almış ve tarihçilerin gönüllü veya zorunlu yardımlarıyla Bulgar
halkı arasında büyük nefret ve korku uyandıran Osmanlılar, Türkler ve Müslümanlar
ile ilgili olumsuz imajı sürekli gündemde tutmuştur. Tarihçiler Osmanlı hâkimiyetinin
son iki yüzyılında Bulgarların yaşadığı topraklarda cereyan eden isyanlar, 1877-1878
Osmanlı-Rus Savaşı ve 1912-1913 Balkan Savaşları sırasında yaşanan acı olayları
yanlı bir bakış açısıyla yorumlamış ve Müslüman halkları zorba, Hristiyan halkları
ise mağdur göstermiştir.
Bulgaristan’ın tarih yazımı geleneğinde kökleşmiş asılsız yaklaşım ve yorumlar
değişmez bir gerçek olarak topluma dayatılmıştır. Bu nedenle totaliter rejimin
yıkıldığı 10 Kasım 1989 yılından günümüze kadar çok az sayıda tarihçi, Osmanlı
1
Bilindiği gibi Bulgarların tarihiyle ilgili ilk bilimsel kitap Çek asıllı Konstantin İreçek (1854-1918)
tarafından 1876’da “Bulgarların Tarihi” (Dějiny národa Bulharského) adıyla Çekçe ve Almanca
yayımlanmıştır. Kitap, 1878’de Rusça ve ancak 1886’da Bulgarca olarak basılmıştır. Bu çalışmasından
dolayı Bulgar aydınları ve siyasetçileri arasında büyük saygı gören İreçek 1879’de Sofya’ya davet edilerek
yeni kurulmuş Milli Eğitim Bakanlığının ilk genel sekreteri olmuştur. 1881-1882 yıllarında ise Milli Eğitim
Bakanlığı görevini üstlenmiştir. Bulgaristan’da başka görevlerde de bulunan İreçek 1884’te ülkesine
dönmüştür.
2
Bulgaristan’daki tarih ders kitapları ve Türk imajı hakkında bkz.: Мюмин Исов, Най-различният
съсед. Образът на османците (турците) и Османската империя (Турция) в българските
учебници по история през втората половина на ХХ век [The Most Different Neighbour. The Image
of the Ottomans (Turks) and the Ottoman Empire (Turkey] in the Bulgarian Textbooks in History during
the Second Half of Twentieth Century], София 2005; Neriman Ersoy Hacısalihoğlu, “Bulgaristan Tarih
Algısında ve Tarih Ders Kitaplarında Devşirme Sistemi ve Yeniçeriler”, Tarih Dergisi, sayı 66 (2017/1),
İstanbul 2017, s. 131-157.203
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
dönemi, Müslümanlar ve Türkler ile ilgili kabul edilen geleneksel bakış açısının dışına
çıkma cesaretini gösterebilmiştir. Çağdaş Bulgar tarihçileri iki büyük gruba ayırmak
mümkündür. Birinci gruba ait olanlar isteyerek halkı yanıltmaya devam ederken,
ikinci grup halkın ve aşırı milliyetçi çevrelerin tepkisinden çekindiği için politik bir
yaklaşım sergileyerek “tehlikeli” gördükleri konuları ele almamayı, bazı gerçekler
konusunda yorumsuz kalmayı tercih etmektedir. Bu iki gurubun dışında kalan sadece
küçük bir azınlık belgelere dayanarak objektif yaklaşım sergilemektedir.
Bulgaristan’da 1990 yılından sonra temel hak ve özgürlükler konusunda
pek çok şey değişmiştir. Özellikle Avrupa Birliği ile imzalanan Serbest Dolaşım
Antlaşması sonrası Bulgaristan’ın dışa açılım süreci hızlanmış, Bulgarların hem
Avrupa ülkeleri hem de Türkiye’ye turistik ya da farklı amaçlarla olan ziyaretlerinde
artış gözlemlenmiştir. Bu durum belli kesimlerde Türkiye ve Türklere karşı olan bakış
açısında da belli bir yumuşamaya sebep olmuştur. Ancak Bulgar tarihçiliğinde, Osmanlı
dönemiyle ilgili zihinlere yerleşmiş yanlış geleneksel bakış açısını değiştirecek yoğun
bir arzu ve çaba günümüzde de mevcut değildir.
Bu gerçek, Bulgar tarihçilerin Justin McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün (Osmanlı
Müslümanlarının Etnik Kıyımı 1821-1822)”4
adlı kitabına yönelik yaklaşımlarıyla da
karşımıza çıkmaktadır.
Akademisyenlerin “Ölüm ve Sürgün” Kitabına Olumsuz Bakış Açısı
Amerikalı tarihçi McCarthy’nin 1995 yılında “Ölüm ve Sürgün (Osmanlı
Müslümanlarının Etnik Kıyımı 1821-1822) ismiyle yayımlanan kitabının Bulgarcaya
çevrilmesi on beş yıllık bir aradan sonra gerçekleşmiştir. Bulgar tarih yazımının
objektifliğini tartışmaya açan bir kitap için on beş yıllık süre uzun sayılmaz.
Çok şaşırtıcı olmayan bir biçimde “Ölüm ve Sürgün” Bulgar tarihçilerinin
büyük bir bölümü tarafından olumsuz bir şekilde karşılanmış ve kitaba karşı sert
eleştiriler yöneltilmiştir. Bulgar tarihçilerin sergilediği son derece olumsuz yaklaşımını
göstermek için birkaç örnek vermek yeterli olacaktır. Tarihçi akademisyenlerin kitaba
yönelik görüşlerini bilimsel çalışmalarında değil, internet sitelerinde yayımlanan
röportajlarında veya popüler yazılarında dile getirmeleri ilginç bir ayrıntıdır.
3
Demokrasinin başlangıcı olarak kabul edilen söz konusu tarihe kadar Bulgaristan vatandaşlarına
pasaport verilmemektedir. Bu nedenle o zamana kadar sosyalist ülkelerini bile ziyaret edebilen
Bulgaristan vatandaşlarının sayısı çok düşüktür.
4
Джъстин Маккарти, Смърт и изгнание. Етническо прочистване на османските мюсюлмани
1821-1922, (прев. Капка Панайотова) [Death and Exile: The Ethnic Cleansing of Ottoman Muslims,
1821-1922], София, 2010.204
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
Üniversite hocası Doç. Dr. Todor Mişev5
2 Ekim 2010 yılında verdiği bir röportajında
ünlü Amerikalı tarihçi McCarthy’nin kitabı ile ilgili sorulara cevap vermektedir. Mişev
röportajında, ülkemizde 2010 yılında düzenlen bir uluslararası tarih sempozyumuna
da değinmekte ve “Ancak Osmanlı tarihinin her sayfasından fışkıran kanın bu kadar
kolay temizlenmesi mümkün değildir”6
görüşünü ortaya koymaktadır. McCarthy’nin
çalışmalarından, Amerikan tarih yazımından alaycı ifadeler kullanarak söz eder ve
şöyle bir iddiada bulunur: “McCarthy’ye göre, Rusya’nın Avrupa’daki Osmanlı
topraklarına saldırmasından hemen sonra Rus ordusu, savunmasız sivil Türk halkını
öldürmeye başlar. Organize edilmiş ve planlanmış zorunlu göçle ilgili herhangi
bir kanıt yokken, Amerikalının sözünü ettiği [Türk] kadınların ırzına geçilmesi,
çocukların öldürülmesi ve buna benzer akıl almaz şeyler ile ilgili belgelerin var
olması imkânsızdır.”7
Tırnovo Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Pavel Pavlov’un “Ermeni
Soykırımı Reddetme Çabaları Hakkında” başlıklı yazısı 24.04.2014 tarihinde
bir internet sitesinde yayımlanmıştır8
. Pavlov, McCarthy’nin çalışmasında yer
alan Ermeni iddiaları konusundaki düşüncelere yönelik eleştirilerini herhangi bir
şekilde belgelerle desteklememektedir. Amerikalı tarihçinin “akademisyenliğini ve
profesyonelliğini” tartışan Pavlov, tarih biliminin kirli siyasi çıkarlara alet edildiğini
öne sürmektedir. Buna benzer başka temelsiz eleştirilerde bulunan Pavlov’un bu
yazısında kullandığı dil, tercih ettiği üslûp ve öne sürdüğü iddialar bilimsellikten ve
tarih yazımı üslubundan çok uzaktır9
.
Bulgar Bilimler Akademisi Balkanoloji Enstitüsü mensubu Prof. Dr. Svetlozar
Eldırov, Nisan 1876’de gerçekleşen Bulgar ayaklanması konusunda 13.05.2016
tarihinde verdiği ayrıntılı bir röportajında ırkçı bir yaklaşım sergilemektedir.
Bulgar tarihçi “Ölüm ve Sürgün” kitabını olumsuz değerlendirir, McCarthy’nin
yorumuna karşı çıkar ve karşı savlarını kanıtlamak yerine söz konusu olan diğer
akademisyenlerin yaptığı gibi suçlamaya geçer. Eldırov kitapta tarihin değiştirildiğini
öne sürer ve “Bu çabalar, Osmanlı İmparatorluğu’nun despot iktidarı döneminde
5
Todor Mişev bu röportajında, 17 Eylül-21 Eylül 2010 tarihleri arasında Söğüt’te düzenlenen Söğüt’ten Üç
Kıtaya Osmanlı Devleti adlı uluslararası sempozyumu ile ilgili olumsuz görüşlerini dile getirdikten sonra
McCarthy’nin kitabını değerlendirmektedir.
6
одор Мишев, “Кръвта от османската история не може да се измие” [The Blood of Ottoman History
Cannot be Cleared], https://news.bg/interviews/dots-todor-mishev-kravta-ot-osmanskata-istoriya-nemozhe-da-se-izmie.html [erişim tarihi: 02.08.2017]. 7
Мишев, a. g. r. 8
Павел Павлов, “Още веднъж за опитите да се отрича геноцида над арменския народ” [On Efforts to
Deny the Armenian Genocide]; https://www.fakel.bg/index.php?t=3613 (erişim tarihi: 02.08.2017). 9
Павлов, a. g. y.
205
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
hayatını kaybeden insanların anısına ve namusuna yöneltilmiş küstah ve itici alaydan
ibarettir. McCarthy’nin kitabı bu niteliktedir” 10 sözlerine yer verir. Eldırov’a göre,
McCarthy tarafından ortaya konan belgeler, gerçekleri “öylesine altüst eder ki,
zorbalar mağdurlara mağdurlar ise zorbalara dönüştürülür.” 11
Verdiğimiz üç örnekten de anlaşıldığı gibi “Ölüm ve Sürgün” kitabından
çok rahatsız olan bazı Bulgar akademisyenler, olumsuz görüşlerini bilimsel olarak
tartışmak ve iddialarını kanıtlamak amacında değildir. Söz konusu akademisyenlerin
kitapla ilgili olumsuz görüşlerini özellikle iç kamuoyuna yönelik röportajlarında veya
internet siteleri için hazırladıkları popüler yazılarında yansıtmayı tercih etmeleri dikkat
çekicidir. Akademisyenlerin yazıları sosyal medyayı kullanan genç Bulgar okurları
etkilemek maksadıyla kaleme alındığı çok açıktır. Eğitim düzeyi düşük olduğu için
bu tür bilgileri sorgulamadan kabul eden, yönlendirilmeye müsait kitlelere internet
aracılığıyla kolay ve çabuk ulaşılmaktadırlar. Bu nedenle Bulgar ırkçı partilerin
üyeleri ve sempatizanları genel olarak gençlerden oluşmaktadır.
Kitaba Karşı Çıkan Irkçı Çevreler
Bulgar internet sitelerinde ve bazı gazetelerde yer alan röportaj ve yazılardan,
McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabının sadece akademisyenleri değil ırkçı
çevreleri de rahatsız ettiği anlaşılmaktadır. 22 Temmuz 2010 tarihinde Plovdivmedia
adlı internet sitesinde, çalışmanın Bulgarcaya tercümesinin basımından önce
“Amerikalının Skandal Kitabı Bizi Kirletecektir”12 başlığıyla bir yazı yayımlanır. Bu
yazı, Amerikalı tarihçi McCarthy’ye ve “Öteki Tarih” başlıklı önsözünde kullandığı
ifadelerini büyük bir titizlikle seçen tarihçi Veselin Angelov’a karşı yöneltilen
ciddi hakaretler içermektedir.13 Angelov’un bu kitabın Bulgarlar için neden gerekli
olduğuna dair açıklamalarına karşı çıkan yazı sahibi Hristo Nikolov, “Biz, kitabın
neden çıkması gerektiğini soruyoruz? Yirmi beş yıldır Bulgarlar, [Türklere yönelikZ.Z.] sözde asimilasyonla suçlanmaktadır14, şimdi de halkımız “Türklere karşı
10 Светлозар Елдъров, “Априлското въстание е крайъгълен камък на българската идентичност”
[The April Uprising is the Cornerstone of Bulgarian Identity]: http://www.kmeta.bg/aprilskoto-vustanie-ekrajugulen-kamuk-na-bulgarskata-identichnost [erişim tarihi: 08.09.2017]. 11 Елдъров, a. g. y.
12 Христо Николов, “Скандалната книга на американеца ще ни омерзи” [The Scandalous Book of
the American Will Disgrace Us]: http://www.plovdivmedia.com/28582.html [erişim tarihi: 15.12.2010];
http://www.forum.bg-nacionalisti.org/index.php?topic=15243.msg138914#msg138914 [erişim tarihi:
01.09.2017].
13 Николов, a. g. y.
14 Hristo Nikolov, 1984-1985 yıllarında Bulgaristan Türklerine yönelik gerçekleşen zorunlu Bulgarlaştırmadan
söz etmektedir.
206
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
soykırım” uyguladığı için kendini suçlu hissedecektir.”15 sözleriyle endişesini dile
getirir. Muhabir yazısında, görüşlerini destekleyecek iki kişinin görüşüne de yer verir.
İç Makedon İhtilal Örgütü Milli Birlik Ülküsü Partisinin (VMRO-NİE) bir yetkilisi,
kitabı okumadan McCarthy’nin belgelerle ortaya koyduğu gerçekleri reddeder ve
Sofya Kliment Ohridski Üniversitesi’nin yayınevinden yayımlandığı için üniversite
yetkililerini suçlar16. “Hay Dat”ın17 Bulgaristan sorumlusu Sakah Çalıkyan ise, kitabın
satın alınmamasını önerir18. Muhabir daha sonra McCarthy’nin Türkiye tarafından
finanse edildiğini iddia ederek, Veselin Angelov’un bu “öteki tarih”ini Bulgarlara
dayatma çabasına anlam veremediğini belirtir.19
Stefan Solakov’un20 “Satılık Tarihçilerin Gözüyle “Çifte” Gerçek”21 yazısı
20 Ağustos 2010’da Ataka gazetesinde, iki gün sonra da Knigi News adlı internet
sitesinde22 yayımlanmaktadır. Son derece düzeysiz, büyük hakaretler içeren bu yazıda
Solakov, kitabın önsözünü yazan Angelov ile ilgili ifadelerinde “tarihçi” sözcüğünü
tırnak içine alır ve etnik kökenini söz konusu edecek kadar ileri gider. Solakov,
Angelov gibi “Pomak kökenli” bir kişinin tarih alanında doktora sahibi olmasına
nasıl izin verildiğini sorgular. McCarthy’ye olduğu gibi Angelov’a da yakışıksız
hakaretler yöneltir. McCarthy’nin Ankara’dan burslar aldığını, çalışmasını Türk Tarih
Kurumu’nun hazırladığı sahte belgelere dayandırdığını, otuz yıldan beri Türkiye
15 Николов, a. g. y.
16 Николов, a. g. y.
17 “Hay Dat” doktrini konusunda bkz.: Keisuke Wakazaka, “Erministan’ın Ulus-Devlet İnşaası ve Meşruiyetinde
Ermeni meselesi ve Karabağ Sorununun Rolü”, http://haypedia.com/makale/Osmanl%C4%B1%20Tarihi/
b7f6716f-5e40-4669-b3c7-eb25c8540b91.pdf [erişim tarihi: 01. 11. 2017]. 18 Николов, a. g. y.
19 Николов, a. g. y.
20 Gazeteci Stefan Solakov 1967-1989 yılları arasında Bulgar Milli İstihbaratında çalışmıştır. Daha sonra
da “Sider” takma adıyla İstihbarattaki çalışmalarını sürdüren Solakov, 1989’dan önce uzun yıllar Ankara
ve İstanbul’da Bulgar Haber Ajansı’nın (BTA) muhabirliğini yapmıştır. Bir ara, Bulgaristan’da yazılmış,
komünist ve sosyalist fikirleri içeren çeşitli siyasi kitaplarının çevrilmesini ve Türkiye’de yayımlatıp piyasaya
sürülmesini de sağlayan Sofya Press Haber Ajansının yönetiminde yer almıştır. (Sofya Press Haber Ajansının
bu “özel” faaliyetiyle ilgili bkz.: Зейнеп Зафер, “Българската политическа и пропагандна литература в
Турция и “В името на народа” на Митка Гръбчева” [Bulgarian Political Propaganda Literature in Turkey
and in the Name of the People by Mitka Grabcheva], Изследвания в чест на акад. проф. Александра
Куманова. Юбилеен сборник по случай 65 години от основаването на УниБИТ, София 1916.).
Stefan Solakov ırkçı görüşleriyle dikkat çeken Ataka gazetesinde yazı yazmakta ve ırkçı yayın politikasıyla
dikkat çeken SKAT televizyon kanalında bir program yönetmektedir. Türkiye ve Türklere olan son derece
olumsuz görüşleriyle bilinmektedir.
21 Стефан Солаков, “Двойната” истина през очите на продажни историци” [The Double Truth Through
The Eyes of Hired Historians], Ataka, sayı 1402, 20. 08. 2010: http://arhiv.vestnikataka.bg/archive.php? bro
i=1402&text=&fromDate=&toDate=&newsID=82751 [erişim tarihi: 01.09.2017]. 22 Bkz. http://www.knigi-news.com/?in=pod&stat=5656&section=9&cur=( erişim tarihi: 10.11.2010); http://
webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:IJrlZs6VOAkJ:www.knigi-news.com/%3Fin%3Dpod
%26stat%3D5656%26section%3D9%26cur%3D+&cd=1&hl=bg&ct=clnk&gl=bg [erişim tarihi:
11.09.2017].
207
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
tarafından Ermeni sorunu konusunda kullanıldığını iddia eder23. Hakaretlerinde sınır
tanımayan Solakov, Angelov’u “yeniçeri” ve “Balkan halklarının tarihini değiştirmeye
çalışan Türk ihtiraslarının yalakası”24 olarak nitelendirdikten sonra, kitabın yazarı ile
önsözün yazarını “ibrikçi”25 adlandırarak aşağılamaya çalışır.
Ataka Partisi ve diğer ırkçı partilerin desteklediği çevrelerin “Ölüm ve Sürgün”
kitabıyla ilgili günümüze kadar yaptıkları en uzun ve ayrıntılı değerlendirme, emekli
Albay Veselin Bojkov’un26 “Beş Yüz Yıl Soykırım”27 adlı kitabında yer almaktadır.
İki ana bölümden oluşan 463 sayfalık kitabın ikinci bölümü (sf. 238-442)28 sadece
bu konuyla ilgilidir. Konu başlıklarından geniş kitlelere yönelik bir propaganda aracı
olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Tarih yazımının gerektirdiği araştırma yöntemi ve
veri toplama tekniği hiç kullanılmamıştır. Bojkov’un kaba, suçlayıcı ve tehditkâr bir
dil kullanarak sıradan okurları ikna etme çabası ilk satırlardan dikkat çekmektedir.
Bojkov, McCarthy’nin belgelerle ortaya koyduğu fikirlerini çürütecek kanıtlar yerine
yukarıda verdiğimiz Solakov’un yazısına29 yer vermiş ya da Victor Hugo, Oskar
Wilde, F. M. Dostoyevski, İ. S. Turgenyev, İvan Vazov, Zahari Stoyanov vb. gibi
dünya ve Bulgar kalemlerin yazılarına veya sözlerine başvurmuştur30. Bunun yanı sıra
Amerikalı gazeteci Januarius Aloysius MacGahan’nın ve ona benzer görüşteki kişilerin
yazılarından da bazı örnekler vermiştir. McCarthy’nin eserini değerlendirebilecek
bilgiye sahip olup olmadığı tartışmalı olan Bojkov, “Beş Yüz Yıl Soykırım” kitabının
söz konusu bölümünde, McCarthy’ye, Dr. Bilal Şimşir’e31, Osmanlı İmparatorluğu’na,
Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik suçlamalar yöneltmektedir. Bunun yanı sıra
yazar, Bulgaristan’da hala tabu halindeki bir konuya değinme cesaretini bulan
23 Солаков, a. g. y.
24 Солаков, a. g. y.
25 Солаков, a. g. y. Çağdaş Bulgarcada “ibrikçiya” (ibrikçi) sözcüğü genellikle “Türk yalakası” anlamında
kullanılmaktadır.
26 Emekli Albay Veselin Bojkov, 27 yıl boyunca Bulgar Milli İstihbaratında çalışmıştır. Türklerden sorumlu
İstihbaratın İkinci Şubesinin müdür yardımcılığı görevinde bulunmuştur. Türkçe bilen Veselin Bojkov “Beş
Yüz Yıl Soykırım”dan önce Türklere, Müslümanlara, Osmanlı İmparatorluğu’na ve Türkiye’ye karşı “Tehlike
Hâlâ Vardır”, “Bulgarların Kaderi”, “İslami Kökten Dinciliğinin İstilası”, “Tehlike Yaklaşıyor” ve “Soya Dönüş ve
Bulgar Kökenli Müslümanlar” adlı kitaplar kaleme almıştır. Bulgaristan’da yaşayan Türklerin Bulgar yani Slav
kökenli olduğunu iddia etmektedir. Balkan Savaşları’ndan 1985 yılına kadar Bulgaristan’da gerçekleştirilen
beş kitlesel zorunlu Bulgarlaştırmanın gerekli ve doğru olduğunu düşünmektedir. Bulgaristan’da yaşayan
Türklere ve diğer Müslüman azınlıklara karşı ırkçı yaklaşımlarıyla bilinmektedir.
27 Веселин Божков, Петвековният геноцид [A Genocide Continued for Five Hundred Years], София
2013.
28 Bölümün adı: “Justin McCarthy’nin Bulgar Karşıtı Kitabındaki Yalanları ve Uydurmaları”.
29 Божков, a. g. e., s. 241-244.
30 Божков, a. g. e., s. 270-276.
31 Божков, a. g. e., s. 280-289.
208
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
Angelov, Evgeniya İvanova32 vb. gibi Bulgar bilim insanlarını da çok ağır iftiralarla
suçlamaktadır. McCarthy’nin ele aldığı olayları veya Pantürkizm, Yeni Osmanlıcılık
gibi kavramları açıklamaya çalışırken bilim dışı iddialarda bulunan yazarın günümüzle
ilgili ve ulaşılması çok kolay bilgileri bile doğru biçimde aktarmaması yazdıklarının
ciddiyeti hakkında önemli sorular doğurmaktadır. Örneğin, Bojkov kitabında 2011
yılında Türkiye’den Bulgaristan’a Cumhurbaşkanlığı düzeyinde gerçekleşen resmi
bir ziyaret sırasında heyette yer alan Osman Kılıç’ın33 Dr. Bilal Şimşir olduğunu ileri
sürmektedir34.
Vermiş olduğumuz birkaç örnekten de görüldüğü gibi Bulgaristan’daki ırkçı
çevreler “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabından rahatsız oldukları için ondan daha sık
söz etmektedirler. Bu nedenle bilgi sahibi olmayan kamuoyunu onlar tarafından
yönlendirilmektedir.
Konu Uzmanı Bulgar Tarihçilerin Suskunluğu
Yayımlanmasının üzerinden yedi yıldan fazla geçmiş olmasına rağmen Bulgar
tarihçilerin büyük çoğunluğu McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabı konusunda
görüşlerini ifade etmekten çekinmektedir. Dolayısıyla bu uzmanların en yaygın
yaklaşımının susmak olduğunu belirtilmelidir. “Öteki Tarih” adlı önsözün yazarı
tarihçi Angelov, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılını inceleyen çok sayıda
Bulgar tarihçinin McCarthy’nin titizlikle kullandığı kaynakları çok iyi bildiğini ifade
eder35 ve çağdaş tarihçilerin gerçekleri dile getirme konusundaki çekincelerini şöyle
değerlendirir:
“Bizdeki profesyonel tarihçilerin çoğu, bu konularda oldukça fazla bilgiye
sahiptir ancak bu bilgilerden çok azını söylerler. Sözünü ettiğim tarihçiler, “Öteki
tarih” ile ilgili pek çok şeyi bilmesine rağmen dile getirmekten çekinir, çünkü “hain”
olarak aforoz edilmekten korkarlar. Bunun yanı sıra böyle bir tarihin kabul edilmesinin
çok zor olacağını düşünürler. Ama temelsiz olan bu korkulardan kurtulma zamanı
gelmiştir. Tarihçilerimiz bildiklerini söylemelidirler. Bunu yapmak zorundadırlar,
32 Божков, a. g. e., s. 238-239, 306-307.
33 Oysa birçok Bulgar internet sitesinde bu konuda haberler vardır. Haberlerde Osman Kılıç’ın fotoğrafına
da yer verilmektedir ve Bilal Şimşir’den hiç söz edilmemektedir. Bkz.: https://www.vesti.bg/bulgaria/
obshtestvo/ shpionin-v-delegaciiata-na-giul-v-bylgariia-3955551 [erişim tarihi: 08. 09. 2017]. 34 Bunun yanı sıra Bojkov, söz konusu resmi ziyarette bulunmayan Bilal Şimşir’in Profesör olduğunu, bir
dönem için Sofya’da Büyükelçi olarak görev yaptığını da iddia etmektedir. Bkz. Божков, a. g. e., s. 288-289.
35 Веселин Ангелов, “Другата история (Предговор към българското издание)” [The Other History
(Preface To The Bulgarian Edition], İçinde: Маккарти Дж., Смърт и изгнание. Етническо прочистване
на османските мюсюлмани 1821-1922, (прев. Капка Панайотова). [Death and Exile: The Ethnic
Cleansing of Ottoman Muslims, 1821-1922], София, 2010. s. 10.
209
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
çünkü gelecek nesillere karşı büyük sorumluluk taşırlar. Bu süreçte yer alsalar da
almasalar da er veya geç gerçek ortaya çıkacaktır.”36
Gazeteci Mariya Dermenciyeva, McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı
kitabı çıktıktan birkaç gün sonra (2 Ağustos’ta) Angelov’la yaptığı uzun röportajını
Glasove37 gazetesinde yayımlamaktadır. O güne kadar internet sitelerinde çıkan
olumsuz değerlendirmelere ve eleştirilere de cevap veren Angelov, Bulgar tarihçilerin
kitapla ilgili tartışmalara katılacağı konusunda ümitli olduğunu, tartışmaların düzeyli
bir biçimde ve kaynaklara dayanılarak yapılması gerektiğini dile getirmektedir.
Angelov’a göre kitapta yer alan kanıtları kontrol etmek ve yalanlamak bugün çok
kolaydır. McCarthy’nin tezlerini dayandırdığı arşiv belgeleri ve kaynaklar tüm tarihçi
ve araştırmacılara açıktır. Bulgar arşivleri ve Bulgar kütüphaneleri de McCarthy’nin
dile getirdiği birçok çirkin olayını destekleyecek kanıtlarla doludur38.
Angelov, “Ölüm ve Sürgün” kitabındaki “Öteki Gerçek” adlı önsözünü
yazarken görevinin çok zor olduğunun farkındadır. Çünkü eskiden beri oldukça farklı
tarihi bilgilerle beslenen, bilinçli olarak yanlış yönlendirilen Bulgar kamuoyunun
bu gerçekleri anlaması ve kabul etmesi için hazır olmadığını çok iyi bilmektedir.
Bu nedenle McCarthy’nin Osmanlı tarihi alanındaki başarılarından, kitapta ortaya
koyduğu fikirlerinden, yazara yöneltilen eleştirilerden söz ettikten sonra, bu tür
gerçeklerle ilk defa karşılaşacak olan Bulgar okuyucularına da şunları söylemektedir:
“McCarthy’nin kitabını okuyan Bulgar okuyucuların büyük çoğunluğu muhtemelen
şaşıracak, şok olacak ve kitabı bir kenara atmak isteyecektir. İçinde yazılanların
hiçbirine inanmayacak ve olayların tek taraflı verildiğini düşüneceklerdir. Ellerinde
tuttukları kitabın büyük bir sahtekârlığın ürünü, Türk propagandası ve tarih bilimi
tarafından çok güzel kurgulanmış “oyun” olduğunu sanacaklardır. (…) Yeni Bulgar
tarihine ait bazı olayların, yazar tarafından kendilerininkine zıt bir bakış açısıyla
verdiği bölümlere özellikle çok kızacaklardır. Büyük ihtimalle kendilerine şu soruyu
soracaklardır: Bu kitapta yazılanlar doğru ise, neden Bulgar tarihçiler bu kötü
36 Веселин Ангелов, “Скандална ли е книгата на Джъстин Маккарти или е дошло времето на
премълчаната история” [Is Justin Mccarthy’s Book Scandalous o Has The Hidden History Appear]:
http://glasove.com/categories/interviuta/news/skandalna-li-e-knigata-na-dzhustin-makkarti-ili-e-doshlovremeto-na-premulchanata-istoriya?page=3; http://www.dnesplus.bg/News.aspx?n=498790 [erişim tarihi:
05. 08. 2017].
37 Ангелов, a. g. r.
38 Ангелов, a. g. r.
210
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
gerçeklerden bir tanesini bile yazmadılar ki?”39.
Bir yüzyıldan daha uzun bir süre içinde yanlış bilgilendirilen Bulgar
okuyucularının, “tarihle ilgili görüşlerinden çok zor vazgeçebileceğini” ve
McCarthy’nin bu “kitabını onaylanmasının ve kabullenmesinin zor olacağını”40 ifade
eden Angelov, acı da olsa gerçeğin öğrenilmesi gerektiğini belirtir. Bunun yanı sıra,
Osmanlı dönemini inceleyen Bulgar tarihçilerine dönerek yorumlarını beklediğini,
Amerikalı tarihçinin kullandığı kaynakların herkese açık olduğunu söyler.
Angelov, önsözünde kullandığı ifadelerini ve düşüncelerini çok dikkatli bir
şekilde seçer. Röportajda ise görüşlerini daha açık olarak ifade eder. Gerçeklerin
amaçlı olarak tartışılmadığını söylemekten çekinmez: “Tarih şimdiye kadar
kendilerini mağdur olarak gösteren galipler tarafından yazılmıştır. Hiçbir zaman tarih
üzerindeki tekelinden vazgeçmeyen siyasetçilerin talihsiz rolü de büyüktür, ne yazık
ki. Siyasetçiler gerçeğin meydana çıkmasını asla istemiyor ve bundan çok korkuyor.
Galip ülkelerin tarihçileri de suçludur çünkü onların çoğu siyasi konjonktüre bağlıdır,
objektif değildir ve iyi karşılanmak için ülkesinin milliyetçi davasına, sık sık da ırkçı
fikirlerine hizmet etmektedirler. Gerçekleri açıklama cesaretini bulanlar aforoz
edilmekte, çoğu zaman da baskılara maruz bırakılmaktadırlar.”41 Angelov’a göre
McCarthy’nin bilimsel çalışmaları profesyonel ve tarafsızdır. Ayrıca bazı görüşlerinin
Türk tarihçiliği tarafından dile getirilen tezlerle örtüşmüş olması bir tesadüftür.
42
Tarihçi Dr. Georgi Zelengora 2013’te yayımladığı “Balkan Savaşı –
Kitlesel Ölüm ve Etnik Temizlik” makalesinde Bulgar kamuoyundan saklanan bazı
tarihi gerçeklerin ortaya konmasıyla milliyetçi çevrelerde yükselen “volkanik
patlamalardan”43 söz ederken “Ölüm ve Sürgün” kitabıyla ilgili şunları belirtmiştir:
“Bulgar okuyucusunun 2010 yılında Anavatanının Müslümanlara karşı gerçekleştirdiği
bazı suçları ilk defa öğrendiği Justin McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabı
39 Веселин Ангелов, “Другата история (Предговор към българското издание)” [The Other History
(Preface To The Bulgarian Edition], İçinde: Джъстин Маккарти, Смърт и изгнание. Етническо
прочистване на османските мюсюлмани 1821-1922, (прев. Капка Панайотова). [Death and Exile:
The Ethnic Cleansing of Ottoman Muslims, 1821-1922], София, 2010, s. 8.
40 A. g. ö., s. 9.
41 Веселин Ангелов, “Скандална ли е книгата на Джъстин Маккарти или е дошло времето на
премълчаната история” [Is Justin Mccarthy’s Book Scandalous o Has The Hidden History Appear]:
http://glasove.com/categories/interviuta/news/skandalna-li-e-knigata-na-dzhustin-makkarti-ili-e-doshlovremeto-na-premulchanata-istoriya?page=3; http://www.dnesplus.bg/News.aspx?n=498790 [erişim tarihi:
05. 08. 2017].
42 Aнгелов, а. g. r.
43 Georgi Zelengora, “Balkan Savaşı – Kitlesel Ölüm ve Etnik Temizlik” (Çev. Ayşe Kayapınar)”, Belleten,
LXXVIII-281(2014), s. 316.
211
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
Bulgarcaya çevrildi. Vatansever teşkilatlar, kitabı Bulgar karşıtı olarak ilan ettiler.
Demografi konusunda sıfır bilgi sahibi olduklarını göstererek yarı-eğitimli gazeteciler
ve üçüncü sınıf siyasetçiler yazarın profesyonelliğini tartışmaya açtılar.”44 Zelengora
başka çalışmalarında da “Ölüm ve Sürgün” kitabına kaynak olarak başvurmaktadır45.
Ayrıca tartışmalara katılmayan, fakat çalışmalarında “Ölüm ve Sürgün” kitabına atıfta
bulunan, bu değerli kaynağın bilgilerinden yararlanan başka Bulgar tarihçilerin de
olduğunu belirtmek gerekir.
Ne yazık ki günümüze kadar kitabın önsözünü yazma cesaretini bulan tarihçi
Angelov ve Zelengora dışındaki profesyonel Bulgar tarihçiler veya akademisyenler
McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı çalışmayla ilgili tarafsız, bilimsel temellere
dayanan herhangi bir değerlendirme ortaya koymuş değildir. Bulgar tarihçiler ısrarla
susmaya devam etmektedirler. Anlaşılan “Ölüm ve Sürgün”de yer alan gerçeklere
karşı söyleyecekleri hiçbir sözü yoktur.
Aydınların Cesur Yaklaşımı
Tarih uzmanlarından beklenen değerlendirmelerin toplumsal sorumluluk
sahibi bazı aydınlar tarafından yapıldığını görüyoruz. Bulgar internet sitelerinde
“Ölüm ve Sürgün” çalışması hakkında iki önemli yazının yer aldığını belirtmeliyiz.
Bulgar Helsinki Komitesi’nin Obektiv dergisinin bir redaktörü, kitabı değerlendirme
konusunda Osmanlı dönemi uzmanı birkaç Bulgar tarihçisine yaptığı teklif cevapsız
kalır. Bu nedenle dergi yetkililerinin, bir gazeteci olarak siyasi değerlendirmelerinde
tarafsız bir yaklaşım sergileyen, Bulgaristan’da yaşayan azınlıklara yönelik baskılara
karşı çıkan Milen Minçev’den bir yazı talep eder46. Söz konusu gazeteci, “Ölüm ve
Sürgün” – Böyle Bir Tarih Var mı?” adlı yazısının başında şunları ifade eder: “(…)
tabii ki “Ölüm ve Sürgün” kitabının [Bulgaristan’da-Z.Z.] kabul görmesi mümkün
değildir çünkü kitapta ortaya konulan görüşler, resmi Bulgar tarih biliminin incelenen
dönemle ilgili görüşleriyle tamamıyla zıttır.”47
Sofya Üniversitesi Yayınevi tarafından yayımlanmış olmasına rağmen
“Ölüm ve Sürgün” kitabının yasadışı bir yayına benzediğini belirten Minçev, şöyle
devam etmektedir: “Kitabın kapağında fiyat bulunmamaktadır ve daha önemlisi
çevirinin redaktörü yoktur. Üniversite yayınevi yönetiminde ünlü tarihçi Prof. Georgi
44 Zelengora, a. g. m.
45 Георги Зеленгора, Помаците в Турция [Pomacs in Turkey], Sofiya 2014, s. 177. 46 Bu konudaki bilgiyi gazetecinin bir yakınından aldık.
47 Милен Минчев, “Смърт и изгнание” – има ли такава история?” [Death and Exile-Is There Such a
History], Obektiv, 182, 2010, http://www.bghelsinki.org/bg/publikacii/obektiv/milen-minchev/2010-11/
smrt-i-izgnanie-ima-li-takava-istoriia/
212
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
Bakalov48 yer aldığına göre, McCarthy’nin çalışması kesinlikle cezalandırılmıştır.
Kitabın redaktörü olmaması, Bulgarca çevirisinde bazı hataların yapılmasına sebep
olmuştur. Bu nedenle insan, paranoyakça “acaba bunlar özellikle mi yapılmıştır?”
şeklinde de düşünebilir. Çalışmada kullanılan üslûbu ve Bulgarcaya yapılan çevirisini
de değerlendiren Minçev, başlıkta sorduğu sorusuna yazının sonunda şöyle cevap
vermiştir: “Ama en önemli soru “Böyle bir tarih var mıdır?” Anlaşılan sorunun
cevabı “evet”tir. O dönemle ilgili gerçek tartışmaların başlayabilmesi için, bu tarihin
anlatılması gerekir.”49
Minçev bu yazısında Bulgar kamuoyunu bilgilendirilmesi gerekirken
suskunluğunu sürdüren tarihçilere seslenmekte ve dolaylı olarak onları suçlamaktadır.
Bunun yanı sıra Minçev Bulgaristan’da okutulan ve McCarthy’nin söz ettiği gerçekleri
yansıtmayan tarih kitaplarını da eleştirmektedir. Ayrıca yazı sahibi “Ölüm ve Sürgün”
adlı çalışmada yer alan tarihin okulda öğretilmesi gerektiği konusundaki görüşünü
ortaya koymaktadır.
Üniversite hocası, psikiyatrist Dr. Rumen Petrov 2016 yılının Eylül ayında
Marginalia adlı internet dergisinde “Yasak Travmalar: Antisemitizm, Osmanlı
Karşıtlığı ve Bulgar Milli Kimliği” yazısının “Osmanlı Karşıtlığı”50 adlı ikinci
bölümünü yayımlanmıştır. Petrov, McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”e geniş yer
vererek birçok konuya değinmektedir. Kitabın, devlet politikasına hizmet eden
akademisyenleri sarstığını ifade eden yazara göre “Ölüm ve Sürgün” çalışması Bulgar
kamuoyuna özellikle tanıtılmamıştır. Genellikle çalışmalarını ve iddialarını halk
türkülerine ve şiirlere dayandıran Bulgar tarihçilere seslenen Petrov, McCarthy’nin
kitabını şöyle değerlendirir:
“McCarthy halk türküleri (ki bu önemlidir) veya şiir sanatını (ki bu da
önemlidir) incelememektedir. McCarthy demograftır. Sayılarla 19.-20. yy.da Osmanlı
İmparatorluğu’nun nüfusundan %15’inin yok olduğunu ortaya koymaktadır. (…)
Tarihin (insanlar tarafından yazılmış olmasına rağmen) bu kadar büyük insan
kayıplarını nasıl gizleyebildiğini şaşıran McCarthy, insanı sarsan kanıtlar içeren,
“vatanperver” tarihçiler de dâhil olmak üzere herkes tarafından bilinen ve herkese
açık belgelerle desteklenen olağanüstü bir kitap yazmıştır. Bana göre bu kitap karşı
48 Prof. Dr. Georgi Bakalov’un çalışmaları, ırkçı bakış açısıyla dikkat çekmektedir.
49 Минчев, a. g. y.
50 Румен Петров, Антиосманизъм [Antiosmanizm], http://www.marginalia.bg/aktsent/antisemitizamantiosmanizam-i-balgarskata-natsionalna-identichnost-3/ (erişim tarihi 08.09.2017).
213
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
konulamayacak kadar etiktir.”51
Yazısında “Ölüm ve Sürgün”den birçok alıntı yapan Petrov, Bulgar tarihçilerin
genel yaklaşımını değerlendirerek eleştirmektedir:
“Benedict Anderson ve Ernest Gellner ile büyümüş olanlar, McCarthy’nin
yazdıklarını anlayamaz ve onlardan korkar. Tarihimizin, antropolojimizin,
sosyolojimizin ve sosyal bilimlerimizin geleneksel yaklaşımı, milliyetçiliğe karşı
çıkmayan, milliyetçi bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz.
Bizim Osmanlı karşıtlığımız ise bu yaklaşımın en popüler yüzlerinden biridir.
Eğer bu konuda başka görüşler varsa, onların kanıtlarını görmek harika
olacaktır. O zamana kadar ise McCarthy neredeyse yasadışı olarak kalacaktır. Tıpkı
adaletin olduğu gibi.”52
Sonuç
Amerikalı tarihçi McCarthy’nin kitabıyla ilgili görüşlerini açıklamaya çekinen
Osmanlı tarihi uzmanı Bulgar bilim insanlarının suskunluğu, yüzyıldan fazla bir
sürede sürekli inşa edilen olumsuz Türk imajının gündemde tutulmasına yardımcı
olmaktadır. Oysa bir tarihçinin görevi gerçekleri halka olduğu gibi sunmaktır. Ağır ve
acı hatıraları yeniden yaşamak ve düşünce süzgecinden geçirerek topluma sunabilmek,
travma ile yüz yüze gelmek ve onu aşabilmek cesaret gerektirir. Bu konuda çaba
göstermek bir nevi arınma, acılardan kurtulma demektir.
Profesyonel tarihçiler susarken Türklere ve Müslümanlara karşı olumsuz
yaklaşım ve görüşleri teşvik eden ırkçı tarihçi ve gazetecilerin olumsuz
değerlendirmeleri hala Bulgar kamuoyunu yönlendirmektedir. Bulgaristan’daki
post-totaliter zihniyetler söz konusu tarihin bilinmesinin tehlike arz ettiğini
düşünmektedirler. Birçok internet sitesinde ve televizyon kanalında verilen popülist
röportajlar ve konuşmalar, bilimsellikten uzaktır ve eskiden beri yanlış yönlendirilen
geniş kitleleri olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Bulgar okuyucu ve izleyicilerin
sosyal medyadaki sayısız yorumları bunun kanıtıdır.
Diğer taraftan bilgi kirliliğinden etkilenmeyen az sayıda Bulgar asıllı okuyucu
da vardır. Yönlendirildiklerinin farkında olan bu okuyucular, McCarthy’den kendi
tarihleriyle ilgili öğrendikleri yeni bilgilerden dolayı memnuniyetlerini dile getirmekte
51 Петров, а. g. y.
52 Петров, а. g. y.
214
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
ve kendi sosyal medya sayfalarında kitabın bazı bölümlerini paylaşmaktadırlar.
Amerikalı tarihçinin ortaya koyduğu gerçeklerin başka insanlara da ulaşmasına
katkıda bulunmaktadırlar.
McCarthy’nin çalışması, bir yüzyılı aşkın bir süreden beri “soykırımla”,
“gaddarlıkla” suçlanan ve aşağılanan Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları için çok
önemli bir kaynak niteliğini taşımaktadır. “Ölüm ve Sürgün” kitabı sayesinde daha
önce hiçbir yerde okuyamadıkları ve dolayısıyla bilmedikleri gerçeklere ulaşmakta,
atalarıyla ve geçmişleriyle ilgili yeni bilgiler edinme imkânı bulmaktadırlar. Bu
nedenle çalışmada yer alan gerçekleri büyük bir heyecanla sosyal medyada paylaşıp
değerlendirmektedirler. Sonuç olarak, ne olursa olsun McCarthy’nin “Ölüm ve
Sürgün” adlı kitabı Bulgaristan’daki varlığını sürdürmeye ve etkisini göstermeye
devam edecektir.
215
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
KAYNAKÇA
АНГЕЛОВ В. “Другата история (Предговор към българското издание)” [The Other History
(Preface To The Bulgarian Edition]; İçinde: МАККАРТИ Дж., Смърт и изгнание. Етническо
прочистване на османските мюсюлмани 1821-1922, (прев. Капка Панайотова). [Death
and Exile: The Ethnic Cleansing of Ottoman Muslims, 1821-1922], София, 2010.
БОЖКОВ В. Петвековният геноцид [A Genocide Continued for Five Hundred Years],
София 2013.
ЕЛДЪРОВ С. “Априлското въстание е крайъгълен камък на българската идентичност”
[The April Uprising is the Cornerstone of Bulgarian Identity]: http://www.kmeta.bg/aprilskotovustanie-e-krajugulen-kamuk-na-bulgarskata-identichnost [erişim tarihi: 08.09.2017].
ERSOY HACISALİHOĞLU, Neriman, “Bulgaristan Tarih Algısında ve Tarih Ders Kitaplarında
Devşirme Sistemi ve Yeniçeriler”, Tarih Dergisi, sayı 66 (2017/1), İstanbul 2017, s. 131-157.
ИСОВ M. Най-различният съсед. Образът на османците (турците) и Османската
империя (Турция) в българските учебници по история през втората половина на
ХХ век [The Most Different Neighbour. The Imaje of the Ottomans (turks) and the Ottoman
Empire (Turkey] in the Bulgarian Textbooks in History during the Sekond Half of Twentieth
Century], София 2005.
МАККАРТИ Дж. Смърт и изгнание. Етническо прочистване на османските
мюсюлмани 1821-1922, (прев. Капка Панайотова) [Death and Exile: The Ethnic Cleansing
of Ottoman Muslims, 1821-1922], София, 2010.
МИНЧЕВ М. “Смърт и изгнание” – има ли такава история?” [Death and Exile-Is There
Such a History], Obektiv, 182, 2010, http://www.bghelsinki.org/bg/publikacii/obektiv/milenminchev/2010-11/smrt-i-izgnanie-ima-li-takava-istoriia/.
МИШЕВ Т. “Кръвта от османската история не може да се измие”, [The Blood of
Ottoman History Cannot be Cleared], https://news.bg/interviews/dots-todor-mishev-kravta-otosmanskata-istoriya-ne-mozhe-da-se-izmie.html [erişim tarihi: 02. 08. 2017].
НИКОЛОВ Хр. “Скандалната книга на американеца ще ни омерзи” [The Scandalous
Book of the American Will Disgrace Us]: http://www.plovdivmedia.com/28582.html
[erişim tarihi: 15.12.2010]; http://www.forum.bg-nacionalisti.org/index.php?topic=15243.
msg138914#msg138914 [erişim tarihi: 01.09.2017].
ПАВЛОВ, П. “Още веднъж за опитите да се отрича геноцида над арменския народ” [On
Efforts to Deny the Armenian Genocide]; https://www.fakel.bg/index.php?t=3613 (erişim
tarihi: 02. 08. 2017).
ПЕТРОВ, Р. “Антиосманизъм” [Antiosmanizm], http://www.marginalia.bg/aktsent/
antisemitizam-antiosmanizam-i-balgarskata-natsionalna-identichnost-3/ (erişim tarihi
216
Bulgar Tarihçiler ve Justın Mccarthy’nin “Ölüm ve Sürgün”Başlıklı Kitabı
08.09.2017).
СОЛАКОВ Ст. “Двойната” истина през очите на продажни историци” [The Double
Truth Through The Eyes of Hired Historians], Ataka, sayı 1402, 20.08.2010: http://arhiv.
vestnikataka.bg/archive.php?broi= 1402&text=&fromDate=&toDate=&newsID=82751
[erişim tarihi: 01.09.2017].
WAKAZAKA, Keisuke, “Erministan’ın Ulus-Devlet İnşaası ve Meşruiyetinde Ermeni
meselesi ve Karabağ Sorununun Rolü”, http://haypedia.com/makale/Osmanl%C4%B1%20
Tarihi/b7f6716f-5e40-4669-b3c7-eb25c8540b91.pdf [erişim tarihi: 01.10.2017].
ЗАФЕР З. “Българската политическа и пропагандна литература в Турция и “В името на
народа” на Митка Гръбчева” [Bulgarian Political Propaganda Literature in Turkey and in the
Name of the People by Mitka Grabcheva], Изследвания в чест на акад. проф. Александра
Куманова Юбилеен сборник по случай 65 години от основаването на УниБИТ,
София 1916.
ZELENGORA, Georgi “Balkan Savaşı – Kitlesel Ölüm ve Etnik Temizlik” (Çev. Ayşe
Kayapınar)”, Belleten, LXXVIII-281(2014), Ankara 2014, s. 315-342.
ЗЕЛЕНГОРА Г. Помаците в Турция [Pomacs in Turkey], Sofiya 2014.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/398104

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail