Pomaklar Üzerine Düşünceler-4-

9) Son olarak ta Pomakların dini kutlamaları, ve bunlara bağlı diğer geleneklerin ne kadar Türklerle aynı olduğundan dem vurulup bundan dolayıda Pomakların Türklüğünün ispatı olarak kullanma eğilimi oldukça yüksek.
Aslında olay çok basit olmakla beraber ,kısaca durumu şu şekilde açabiliriz.: Bir toplum bir dini benimsediği zaman onu bir bütün olarak benimser. Tabii kendine göre de yorumlayabilir ama bunun için sayısal olarak kalabalık, etnik olarak bağımsız, iklimsel olarak farklı bir doğaya sahip olabilmelidir ki bağımsız ve kendine özgü bir yorum yapabilsin(asya ülkelerindeki yorum ile,afrikadaki müslümanların yada araplarının yorumlarındaki farklar gibi).
Bulgaristanda, Bulgarların altında yaşayan bir azınlık, Türklerin yönetimi altında bir yöre insanı olması bunlara izin vermez. Türkleri ve Türk-İslam adetlerini adapte etmekten başka seçeneğiniz kalmaz.Buna birde eskiden beridir balkanlarda islamiyete geçen kesimlere hristiyan topluluklar tarafından Türkleştiler gözüyle bakılması ve bunun kafalarda oluşturacağı düşünsel şekillemeyi siz düşünün.Heleki bu kesim pomaklar gbi,bölge topluluklarının dönemin milliyetçilik akımlarının etkisine girip bu dalgayı yükseltmesine rahmen, kendilerinin dini yanlarına sarılmış olmaları ve akabinde tabiki islami anlamda kendilerine yakın olan guruba benzeme eğilimi doğuracaktır.
Aynı zamanda şu gerçeklikte varki ,Pomakların kendi islam yorumunu yaratma koşullarının olmaması doğal olarak islamı getiren kesimin getirdiği haliyle aynısını kabul etmesi sonucunu doğuracaktır.Buda dini adet ,görenek vb her konuda banzeşmeleri beraberinde getirecektir.

Aslında benzeşilen taraf ortak islam kültürüdür,türklük vb. değildir.

Çünkü Osmanlıda etnik sınıflaşma din birliği içinde olan guruplar arasında çok belirgin bir şekilde yoktu.Sonradan ortaya çıkıp yükselen bir milliyetçilik bilinci meyadana gelmiş ve bunuda herkez biliyorki Osmanlının dağılmasına sebebiyet vermiştir.
Dolayısıyla Bulgaristanda Pomak halkının zorla isim değiştirme kampanyalarına karşı direniş göstermelerini ,isimlerini vermemelerini yada geri almak istemelerini Pomaklar Türk isimlerini geri istiyor gibi sığ bir anlayışla değerlendirmemek gerekiyor.Ali,ayşe,fatma,ibrahim vb. çoğaltabileceğimiz isimler Türk isimleri değil ,islamiyetle birlikte müslüman toplumlarda ortaklaşmış isimlerdir.Pomaklar isimlerini korumaya çalışırken ,aslında dinini koruma kavgası veriyordu.Bundan farklı anlamlar çıkarmak abes-i iştikaldir.Olay bu kadar basit iken ,yapılan şey çok açık ve net olarak bilinçli çarpıtmadır.
Bu arada başka bir yazıda bir Bulgar milliyetçisi de Pomaklarda hala kullanımda olan bazı Hıristiyan kökenli adetlerden bahsetmişti. Buyrun buradan yakın. Hem Sünni, ama Alevi adetleri de var, hem de bazı hıristiyan adetleri var ,ama-Maşallah, öte yandan Orta asyalı Samanist olduğu için lezzet katsın diye bir tutam da Samanizm katalım.
Bu durum mantıklımı sizlerce?

Türk tarafı ve Bulgar tarafı yıllardır aynı hataları yapıp duruyorlar.Bir taraftan sahip çıkıyormuş gibi görünen, ama öte yandan da küçümseyen, kendi gölgesinin dışına çıkmasına izin vermeyen yaklaşım en tehlikelisi ve acımasızıdır.
Bulgar tarafı sizler Bulgar müslümanlarsınız ,ayrı kimlik değilsiniz derken ,diğer yandan hristiyanlaştırma faalliyetlerine ve zorla isim değiştirme saldırlarına hiç son vermiyor.Aksine geçmiş yıllarda uygulanan baskı politikalarını hepimiz gördük.
Bumu kardeşlik?

Türk tarafı aynı şekilde kardeşiz diyor ama yıllardır Bulgaristanda yapılan baskı ve katliamların sadece Türklere yapıldığını büyük bir pişkinlikle söylemekten çekinmiyor.Ve daha da öteye giderek pomak yok hepimiz Türküz demeye olayı getiriyor.
Yani sen kardeşimsin ama senin hiçbir hakkın olmayacak,sen kardeşimsin ama sen dilini konuşmayacaksın,sen kardeşimsin ama senin isminde benimle aynı olacak,sen kardeşimsin ama ben neyi yapıyorsam sende onu yapacaksın,kendine ait hiçbirşeyin olmayacak,sen kardeşimsin ama senin adın hiçbiryerde geçmiyecek.
Bumu kardeşlik?

Bu durum,bir maço erkeğin kadın hakları konusunda nutuk çekip sonra da eve gidip karısını dövmesi gibi bir şey olsa gerek. Şükür ki günümüzün ortalama insanları dahi böyle dogmatik saçmalıkları içgüdüleri ile seziyor ve pey vermiyor.

Aslında tüm bu yazılardan sonra Pomakları iki kelimede özetlemek gerekirse.
Pomaklar: özel bir etnik kökenden olmayan slav etnik kökeninden olan, inanç,dil, ve küreltürel olarak( Tıpkı Sırp-Hırvat-Boşnak-Sloven ayrışmaları gibi ) birlikte yaşadığı slavik guruplardan ayrılarak kendi kimliğini bulmuş ,küçük bir halk gurubu.Yani içinde yetiştikleri toplumlardan –zaruret ya da tercih sonucu- şu yada bu ölçüde başkalaşmış bir halk.
Nasıl, böyle bir tez çokmu absürt kaçıyor Pomakları anlatmaya? Pan-Türkist değil! Pan-İslamist değil, Türk düşmanlığı heyulasından eser yok! Toplumsal olguların ve değişimlerin çevre, koşullar, ilerleme, sanayileşme, iletişim, eğitim, bağımsızlık hareketleri gibi unsurlardan etkilendiğini hesaba katarak ,tarih içerisinde kendi yolunu cizmiş ( yaklaşık bin yıldan fazla bir süre) uyumlu özünü yaşamak isteyen bir halk.

Asıl soru şu:Bu halkı hala cebinizde cerez olarak görmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?

Beni en çok rahatsız eden şey: Egemen ulusların `Patronising’ bir hava içinde bizim ne olduğumuzu bize dikte etmeleri ve kendi çağdışı-dar kafalı milliyetçilikleri adına bir skor yapmak için kullanmaları. Bu meyanda da kör gözüm parmağına örneği, çıplak gerçekleri manipüle etmeleri. Ondan sonrada hiç birşey olmamış gibi kardeşlik senaryoları çizmeleri.

Son sözümün şu olmasını diliyorum: Osmanlı Toplumunun üyeleri idik. Bütün dini kimlik taşıyan çok uluslu imparatorluklarda olduğu gibi Osmanlılarda da düzineler dolusu ulus, etnik ve sosyal gurup vardı. Onların çoğu hala var! Mesele onları görüp takdir edebilmekte.
Üstlerini örtüp, inkar edip, tek tipleştirmekte değil.
Yapılması gereken varolan bir Pomak varlığını tanıyıp, takdir etmek, yaşadıkları yörelerde topluma kattıkları zenginliğin tadına varmaktır

Lütfen artık şunun farkına varın: Pomaklar dünyanın en yüce, en aşağılık ulusu, gurubu, dini ya da milliyeti değildir. Pomaklar dünyanın nispeten şanslı bir yöresinde yerleşip ,zuhur etmiş, kendi halinde, kalender, yaşamı seven ve `ala-i küllihal[9]‘ yaşamlarına bağlı kendi halinde bir halktır.Onca yaşatılan acılara ,sürgünlere rahmen bile kimseye kin tutmayacak kadar erdemli bir halktır.

Bırakın da biz kendimiz olalım!

İbrahim Kenar / Mart – Nisan – 2011

[9]=”her durumda allah’a hamd olsun” anlamında bir söz.http://www.eksisozluk.com

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail