Bardakçı: Onbinlerce ‘İskan Belgesi’ imha edildi

POSTED ON AĞUSTOS 15, 2010 

Tarihçi Murat Bardakçı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın Devlet Arşivleri’ne gönderilmek üzere Doğu Anadolu’daki birimlerinden toplanan onbinlerce iskan belgesinin ’skandal’ bir şekilde imha edildiğini belirtti. 2009 yılının sonunda meydana gelen olayın herkesten gizlendiği ve olayı bilenlerin ise tehdit edildiğini belirten Bardakçı, ’yanlışlıkla imha edildi’ denilen belgeler arasında Dersim’le ilgili iskan belgelerinin olup olmadığını sordu.

Tarihçi yazar Murat Bardakçı, Türkiye’de yaşanan ancak aylardır gizlenen ’skandal’ bir olayı Haber Türk Gazetesi’ndeki köşesinde yazdı. Türkiye’yi ziyaret eden İngiltere Başbakanı David Cameron’a çakma tuğralı bir belge hediye edilmesi skandalının kahramanı olan Devlet Arşivleri’nde bu kez başka bir rezaletin ortaya çıktığını köşesinde dile getiren Bardakçı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın Devlet Arşivleri’ne gönderilmek üzere Doğu Anadolu’daki birimlerinden toplanan onbinlerce iskan belgesinin imha edildiğini belirtti.

Belgelerin imhasının 2009’un sonlarında meydana geldiğini belirten Bardakçı, 3473 sayılı kanun ve ilgili yönetmeliğin “arşiv malzemesi” hükmünde olan, kamu kurum ve kuruluşlarında biriken ve “devlet millet hayatını, kişi hak ve menfaatlerini koruyan” belgelerin önemlilerinin Devlet Arşivleri’ne gönderilmesini öngördüğünü hatırlattı.

Devlet Arşivleri’nin de bu kanun uyarınca bazı bakanlıklardan ellerinde bulunan arşivlik evrakın kendilerine devredilmesini istediğini aktaran Bardakçı, talepte bulunulan resmi müessesler arasındaki Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün sahip olduğu evrakın başına neler geleceğini tahmin etmeden binlerce belgeyi Devlet Arşivleri’ne gönderdiğini kaydetti. Devlet Arşivleri’nin İngiltere Başbakanı’nı bile çakma bir belge ile kandırdığına vurgu yaparak, bu kandırmaca sisteminin evrakların Arşiv’e nakli işinde de tıkır tıkır işletildiğini ’ironik’ bir şekilde vurguladı.

’İSTİKAMET İMHA ÜNİTESİ!’

Belgelerin bazen listelemeye bile gerek duyulmadan çuvallara doldurulup arşive yollandığını ve taşıma işinin de, kamyoncu kooperatiflerine ve kargo şirketlerine havale edildiğine dikkat çeken Bardakçı, skandal olayı ise şöyle anlattı: “Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın Doğu Anadolu’daki birimlerinden yüklenen onbinlerce iskân belgesini taşıyan bu kamyonlardan biri, geçen senenin sonlarında yolunu kaybetti… Ankara’ya doğru yola çıkan kamyon, devlet arşivlerinin depoları yerine Ergazi semtindeki imha ve balyalama ünitesine gitti ve yükünü boşalttı. Devlet Çakma Tuğra Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün yetkilileri işin farkına vardıklarında artık çok geç olmuş, onbinlerce belge bir güzel imha edilip SEKA’ya gönderilmek üzere balya haline getirilmişti.“

’GEREKLİ SANSÜRLER UYGULANDI’

Bu tarih cinayeti fark edildiğinde yetkililerin imha edilen belgeleri kurtarıp kullanılabilir hale getirmek yerine önce rezaletin duyulmasını önleme çabasına giriştiklerini söyleyen Bardakçı, “Gerekli sansürlerden ve “Ağzını açanı kovarız haaa!” gibi âcil tedbirlerden sonra kâğıt kıyma makinelerinden geçirilmiş iskân evrakının kurtarılmasına uğraşıldı. Bu iş için hemen bir grup kuruldu ve tasnifle görevli onlarca arşiv memuruna, şerit haline getirilmiş milyonlarca parçayı delinin pösteki sayması misâli, birleştirmeleri talimatı verildi.

Ve netice: İmha edilen Doğu bölgesi ile ilgili iskân evrakının sadece yüzde onu kurtarılabildi, geri kalanı da devlet arşivlerimizin dünyada bir ilk olan “kıyılmış kâğıt seksiyonuna” kaldırıldı“ dedi.

’DERSİM’LE İLGİLİ BELGE VAR MIYDI?’

Bardakçı, ’skandal’ olayı anlattığı yazısının sonunda ise mâlum iskân evrakı üzerinde çalışmak isteyen araştırmacılara, aylardan bu yana verilen “Belgeler tasnif aşamasındadır!” dendiğine dikkat çekerek, yazısının sonunda da “Doğu Anadolu’dan yollanan iskân evrakı hakikaten “yanlışlıkla” mı imha edildi? Kâğıt kıyma makinelerinden geçirilen bu belgeler hangi bölgeye ve Cumhuriyet’in hangi yıllarına aitti? Şerit haline getirilen evrak arasında Dersim ile ilgili iskân belgeleri de var mıydı?“ diye üç soru sordu.

Dün gece Haber Türk televizyonunda konuyu bir kez daha gündeme getiren Bardakçı, Iğdır ve Kars milletvekillerin konuyla ilgili harekete geçmesi çağrısında bulundu.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail