Araştırmacı Yazar Recep Gündüz Alparslan ‘ın Pomak araştırmaları kapsamında TIMRIŞ incelemeleri;
…. Osmanlı Ynt. 1832 yılında Rupços’un yönetimine Tımrışlı Hasan (Karahocaoğlu) Aga’yı atamasıyla 1878 yılına dek Rupços’un yönetimi Tımrışlılara geçer. Hasan Aga’nın 1885 yılında ölmesi sonrası ynt. Tımrışlı Ahmet Aga devralır. Onunla ilgili söylenenler:
“Sağlam ve güçlü bir karaktere sahip, kendini çok iyi yetiştirmiş, zeki ve bilgili; ürkek (ve) ikiyüzlü olmayan ve kararsızlık göstermeyen, sağlam bir duruş sergileyen oturmuş bir kişilik. Bunun yanında; içten, kibar ve nazik ve merhametli. Bir Osmanlı zabiti, yani askeri kişilik olarak; muhakeme yeteneğine sahip, taktiksel kararlar alabilen, iletişim ve haber almayı (bilgi ve istihbaratı) kullanan, sert ama adil bir yönetim sergileyen bir asker ve yönetici. Bundan başka, çağdaşlarının görüş ve değerlendirmelerine göre bu Rodoplu; iyi bir psikolog, sosyolog, ekonomist ve maliyeci imiş. Yaşadığı dönemde mümkün olabilen ahlaki anlayışları ile dogmaların sınırları içinde yönettiği Rupçoslulara genellikle şunu söylermiş:
“Ben sizi idare etmek için tayin edilmiş değilim, lakin kendikendinizi nasıl yönetebileceğinizi size göstermek için idaredeyim denebilir.
– Sizler, kendi içinizde muhtarları, danışman, hoca ve papazları, öğretmenleri, köy ve kır bekçilerini seçerken kime güven duyuyorsanız onları seçiniz ve görev veriniz… Kendininize yapılan haksızlık, baskı ve eziyetlerine ilgili (eğer giderilmemişse) En son bana geliniz… Suçlu kim olursa olsun onu şiddetle cezalandıracağım. Ben sizin yegane koruyucunuz ve padişah ile aranızdaki yegane arabulucuyum. Yalnız bana danışacaksınız… Eğer bazılarınız benden de şikayetçi iseniz, şikayet etmede özgürsünüz, ama Filibe ve Edirne’ye değil, doğrudan İstanbul’a.”
– Rupçoz’ “93 Harbi” sonrası Osm. nın yenilmesiyle, Berlin Antlaşmasıyla kurulan “Doğu Rumeli Vilayeti” sınırları içinde kalır. Ahmet Aga bunu kabul etmez ve1879 yılında “TIMRIŞ POMAK DEVLETİ” kurulur. Bulgar Prensliğinin 1885 sonlarına doğru Doğu Rumeli Vilayetini topraklarına katmasıyla Osmanlı İmp. luğu Kırcali ve TIMRIŞ Devleti sınırlarına girerek kendine bağlar, böylece yedi yıl süren TIMRIŞ Pomak Devleti, 1886 yılında sona erer. Osm. Ynt. Bundan sonra da bölgenin yönetimini yine Tımrışlılara bırakır.
– 1912 yılında patlak veren “Balkan Savaşı” sonucu Bulgarlar Rodoplar Bölgesini ele geçirir ve Tımrış’ın anlatılması güç acı sonu gelir.
– Bulgarlar Tımrış’ın iki kez yakar. İlki, 1878 yılında Rusların bölgeyi işgali sonrası, ikincisi ise, Balkan Savaşı yenilgiyi sonrası. İlkinde Tımrış, Tımrışlılar tarafından yeniden inşa edilir, ama ikincisinde Tımrış’ ta taş üstünde taş kalmaz:
– “…Tımrış’ın yağmalanması 06 Ekimde başladı. Uzak ve yakın çevre Bulgar köylerinden kadın, erkek ve çocuk Tımrış’ a akın edip yağmaya başladılar. Yiyecek-içecek, kap-kaçak, köyde bırakılan hayvanlar, her şey yağmalanıyordu. Kimileri, evdeki ocakları kazarak altın arıyordu. Lilkovo köyünden gelenler, yağmaladıklarını çevre tepelere taşıyor, burada bunların başına nöbetçi dikerek tekrar Tımraş’a yağmaya gidiyordur. Yağmalama 07 Ekimde de devam etti, 08 Ekimde Peruştitsalılar köyü yaktı. Birkaç saat içinde köy, hertaraftan alevler içinde kaldı. Ekim ayıydı samanlıklar ve ambarlar kuru saman ve tahılla doluydu. Binalar, kuru ve ziftlenmiş çam ağaçları ve keresteler kullanılarak yapılmıştı… Duvarlar çatırdıyor, gökyüzüne dumanla birlikte milyonlarca kıvılcım yükseliyordu. Kalan hayvanlar, tavuklar ve kazlar sağa sola kaçışarak acı acı bağırışıyor, köpeklerin havlama ve ulumaları kulakları yırtıyordu. Yanan ahırlarda kalan hayvanlar, feci ve korkunç şekilde bağırarak cayır cayır yanıyordu. Yağmacılar bile bu yangından biran evvel kurtulmak için tepelere doğru kaçışıyordu. Bu olaylara tanık olan bir Bulgar: “Manzara (görüntü) tam olarak değil, eğer dükkanlarda şarap ve kadınlar olsaydı,” Sodom ve Gomare’ye benzeyecekti” demiştir. İki-üç gün içinde Tımrış bir enkaza dönüştü, külle örülmüş yerler bir hafta boyunca tüttü, ta ki büyük Ekim yağmuru yağıncaya kadar…
KAYNAKLAR :
Angel Velçev, Hr. Pop Konsantantinov, Vasil Deçov, Hikolay Haytov



