Kimliğimiz , anadilimizdir !

Pomaklar her ne kadar anadillerini yazılı ve eğitimsel anlamda kullanma fırsatına kavuşamamış olsalar da, dil, gelenek ve kültür anaların ninnileriyle, pesna kültürü vasıtasıyla nesilden nesile ulaşmıştır. Bu analarımızın bize sunduğu, aktardığı ve temel kıldığı ulusal duygulardır. Bu durum zenginliğimizin ana kaynağıdır. Hiçbir uzman, yazar ve dilbilimci ben bu dili yarattım diyemez. Pomak dilinin ana kaynağı hâlâ bizim yaşlılarımızdır. Pomakçadan başka dil bilmeyenlerimizdir. Kimse okul sıralarında anadilimiz olan Pomakçayı öğrenmedi.

Asimilasyona uğramış olan bizler, dilimizi sonradan öğrenmek için yola çıktık. Yazım dili yaratmak için yola çıktık. Dilimiz Pomakçanın grameri var. Dilimiz Pomakçanın dil düzeni var olsa da tam anlamda kayda alınmamıştır. Pomakçayı yazım diline dönüştürme uğraşılarımız onu yarattığımız anlamına gelmemelidir. Bir insan bir dilin uzmanı olabilir, ama onun yaratanı değildir. Bunu anlamak gerekir. Biz ancak ve ancak dilimizin emekçileri ve ressamları olabiliriz. Pomakçayı yazarak, siyasi olarak ve de dilbilimci olarak savunanlar dilimizin efendileri değil ancak ve ancak dilimizin hizmetçileri olabilirler.

Ana rahmine düşen her cenin, anasının sesiyle, sohbetiyle ve mırıldandıklarıyla dilini yaratır. Ataerkil toplumlarda kadına ayrılan yer eğer ev ise, orada en az altı-yedi yıl bir çocuk anasının dediklerini beynin hafıza kartına kayıt ediyorsa kendisini ifade etme kapasitesinin vitaminini de oradan alıyordur. Çocuğun dilinin temeli kreş görevi gören ebeveylerinin yuvasıdır. Besinini de oradan alır. Yani anasından ve ninelerinden. Zaten bir dile anadil denmesinin de herhalde sebebi bu olmalı…

Ben anadilimi seviyorum. Onunla dinlemeyi, onunla gülmeyi seviyorum.

Pomakça Bulgarca veya Türkçe değildir. Aslında neden veya nasıl Türkçe olmadığını burada çok da açmaya gerek yoktur. Aklı selim ve az biraz Pomakça bilen bir kişi Pomak dilinin hangi dil ailesine ait olduğunu çok rahat görecektir. Uluslararası anlamda asıl çarpıtılan Pomakçanın Slav kökenli dil olmasından kaynaklı Bulgarcayla bir gösterilme çabalarıdır. Bu durumun dilbilimsel açıklaması var ve de çok basit bir gerçekliğe dayanmaktadır. Aslında bu farklılık hem Avrupa dillerine hem Bulgarcaya politik açıdan bakmayan dilbilimcileri tarafından da bilinmekte. Pomak dili Slav dil âilesinin diyalektidir. Bulgarca veya Makedonca değildir. Bulgarca, Makedonca, Sırpça, Boşnakça, Hırvatça gibi Pomakça da aynı ailenin bir üyesidir. Bunun sebebi üst şemsiyenin Slav dili olması, halklaşmalarla her halk kendi içerisinde dildeki değişiklikleriyle dildeki farklılaşmaya sebebiyet vermiştir. Güneydoğu Avrupa’ya yukarıdan inen Slav kavimleri Slavca konuşurken, aradan geçen asırlar içinden birbirine yakın fakat farklı halklaşmalar ortaya çıkmış, ve o Slav kavimlerinin konuştuğu dile artık Slavca denmeyip;

Sırpça, Hırvatça, Boşnakça, Makedonca, Bulgarca diye isimlendirmelere gidilmiştir. Bu aynı zamanda milliyetçilik ve ulus bilincinin var olan ayrışmada kendini göstermeye başlamasıyla da doğru orantılıdır. Oysa ilk kavimler göçünde hepsi Slavca konuşan bu kavimler, vaktinde Slav kavimleri diye kayıtlara geçmişlerdi.

Değişen nedir?

Değişen şey dinsel, coğrafi yada farklı etkenlerle bu kavimlerin çağdaş anlamda milliyetçilik düşüncesiyle birlikte ayrışmaların başlaması ve etnik isimlerin veya kurdukları devlet isimlerinin kendi diyalektlerini isimlendirmede de betimlemede kullanılmasını sağlamıştır.

Hatta Sırpça ile Hırvatçanın neredeyse tamamen aynı olmasına rağmen, bir Sırp konuştuğu dile Hırvatça; bir Hırvat da Sırpça demez. Çünkü her halkın kimliği aynı zamanda kullandığı dilin de kimliğidir. Bundan dolayı kişi Hırvat ise, dili Hırvatça olarak ifade edilmek zorundadır, kişi Pomak ise dili Pomakça olarak ifade edilmek zorundadır.

Aslında buradaki problemi, milliyetçi bakış açısından arındırıp normal bir mantık analizi ile de çözebiliriz. Bulgar ulusu doğduğunda, dil Slavca değil, Bulgarca olmuştur çünkü oluşan toplumun ismi Bulgar toplumudur ve haliyle oluşan Slav menşeli dilin ismide Bulgarca olmuştur. Slav olmayan Bulgar hânedanının hakimiyetinde yaşayan Slavların dillerine zamanla kısaca Bulgarca denmeye başlanmıştır. Halbuki ‘’Bulgar’’ ilk başta Slav olmayan bir yöneticisi sınıfın etnik ismi idi.

Sırp, Hırvat, Boşnak, Makedon vb. halklar kendi isimleriyle doğunca Sırpça, Bulgarca, Boşnakça, Makedonca veya Hırvatça isimlendirmeleri de doğmuştur. Pomak halkı da var olunca doğal olarak dil Pomakça olur. Bu doğal bir süreçtir, bu sürece karşı çıkmak, ancak gayri bilimsel bakıştan uzaklaşılmış bir şekilde,inkarcı bir bakış açısına sahip olmayı gerektirmektedir. Yoksa herkesce bilinen şey Balkanlardaki Slav kökenli halkların konuştuğu dilin kökeni Slav dilidir, yani temel özellikleri aynı kalan dillerin vurgu ve tamlamaları çeşitlenmiştir. Pomakların tüm bu saydığım halkların dillerini öyle yada böyle anlamada daha iyi olmasının sebebi Pomakların devletleşememiş olmasından ve Pomakçayı eğitim dili haline getiremediklerinden dolayı Balkanların en orijinal ve antik slavcası konumunda kalmıştır. Dilimiz yeni yapı içerisinde modernleşemedi, yani dil gelişmedi, Pomaklar halen 100 yıldan fazla zamandır eski Slav dillerinikonuşmaktadır. Aslında bugünkü Slav dili konuşan Balkan ülkeleri bizim konuştuğumuz dilin alt diyalektlerini konuşmaktadırlar. Şu anda Pomakçanın Balkan Slavcanın anası durumunda olduğunu iddia etmek çok da abartı olmayacaktır. Ana damarı (yeterli gelişim olmadığından) yani Slav dilinin ana gövdesini günümüzde tüm eksikliklerine rağmen Pomakça muhafaza etmektedir. Pomakçanın diğer tüm Slav toplumlarıyla daha iyi anlaşabilmesinin temelinde de bu yatmaktadır.

Bulgarların Pomaklar için yaptığı “… siz ari Bulgarsınız…” tanımıyla Pomakların ve Pomakçanın karışım almamış olduğunu, slavlıklarını en yüksek oranda koruduğunu üstü kapalı ve utangaçça itiraf etmiş oluyorlar, her ne kadar niyetleri etnik anlamda da bizdensiniz demek olsa bile.

Sanıyorum herkesce artık rahatlıkla görülecektir ki Pomakçanın Bulgarcaylaolan yakınlığı Hint-Avrupa dil grubundan olan Slav dilinden olması ve Bulgarların dillerinin slavcalaşmasını Pomakların atalarından olan Slav kavimlerinin ve akraba Slav kavimlerinin dillerini koruyarak bulgarlaşması dışında başka birşeyden kaynaklanmıyor. Bulgarca ile olan benzerliği de budur. Pomakçanın Bulgarcayla olan akrabalığı, 300 milyon konuşanı olan Hint-Avrupa dil grubunun Slav dil ağacında bulunan yirmiden fazla dille olan akrabalığından başka bir şey değildir. Çünkü Pomakçanın diğer Slav dillerine olan benzerliği yanında, Bulgarca da aynı oranda Sırpçaya veya diğer Slav dillerine benzemektedirler. Fakat kimse Bulgarca yok dememektedir. Pomakçanın Bulgarcaya benzerliğinden yola çıkarak, Pomakçanın Bulgarcanın bir lehçesi olduğu iddiasında bulunmak bilimsellikten uzaklaşılıp ancak duygusal bir fırtınaya yakalanmışların iddialarından öteye gitmeyecektir. Diğer yandan pek çok kesimler ve özellikle Bulgaristanda yaşayan veya Bulgarcayı iyi bilen kesimler yazdıklarında veya konuşmalarında Bulgarcadan kelime eklentilerini yüksek oranda almaktadırlar. Yazdıklarında her ne kadar Bulgarca kelimeleri ödünç alsalar da, kötü bir niyet güdülmese bile, bu çalışmalarının faturası Pomak kimliği için çok pahalı ve lüks sayılabilmektedir.
Bu fatura, Pomak kimliğinin asimilasyonuyla ve Pomakların ulusal kimlikten mahrum edilmesiyle ödenmektedir. Oysa yapılması gereken tüm eksiklerine rağmen var olana sahip çıkmak onu kullanmakta ısrarcı olmaktır. Dilimiz, kimliğimizin aynasıdır. Bunu koruduğumuz oranda kimliğimizi de korumuş olacağız. Diğer yandan başta Batı Trakya’da olmak üzere, pek çok yerde kimi kesimler Pomakların kimlik ve dillerine sahip çıkmasına tepki göstermekte ve Pomaklar daha bir şeye sahip olmadan, ihanetle suçlanabilmektedirler. Burada sormadan edemeyeceğim, ihanetçi olan kim sizce? Devlet kanalıyla beslenenler, sizler mi? Yoksa hiçbir kanal ve radyoya sahip olmayan Pomaklar mı?

Pomak halkı olarak ne istiyor olabiliriz?

Türkiye’ye demokrasi ve Pomaklara kültürel haklar biz Pomakların talepleri arasındadır. Bunu demokrasinin bir gereği olduğu için çekinmeden talep etmekteyiz. Gelecek olan demokrasi, dindarından sosyalistine, Pomakından Lazına kadar herkesi kapsamalıdır. Hiçbir katmanı ve hiçbir grubu unutmadan.demokrasi vardır geliyor diye de, devletin üstüne düşen görevlerini unutmaması gerekiyor. Çünkü demokrasi her zaman yenilenmeyi, bakımı ve korunmayı gerektiriyor. Demokrasi sürekli rönesansını yaşamalı. Kanunların değiştirilmesiyle demokrasi kendiliğinden kapıyı çalmıyor. Yaşadığımız ülkenin başbakanı korumasız halkın arasında gezebiliyorsa, polis korkmadan silahsız dolaşabiliyorsa, Pomaklar kültürel haklarını kimseye bağımlı olmadan özkimliğiyle kullanabiliyorsa, yaşanılan ülke demokrasiye de, demokrat olmaya da hazır demektir.

Çoğu zaman denmiştir ki, kendiniz yaşatın, dilinizi konuşuyorsunuz ya, engelleyen mi var diye. Oysa demokrasilerde devletin üstüne düşen büyük görevler vardır. Bu görevler arasında azınlıkların haklarının korunması, ulusal kimlik ve ulusal taleplerinin himaye altına alınması sistemin temelini oluşturmaktadır. Herkes artık şunu kafasına kazımalıdır, Pomakça, Slav dil ailesinde başlı başına bir dil olup, kendisine ait lehçelere sahip olan bir dildir. Lehçeleri olan bir dile lehçe demek bilimle özdeşleşemez. Dilimizin lehçe olmadığını bilimsel olarak kanıtlamak çok kolay, ama bilime inanmayanları ikna etmek biraz zor gibi şu esnada. Pomakçanın lehçe olmadığı ve dil olduğu yaşlılarımızın anlatıklarında ve pesnalarda belli olmaktadır. Hepsi kendi dilimizde söylenen ve kuşaktan kuşağa geçen destanlarımız, fabillarımız ve hikayelerimiz anlatıklarıma kaynaktır ve birer canlı örnektir. Bu sözlü anlatımlara bir de Pomaklar ile diğer bölge ülkeleri arasındaki kültürel farklılıklarımızı da katarsak farklı bir halk ve dil olduğumuz konusunda tartışmaya artık gerek kalmayacaktır. İnadına aksini savunanların fikirleri debesbelli siyasi olacaktır.

Demokrasi tolerans işidir. Demokrasi saygı ve eşitliktir. Demokrasi fikir ayrılıklarının, yaşam bulduğu arenadır. Pomaklar da bu arenada ben varım demek istiyor. Gelin hep birlikte var olalım, yaşayan diller olalım ve yaşayan dillere sahip çıkalım.

Biz Pomak halkı olarak, yaşadığımız her topluma gösterdiğimiz saygı kadar, bizler de kimliğimize, dilimize ve kültürümüze aynı saygının gösterilmesini istiyoruz ve yaşadığımız coğrafyada tüm halklarla birlik içerisinde yaşamak arzusundayız.

Bizler mevcut sınırları sorgulamayan ve tüm demokratik ülkelerin vatandaşlarına tanıdıkları asgari temel insan haklarının, Pomaklar için de geçerli olmasını istiyoruz.

Prikazvajte Majčenski Ezik. Majčenski Ezik Je Tvojte İme.
Ana Dilinizi Konuşun Ana Diliniz İsminizdir.

Da Živeja Vsički Pomaški Hora.
Yaşasın Pomak Halkı.

Neštame Asimilacija
Asimilasyona HAYIR.

İbrahim Kenar /  20-02-2012

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail